Karayolları binası mahkeme süreci

Karayolları binası mahkeme süreci

Zincirlikuyu- Levent aksı üzerinde yer alan ve 2004'ten beri 'korunması gerekli kültür varlığı' olarak tescillenen Karayolları tarihi binası ile ilgili hukuki süreç devam ediyor

Karayolları binası mahkeme süreci

Zincirlikuyu- Levent aksı üzerinde yer alan ve daha sonra inşa edilecek yüksek yapıların öncüsü olduğu gerekçesiyle 2004'ten beri 'korunması gerekli kültür varlığı' olarak tescillenen Karayolları tarihi binası ile ilgili hukuki süreç tartışmalarla devam ediyor.2009 yılında bitişiğinde yer alan Karayolları 17. Bölge Müdürlüğünü ihale karşılığında satın alan ve kültür varlığı olarak tescilli binanın korunacağını duyuran Zorlu Holding, 2013 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığına yaptığı başvuruyla, bina tescilinin iptal edilmesinı ve yıkılmasını istiyor.Başvurusu Koruma Kurulu tarafından reddedilmesi üzerine konuyu mahkemeye taşıyan Zorlu Holding, 1973 yılında yapılan binanın kaçak ve ruhsatsız olduğunu, döneminin kendine özgü niteliklerini anlatan belge niteliğinde olmadığını iddia ediyor.Mimar Konuralp: Binanın deprem riski yokRadikal'de Elif İnce'ye açıklamalarda bulunan binanın mimarı Mehmet Konuralp, restorasyon projesi hazırlayan Holding'in, buraya daha büyük bir inşaat yapma niyetinde olduğunu savundu. Konuralp, Zorlu Holding'in söz konusu araziyi, üzerinde tescilli bir bina olduğu için düşük bedele satın aldığını, imarın serbest olması halinde en az 300 milyon edeceğini belirterek, 'Binanın deprem riski yok. Malzemelerde zayıflıklar vardı ancak tüm bunlara rağmen bugüne kadar hiçbir depremden en ufak bir darbe almadı.' şeklinde konuştu. Binanın kaçak olduğu iddialarını da yanıtlayan Konuralp, o dönemde devlet binalarına ruhsat alınmadığın, devletin kendi arazisi içinde, başbakanlıktan gelen emirle inşa edilen bina için ruhsat-tescil kriterinin söz konusu olmadığını da sözlerine ekledi. Batur: 'Arazinin son hali acıklı'Binanın korunması amacıyla tescil başvurusu yapan İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Görevlisi ve Mimarlık Tarihçisi Prof. Dr. Afife Batur, binanın o yıllardaki en ileri teknolojiyi temsil ettiğini ve çevresiyle uyumlu bir gökdelen formatında olduğunu söyledi. Bu haliyle şehrin silüetine zarar vermeyecek ölçütlerde olduğunu söyleyen  Batur: 'Ben aslında...