Mimarlar Odası'ndan KHK eleştirisi

Mimarlar Odası, Kanun Hükmünde Kararname düzenlemeleriyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na imar ve inşaat uygulamalarında verilen olağanüstü yetkileri eleştirdi

Mimarlar Odası'ndan KHK eleştirisi

4. Bilirkişilik Sempozyumu'na ilişkin sonuç Bildirisi'ni paylaşan Mimarlar Odası, anayasalarda olağanüstü dönemlerde istisnai bir yetki olarak kullanılan Kanun Hükmünde Kararname(KHK) yetkisiyle birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na tanınan sınırsız yetkileri eleştirdi.

Bakanlık yargıç olursa
Açıklamasında, sınırsız yetkilerle gerçekleştirilen imar ve inşaat uygulamalarına karşı açılabilecek davaların yasal olarak önüne geçildiğini belirten Mimarlar Odası: ' açılan davalar ise daha esasına girilmeksizin, bugüne kadarki yerleşik içtihatların aksi yorumlarla usul yönünden (ehliyet, husumet, süre vb.) reddedilmektedir. Kanun Hükmünde Kararname düzenlemesiyle ülkedeki imar ve inşaat uygulamalarının baş aktörü olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı açılacak davaların da tarafı durumundadır. Taraf olan idare bu davalarda bilirkişilik yapacak kişilerin kriterlerini belirlemekle dahi yetkili kılınarak kendi aleyhine görülen davaların adeta yargıcı durumuna gelmiştir.' ifadesini kullandı. 

Kamu yararı ve evrensel hukukun ihlali
Kanun hükmünde kararnamelerle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na tanınan yetkilerin, kamu yararı ve evrensel hukuk ilkelerini gözardı ettiğini belirten sonuç bildirgesinde, şu ifadelere yer verildi: '2.500 yıllık bir tarihi olan "hukukilik - kanunilik" ayrımı silinmektedir. Her "kanuni" olanın hukuki olmayabileceği açık iken, fiilen yasamanın bir kararı olmaktan uzak Kanun Hükmünde Kararnamelerin yargı denetimi dışında bırakılmaya imkan veren hükümleriyle hukuk düzeninden uzaklaşılmaktadır. Tam da bu noktada bireylerin hak ve özgürlüklerini siyasal iktidara karşı korumak ve güçler arasındaki dengeyi sağlamak işlevi olan Anayasa Mahkemesi, yasama iradesi dahi olmayan bu düzenlemeler hakkında, toplumun hak ve adalet duygularını örseleyen kararlar vermektedir. Yargı denetiminden korkup hak arama yolları kapatılarak, bilimin rehberliğinde kamusal menfaatleri gözeterek faaliyetlerini sürdüren meslek odaları etkisizleştirip susturulmaya çalışılmakta, hukuka ve demokrasiye darbe vurulmaktadır.'

Mimarlar Odası 4. Bilirkişilik Sempozyumu

Kamu menfaatlerini susturmak
Mimarlar Odası, son dönemde hukuki kurumlar ve mahkemeler üzerinde uygulanan baskılara da dikkat çekerek, baskı, tehdit ve haraketlerle yargı kararlarına müdahale edildiğini, idarenin yargı kararlarına uymayı reddettiğini, yargı sürelerinin uzadığını, geriye dönüşü mümkün olmayan zarar ve mağduriyetlerin yaşandığı aktarıldı. Rank amaçlı ve genel olarak gündeme gelen yolsuzluklarla ilgili ortadaki somut delillerin takipsizlik ve beraat kararları çıkmasını da eleştiren Mimarlar Odası, insan hak ve özgürlüklerinin hukuka aykırı biçimde çıkartılan yasalarla hiç sayıldığını da vurguladı.

Bilirkişilik sorunları ve çözüm önerileri
Açıklamasında bilirkişilik kurumunun adaletin yerine gelmesi açısında taşıdığı değerinin de altını çizen sonuç bildirisinde: ' İdare, alınan kentsel dönüşüm ve yatırım kararlarını gerçekleştirmek için bilirkişilik süreçlerine sürekli bir müdahale içersindedir. Bu koşullarda zaten sorunları olan bilirkişilik kurumu daha da sorunlu hale gelmiştir. Bunun sonucunda bilirkişilik yozlaşmaya başlamıştır. Bilirkişi seçimleri doğru ve objektif kriterlere göre yapılmamakta ve sipariş raporlar gündeme gelmektedir. Bilirkişiler; kamu ve toplum yararı doğrultusunda ve bilimin rehberliğinde, hiçbir etki altında kalmadan, idarenin veya çıkar çevrelerinin güdümüne girmeden sunacakları bilirkişi raporları ile adaletin gerçekleşmesine katkı sağlayabilirler.' ifadelerine yer verdi.