Sultanahmet cezaevi

Sultanahmet cezaevi

Sultanahmet’te 1918-1919 yılları arasında hapishane olarak inşa edilen Sultanahmet Cezaevi binası, 1996 yılında Four Seasons Hotel Sultanahmet'e dönüştürüldü

Sultanahmet cezaevi

Sultanahmet’te 1918-1919 yılları arasında hapishane olarak inşa edilen Sultanahmet Cezaevi binası, 1996 yılında Four Seasons Hotel Sultanahmet'e dönüştürüldü.  Bulunduğu sokağa adını veren cezaevinin, Tevkifhane Sokağı’na açılan girişinin üzerindeki mermer kitabede Arap harfleriyle şöyle yazar: ‘Dersaadet Cinayet Tevkifhanesi 1337’. Yapılış tarihi 1918-19 yıllarına dayanan, 1000 kişi kapasiteli bu cezaevi 1969’a dek hizmet vermiş. Tasarımcısı belli olmamakla birlikte, üslup benzerlikleri sebebiyle Vedat Tek tarafından yapıldığı düşünülüyor.     Nazım Hikmet’in ‘Memleketimden İnsan Manzaraları’nı, Orhan Kemal’in ise ‘72. Koğuş’u yazmaya başladığı hapishane, Kemal Tahir’in ‘Esir Şehrin Mahpusu’ adlı romanında etraflıca tarif ediliyor. Can Yücel, Aziz Nesin ve Vedat Türkali de hapishanenin diğer misafirleri arasında. 1996 yılında mimar Yalçın Özüekrendir tarafından restore edilen binanın bazı duvarlarında mahkûmların attıkları çentikler gibi detaylar aynen korunmuş.     Sultanahmet Cezaevi‘nden Four Seasons Hotel Sultanahmet‘e geçiş sürecinde; hapishane avlusu kazılarak otel servis bölümleri ve balo salonu inşa edildi. Koğuşlar odalara dönüştürüldü. Kütahya çini ustası Hafız Mehmet Emin’in çinileriyle süslendi. Lobi asansörünün önündeki çiniler, lobi kapısının üzerindeki yazı, kış bahçesindeki mermer çeşme ve bir mahkûmun eski bir mermer sütuna kazıdığı yazılar olduğu gibi bırakıldı.      ...