2014 yatırımcılar için zor bir yıl olacak

Akbank Hazine’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerim Rota, "2014 merkez bankaları ve yatırımcıların karar almakta zorlanacakları bir yıl olacak

2014 yatırımcılar için zor bir yıl olacak

27 Aralık 2013 / emlakwebtv
Ak Portföy'ün ev sahipliğini yaptığı “Beklentiler 2014” konulu toplantıda Akbank Hazine’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerim Rota, Ak Portföy Genel Müdürü Dr. Alp Keler, JP Morgan Baş Ekonomisti Yarkın Cebeci ve Konda Araştırma ve Danışmanlık Genel Müdürü Bekir Ağırdır ile çok sayıda yatırımcı katıldı.

Rota: "Ancak baz senaryomuzda faizin daha yüksek, kurun ise yatay kalacağını düşünüyoruz"
Akbank Hazine’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerim Rota "2014’te faiz oranları ve Merkez Bankası Politikaları" konulu sunumunda, 2014 merkez bankaları ve yatırımcıların karar almakta zorlanacakları bir yıl olacağını belirterek, "Ancak baz senaryomuzda faizin daha yüksek, kurun ise yatay kalacağını düşünüyoruz" dedi.

Son on yıllık dönemde Türkiye'nin enflasyonu en fazla düşüren ülke olduğunu söyleyen Rota, bütçe açığı ve kamu borcunun milli gelire oranını düşürmede önemli başaraılar yakaladığını anımsattı.

Rota: "Tasarruf oranlarının artırılması için dünyada olmayan teşvikler var"
Tasarruf oranındaki düşüklük ve cari açığın Türkiye'nin zayıf tarafı olduğunu ifade eden Rota, "Tasarruf oranlarının artırılması için dünyada olmayan teşvikler var" dedi.

Toplantıya katılan yatırımcılara "Dolar/TL kurunun 2,5'e çıkması, faizlerin kalıcı olarak 2 basamaklı hale gelmesi ve politik riskler" seçeneklerinden hangisinin kendilerini 2014 yılında daha çok rahatsız edeceğini soran Rota, toplantıya katılanların yüzde 65'inin politik riskler ve yüzde 25'inin dolar/TL kurunun 2,5'e çıkmasından rahatsız olduğu yanıtını aldı. Rota, yabancı yatırımcılar başta olmak üzere yerli yatırımcılarda da böyle bir algının oluştuğunu ifade etti.

Ak Portföy Genel Müdürü Dr. Alp Keler ise bu yıl ilk kez düzenledikleri bu buluşmayla yatırım dünyasının profesyonellerini bir araya getirerek, farklı ve dinamik bir formatta ekonomiyi değerlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Keler
Ak Portföy Genel Müdürü Dr. Alp Keler bu yıl ilk kez düzenledikleri bu buluşmayla yatırım dünyasının profesyonellerini bir araya getirerek, farklı ve dinamik bir formatta ekonomiyi değerlendirmeyi hedeflediklerini belirtti.

Keler: "Yatırımcının temel motivasyonu öncelikle parasının değerini korumak"
"Türkiye’de yatırım ortamı değişiyor. Hem de ciddi şekilde ve belki de hepimizin piyasalar konusundaki geçmiş algısını temelden sarsacak biçimde. Bu değişimin temel göstergesi ise reel faiz" diyen Keler, Türkiye’de reel faiz düzeylerinde global görünümden bağımsız olarak bir "paradigma değişikliği" yaşandığını ifade etti.

Son 10 yılda reel faizin yüzde 10’lardan yüzde 2 çevresine hatta bazı dönemlerde negatife gerilediğini söyleyen Keler, "Yatırımcının temel motivasyonu öncelikle parasının değerini korumak, artırmak ve bunu gelecek kuşaklara aktarmaktır. Yani temel hedefimiz daha iyi yaşamak ve çocuklarımıza daha iyi imkanlar bırakmaktır. Bu demektir ki, artık varlıklarımızı ve gelecek ile ilgili hayallerimizi korumak için farklı bir şeyler yapmamız gerekiyor" diye konuştu.

Burada temel noktanı zamanlama ve doğru varlık dağılımı olduğuna işaret eden Keler, "Yani hangi profildeki yatırımcıya, ‘ne zaman?’ ve ‘hangi ürün?’ Takdir edersiniz ki, bunlar tecrübe, ciddi profesyonel altyapı ve bilimsel yaklaşımlar olmadan kolayca cevaplanabilecek sorular değil. İşte bu yüzden diyorum ki; önümüzdeki dönemde öne çıkacak finansal hizmetlerin bu sorulara cevap vermesi gerekiyor" değerlendirmesini yaptı.

Cebeci: “Türkiye yabancı fon akımlarına ihtiyaç duyuyor”
JP Morgan Baş Ekonomisti Yarkın Cebeci, "Makro Ekonomide 2014 beklentileri" başlıklı sunumunda Türkiye’nin yabancı fon akımlarına ihtiyaç duyduğunu, dolayısıyla 2014’te Merkez Bankası’ndan daha ortodoks para politikaları beklediğini ve buna paralel daha yüksek faiz oranları görebileceklerini ifade etti.

Konda Araştırma ve Danışmanlık Genel Müdürü Bekir Ağırdır ise, önemli tespitlere yer verdiği sunumunda; çok kimlikli, çok kültürlü, talepleri ve endişeleri farklılaşmış bir toplumda yaşandığını belirterek, gündelik hayatın yeni ritmini, siyaseti ve yeni Türkiye’yi anlamak için yeni paradigma ve yeni modellere ihtiyaç olduğunu, ezber kavramların dışında bir dil geliştirilmesi gerektiğini söyledi.