Fizan

Fizan

Fizan'a kadar yolun var derken uzaklık belirtildiğini bilmeyen yoktur. Peki, Uzaklığın sembolü Fizan neresidir? İşte yanıtı...

Fizan

Fizan'a kadar yolun var derken uzaklık belirtildiğini bilmeyen yoktur. Peki, uzaklığın sembolü Fizan neresidir? İşte yanıtı... ''Fizan'' denildiğinde herkesin aklına çok uzak bir yerden bahsediliyormuş hissi gelir. Aslında öyledir. Dilimize deyim olarak yerleşmiş olan ''Fizan'a kadar yolun var'' cümlesi çok uzak bir yeri kasteder. Peki,  kızdığımızda, terkedildiğimizde, ayrılık yaşadığımızda kullandığımız uzaklığın sembolü Fizan nerede? Sizler için derledik...  Fizan nerede?  Duyduğumuzda çok uzak bir yerden bahsedildiğini anladığımız, ama kimilerinin ''Öyle bir yer yok'' dediğini de ömrümüzde bir kere de olsa duyduğumuz Fizan, Osmanlı imparatorluğu döneminde muhaliflerin ve fikir suçlularının sürgün edildiği bir karantina bölgesiydi. 19. Yüzyıl'da Osmanlı İmparatorluğu'nda en korkulan sürgün yeri idi. Fizan, bugün Libya olarak bilinen eski Trablusgarp vilayetinde, kıyıdan 600 kilometre içeride, Sahra'yı Kebir denilen Sahra Çölü'nün doğusunda yer alan bir vahalar topluluğuydu. Fizan aslında, insanoğluna yaşam fırsatı vermeyen, sert ve acımasız bir karaktere sahipti. Sürgünler için en korkutucu yer Fizandı. Fizan'a gitmek, Fizan'da hayatta kalmak zoru başarmak demek, oradan kaçmak iste imkansızdı. Bu yüzden mahkumları sürgünden çok Fizan'ı duymak korkuturdu.  Sürgün metkubunda Fizan'la ilgili şöyle der Nuri Bey'e Namık Kemal Namık Kemal, 1873'te Hanya vapuru ile Kıbrıs Mağosa'ya sürgüne giderken, kendisiyle beraber sürgün edilen Nuri Bey'e yazdığı mektupla Fizan'ın ne kadar korkutucu olduğunu anlatmaya çalışmış. Şöyle der Namık Kemal mektubunda; Benim için telaş etmeyin. B...