Kentsel dönüşüm ve mülkiyet hakkı sorunu

Kentsel dönüşüm ve mülkiyet hakkı sorunu

Kentsel dönüşüm yasası kapsamında son 3 yılda önemli bir aşama kaydettiğimizi söylemek gerekmektedir.

Kentsel dönüşüm ve mülkiyet hakkı sorunu

Yasanın çıkarıldığı 2012 yılından itibaren 3 yönetmelik değişikliği ve 1 Anayasa Mahkemesi iptali ile belli bir rotanın çizildiği kamuoyunda belli bir algının oluştuğu aşikardır. Ancak yasanın mülkiyet hakkı konusunda özellikle Anayasa’da yer alan Mülkiyet hakkının kutsallığı ve yine Türk Medeni Kanunu Eşya Hukuku kapsamında yer alan mülkiyet hakkına yapılan ihlallerin koruma altına aldığı kısımları koruyamaması yaşadığımız büyük sorunlardan birisidir. 6306 sayılı yasada maliklerin riskli yapı kararı kesinleştikten sonra (riskli yapı yazısı geldikten sonra 15 gün içinde itiraz edilmemişse veya 15 gün içinde itiraz edilmiş Çevre ve Şehircilik İl İtiraz Komisyonunca red edilmişse kesinleşir) yapmaları gereken 2/3 arsa payı çoğunluğu ile karar alınmasıdır. Bu kararı almadan önce SPK lisanslı değerleme şirketinden rapor alınması ve akabinde tüm maliklerin toplantıya çağrılması esastır. (Noterden davet zorunluluğu kaldırılmış olup iadeli taahhütlü mektup, elden davet ve yine noter yoluyla tebligat yapılabilir) İşte tüm hak sahiplerinin toplantıya davet edilmesi zorunluluğu sonrasında 6306 sayılı yasanın uygulama yönetmeliğinin 15/2.maddesi devreye girmektedir. Yönetmelik bu konuda maliklerin oy birliği ile anlaşamamaları halinde 2/3 arsa payı çoğunluğu ile karar alabileceklerini belirtmiş ve bu kararın da belirleyici olduğunu açıklamıştır. Buraya kadar olan kısım da bir sıkıntı bulunmamaktadır. Temel sıkıntı 2/3 arsa payı çoğunluğu ile alınan kararların içeriği ve niteliğinde yatmaktadır. 2/3 arsa payı çoğunluğu neye karar vermektedir? Hak sahipleri/arsa payı sahipleri 2/3 arsa payı çoğunluğu ile yapım şekline karar vermektedir. Burada işte ilk büyük sıkıntı ortaya çıkmaktadır. Yönetmelik maliklerin kat karşılığı, hasılat paylaşımlı,  hisse satışı...