Cemil Candaş cinayeti davasında tahliye kararı

İmardan Sorumlu Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Candaş cinayetiyle ilgili davada mahkeme tutuklu sanıkların tahliyelerine hükmetti.

Cemil Candaş cinayeti davasında tahliye kararı

Şişli Belediyesi'nin İmar'dan Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Candaş'ın silahlı saldırı sonrasında yaşamını yitirmesi ile başlayan davada tutuklu sanıklar Selahattin Keten, Levent Karaman ve Mehmet Tüysüz hakkında, üzerlerine atılan suçun niteliği, mevcut delil durumu ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak tahliye kararı verildi. 

Candaş'ın kardeşi: Hukuk mücadelemiz sürecek

Tahliyelerle ilgili açıklama yapan Cemil Candaş'ın kardeşi Cemal Candaş, hukuk mücalesini sürdüreceklerini söyledi. Bu karardan dolayı ailece üzgün olduklarını ve sorumlulardan birinin yurt dışına kaçtığını belirten Cemal Candaş: "Diğerleri de adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Ciddiye alınmayacak bir maşayla ortada kala kaldık." ifadelerini kullandı. 

 

Cemil Candaş cinayeti davasında tahliye kararı

 

Başkan hep yanımızdaydı

Cemal Candaş bu süreçte Şişli Belediye Başkanı'nın kendilerinin yanında yer aldığını da belirterek: "Azmettirici pozisyonundaki kişiler tahliye edildi. Mahkemede Keten ve avukatları bu işi yaptıranın o olduğunu onaylamıştı. Olay net olarak ortaya çıktı. Tahmin ettiğimiz gibi birlikte yapmışlar." şeklinde konuştu. 

Dava ertelenmişti

Şişli Belediyesi İmar ve Şehircilikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Cemil Candaş'ın öldürülmesiyle ilgili dava, 12'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam etti. Mahkeme, Candaş'ı öldürmeye azmettirmek suçuyla tutuklanan Selahattin Keten, Rıza Keten ve Mehmet Tüysüz ile Levent Karaman hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin ek iddianamenin hazırlanması halinde dava ile birleştirilmesini istemişti.

İddianame mahkeme heyetine yeni ulaştı

Ancak mahkeme hakimi, Ketenlerle ilgili iddianamenin kendilerine yeni ulaştığını ve inceleme aşamasının henüz başladığını belirterek, Cemil Candaş cinayeti davasının 16 Kasım'a ertelenmesi kakarını aldı. Mahkeme, Ketenlerle ilgili iddianamenin Cemil Candaş Davası ile birleştirilmesini hedefliyor. 

Cemil Candaş cinayeti erteleme kararı

Ceza hukukçularından 'olağandışı' durum yorumu

Dava ile ilgili değerlendirmede bulunan ceza hukukçuları da bir yılı aşkın süredir Ketenler iddianamesinin mahkemeye sunulamamasını olağan dışı olarak tanımladı. Birgün'de yer alan haberde, iddianamenin geç hazırlanmış olmasının Cemil Candaş cinayetinin organize suç kapsamında ele alınmış olabileceği ve derin bir soruşturma sürecinin devam ettiği şeklinde yorumlandığına dikkat çekilirken, davaların birleşmesiyle birlikte cinayet ve suç örgütü oluşturma kapsamında çok sayıda yeni sürpriz ismin davaya eklenebileceği de belirtiliyor. 

Emir Sarıgül'den dava açıklaması

Candaş cinayeti kapsamında sürdürülen soruşturma, çok sayıda belediye bürokrattı ve iş insanının da davaya dahil olması ile sonuçlanmıştı. Davaya ifade vermek üzere davet edilen isimlerden biri olan Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün oğlu, Emir Sarıgül de 2016 yılında twitter hesabından yaptığı açıklamada, emniyetin soruşturma ile ilgili olarak bilgisine başvurduğunu belirterek: "Şu an İstanbul dışında olduğum için yarın Cumhuriyet başsavcılığına giderek ifade vereceğim. Şahsımla ilgili bunun dışında yapılan spekülasyonlar doğru değildir." ifadelerini kullanmıştı. 

150'şer bin dolarlık rüşvet iddiası

Dava kapsamında ayrıca, Candaş'ı tasarlayarak öldürmeye azmettirmekten tutuklu Keten İnşaat sahiplerinden Selahattin Keten'in inşaatlarının ruhsat işlerinin çözümü amacıyla Emir Sarıgül'e iki taksit halinde 150'şer bin dolar rüşvet verdiği ifadesi de dikkat çekti. Candaş cinayeti ile Ketenler iddianamesinin birleştirilmesiyle birlikte Emir Sarıgül başka olmak üzere çok sayıda ismin yeniden dava ile ilişkili hale gelebileceği de konuşuluyor. 

Cinayetin suç örgütü ile ilişkisi

Cemil Candaş cinayetinin arkasında karmaşık ilişkiler ağı ve kent rantının bulunduğuna yönelik muhtemel görüşlerin aktarıldığı haberde İstanbul Cumhuriyet Savcısı Abdulah Yurtsever'in de bu olasılıkları iddianamede ortaya koyduğuna vurgu yapılıyor. Hazırlanan iddianamede dava, Resmi Belgede Sahtecilik, Yaralamaya Teşebbüs, Bilişim Sistemlerine Girme, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma konulu başka bir soruşturma dosyasıyla birleştirilmişti. Birgün Gazetesi'nde yer alan haberin tam metni şöyle:

"Cinayet soruşturmasıyla birleştirilen 2016/35100 numaralı soruşturma iki başlıktan oluşuyordu. Birincisi, Şişli Belediye Başkanlığı’nda görevli ve yetkili personel tarafından düzenlenmeyen, Şişli ilçesindeki bazı gayrimenkul projelerinin yapı ruhsat ve yapı kullanma izin belgelerinin hukuka aykırı biçimde (MAKS) Mekansal Adres Kayıt Sistemi’ne girilmesi ve onaylanması. Bunun üzerine Cemal Candaş’ın suç duyurusunda bulunması. İkincisi ise suç duyurusunun ardından Cemal Candaş’a 18 Nisan 2016 tarihinde Belediye binası önünde gerçekleştirilen silahlı saldırı girişimi.

İddianameyi hazırlayan savcı, iddianamede Cemil Candaş’ın öldürülmesi’nin bu iki olaydan bağımsız olmadığına dikkat çekerek, şu ifadelere yer veriyor, “…Maktül Cemil Candaş’ın bu tür usulsüz işlemlere izin vermeyecek olması ve yasadışı işlemlerin kimler tarafından yapıldığını ortaya çıkartmak için gayret göstermesi nedeniyle hedef seçildiği, bu durumdan rahatsız olan iş takipçileri veya iş sahiplerinin kendilerine engel olarak gördükleri Cemil Candaş’ı korkutmak için bir takım eylemler içine girdikleri, son olarak Şenol Şahin aracılığı ile Cemil Candaş’ın ölümü ile sonuçlanan silahlı saldırı eylemini planlayıp gerçekleştirdikleri anlaşılmaktadır”.

Savcı, eldeki veriler ışığında Mithat Yılmaz’ın talimatıyla cinayetin işlendiğini iddia ediyor. Ayrıca, belediyedeki inşaat işlemlerine ait dosyalara ilişkin ruhsat işlemlerini istedikleri gibi sonuçlandırmak için Cemil Candaş’ın öldürüldüğünü, bunun için de organize şekilde çalışıldığını ve ortada bir suç örgütünün bulunduğunu, cinayet dahil tüm bu eylemlerinde bu suç örgütü tarafından gerçekleştirildiğine dair kuvvetli şüphe bulunduğunu iddianamesine yazıyor.

Savcı suç örgütünün üye ve yöneticilerinin ortaya çıkartılmasının uzun zaman alacağı gerekçesiyle, cinayet dosyası ile “Evrakta Sahtecilik ve Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma” dosyasını ayırıyor. Şimdilik cinayet davası ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma soruşturması iki ayrı kanaldan devam ediyor.

Hangi projelerin iskan kaydı hukuka aykırı olarak MAKS’a girilmiş

Cemil Candaş’ın tespitleri sonrasında Şişli Belediyesi, MAKS sistemine hukuka aykırı biçimde yapı ruhsat ve yapı kullanma izin belgesi girilmesiyle ilgili suç duyurusunda bulunmuştu. Usulsüz yapı ruhsatı ve yapı kullanım belgesi düzenlenen firmaların ya da şirket sahiplerinin isimleri iddianeme dosyasında Keten İnşaat, Topoğlu İnşaat, Omkar İnşaat, Engin Gölve olarak geçiyor. Tüm bu isimlerin ve şirketlerin ortak yanı ise dikkat çekici. İdianameye konu olan soruşturmada tüm bu isimlerin verdikleri ifadelere göre inşaat işleriyle ilgili belediyedeki iş takiplerini, Cemil Candaş’ı tasarlayarak öldürmeye azmettirmek suçlamasıyla hakkında ağırlaşırılmış müebbet cezası istenen Mithat Yılmaz’ın gayrimenkul danışmanı, yine Cemil Candaş cinayetinde tasarlayarak adam öldürmeye yardım etmekle suçlanan Hacı Avcı yürütüyor.

Fikret Orman’ın iş takipçisi’de cinayet sanığı

Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkanı Fikret Orman ve Metin Esin’in ortağı olduğu Esin Yapı’nın da Zincirlikuyu’daki gökdeleni için Cemil Candaş cinayetine azmettirici suçlamasıyla yargılanan Mithat Yılmaz’ın iş takipçiliği yaptığı ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan isimlerden biri olan Fikret Orman’ın ortağı Metin Esin, ifadesinde Mithat Yılmaz’ı ortağı Fikret Orman’ın Şafak isimli avukat arkadaşı sayesinde tanıdığını belirtiyor. İnşaatlarının tadilat işlerini Mithat Yılmaza verdiklerini söyleyen Metin Mithat Yılmaz’ın çalışanı olduğunu bildikleri Hacı Avcı’nın vekaleti kendilerinden aldığını ve devam eden projelerinde Mithat Yılmaz’ın iş takipçisi pozisyonunda olduğunu dile getirmiş. Metin Esin, Zincirlikuyu’daki İstanbloom projesini kastederek, Esin Yapı adına Şişli Belediye Başkanlığı kayıtlarında tespit edilen bir adet usulsüz işlemin tadilat projesi hazırlatmaya çalıştıkları işlem olduğunu ifade ederek, bu binanın üst katının olması gerekenden birkaç birim daha büyük olduğu için cezai işlem uygulandığını ve tadilat işine giriştiklerini anlatmış.

Davada 3’ü tutuku 6 sanık bulunuyor. İddianamede, tutuklu sanık Şenol Şahin’in “Tasarlayarak Adam Öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, diğer tutuklu sanıklardan Engin Gölve ve Hacı Avcı’nın “Tasarlayarak Adam Öldürme suçuna Yardım Etmek” suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapsi isteniyor. Davanın ilk mahkemede tahliye edilen tutuksuz sanıklarından Mithat Yılmaz için “Tasarlayarak Adam Öldürmeye Azmettirmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenirken, diğer tutuksuz sanıklar Bilal Yaman ve Metin Şentürk’ün ise Tasarlayarak Adam Öldürmek Suçuna Yardım Etmek” ten 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor."

Keten İnşaat'ın iki yöneticisi gözaltına alınmıştı

Türkiye inşaat sektörünün tanınan markalarından Keten İnşaat yöneticileri, Şişli Belediyesi İmar ve Şehircilikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Cemil Candaş cinayeti ile ilgili olarak sürdürülen soruşturma kapsamında cinayetten hemen sonra gözaltına alınmıştı. Habertürk'te yer alan Nihat Uludağ imzalı habere göre Keten İnşaat'ın sahipleri Rıza Keten, Selahattin Keten ve bir çalışanın gözaltı işlemi cinayetin ardından kısa süre içinde gerçekleşmişti. 

Cinayet soruşturması kapsamında gözaltı

Keten İnşaat'ın iki sahibi Rıza Keten ve Selahattin Keten Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Candaş'ın öldürülmesiyle ilgili sürdürülen soruşturmada kaydedilen yeni gelişmeler üzerine gözaltına alındı. İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sürdürülen soruşturma kapsamında Keten İnşaat sahipleri Rıza ve Selahattin Keten kardeşlerle ilgili gözaltı kararı iki gün önce uygulamaya alındı. İş adamlarının gözaltına alınma gerekçesi medyaya Cemil Candaş'ın öldürülmesine azmettirme olarak yansıdı. Diğer taraftan Hurriyet.com.tr'de yayınlanan bir haberde de Keten kardeşlerin dün gözaltına alındığı belirtilerek bu iki ismin dışında başka bir gözaltına alınma olayının bulunmadığına dikkat çekildi. 

 

Cemil Candaş cinayeti erteleme kararı

 

Cemil Candaş 18 Temmuz 2016'da öldürülmüştü

Keten İnşaat yöneticilerinin gözaltına alınmasına yol açan Cemil Candaş, 18 Temmuz 2016 tarihinde, makamında uğradığı saldırı sonrasında hayatını yitirmişti. Cemil Candaş, Şişli Belediyesi İmar ve Şehircilikten Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktaydı. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma sırasında Keten İnşaat'a ilişkin suçlamalar açık biçimde dile getirilmeye başlanmıştı. Sanıklardan Mithat Yılmaz mahkeme başkanlığına yaptığı savunmada, Cemil Candaş'ın 7 tane binanın iskanını iptal ettiğini, bunların 4'ünün de Keten İnşaat'a ait olduğunu vurgulayarak: "1 milyar dolara yakın gayrimenkulün iskanları iptal edildi. Bu inşaat şirketinin sahipleri burada yok. Soruşturmanın eksik kaldığı şeyler umarım burada yapılır..." ifadelerini kullanmıştı. 

Selahattin Keten'e suçlama

Davanın bir diğer sanığı Hacı Avcı da mahkemeye verdiği savunmada Keten İnşaat yöneticilerini suçlamıştı. Avcı, Şişli Belediye Başkanı'nın çok kişiyle sorun yaşadığını Selahattin Keten'in de bunlardan biri olduğunu belirterek: "Cemil Candaş zaten tehdit alıyordu. Kendisi anlattı. 'Burada 30 senedir bir çete var, bunu kırmam gerekiyor.' demişti. " şeklinde ifadelerde bulunmuştu. 

 

Cemil Candaş cinayeti erteleme kararı