Riskli alanlara acil kamulaştırma önerisi

Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu yaptığı açıklama ile, kentsel dönüşüm sürecinde riskli alanlarda yaşanan tıkanmayı aşmak için acil kamulaştırma önerisinde bulundu

Riskli alanlara acil kamulaştırma önerisi

28 Mayıs 2014/Emlakwebtv
Kentsel dönüşüm uygulamalarındaki sorunları gündeme getirmek ve çözüm önerileri geliştirmek adına İstanbul’da oluşturulan Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu, bir basın toplantısı düzenleyerek riskli alanlardaki tıkanmayı aşmak için "acele kamulaştırma" ve ada ile proje ölçeğinde maliklerin 2/3 çoğunlukla karar alma“ kuralının getirilmesi önerisini paylaştı.

Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören, Başkan Yardımcısı Prof. Dr. N. İlker Çolak ve Genel Sekreter Avukat Boray Köknel'in katılımıyla gerçekleşen basın toplantısında, riskli alan ilan edilen 106 bölgede çalışmaların tıkandığı açıklandı. Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Gürsel Öngören riskli olarak belirlenen 70 bin adet konutun yenilenme çalışmalarının sürdüğünü belirterek: "Eski inşaatçıların yanı sıra tekstilciler, madenciler, galericiler bile inşaat şirketi kurup, riskli yapı yenileme sektöründe yeni kazançlar peşine düştüler” açıklamasını yaptı.

İki yeni model önerisi
Öngören, yaşanan tıkanıklığın aşılması noktasında Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformunun iki önerisi bulunduğunu belirterek: "İlk önerimiz, Bakanlığın en kısa sürede uygun yerlerde parsel ve ada birleşmesini teşvik eden ekstra imar hakkı ve avantajı getirmesidir." dedi. Bu yöntemle inşaat şirketlerinin bankalar aracılığıyla kentsel dönüşümü finanse etme şansının doğacağını beliren Öngören, böylece daire sahiplerinin omuzlarındaki yükün kaldırılması ve riskli yapı dönüşümlerinin hızlanması hususunda da ilerleme kaydedilebileceğini söyledi.

Platformun ikinci önerisini "kat karşılığı" sisteminin "para karşılığı" başlığıyla yenilenmesi olarak açıklayan Öngören: "Bu sistemde yüklenicilik/yapımcılık yapan bir inşaat firması binayı sadece “para karşılığı” yeniden yapacaktır. Burada bankaların işin finansal kısmını o apartmanda oturanlara uzun vadeli krediler açarak yürütmesi zorunludur. Bu yeni sistem, kentsel dönüşümün sıkıntılı olan finansal boyutuna rahatlama getirecektir. Burada devletin de kredilerde onbeş ve yirmi yıllık geri ödeme sistemini sağlaması gereklidir. Şu anki on yıllık kredi sistemi yetersizdir." dedi

Riskli alanlarda çalışmalar durma noktasında
Platform Başkan Yardımcısı Prof. Dr. N. İlker Çolak da, İstanbul'da 11 bin dönümlük yerin riskli alan ilan edildiğini söyledi. En büyük alanın 3 bin 920 dönümle Gaziosmanpaşa, bin 400 dönüm Sarıyer-Armutlu’da ve bin 340 dönüm de Kadıköy-Fikirtepe olduğunun altını çizen Çolak, bu bölgelerde çalışmaların durma noktasına geldiğini söyledi. Çolak: "Aksamanın en önemli nedeni; çoğunluğun imzaladığı anlaşmalara katılmayan azınlıktaki bina veya arsa sahiplerinin, ikna edilmesi veya zorlanması yönünde çözüm sağlanamaması. Sosyal anlamda, “uzlaşma” en uygun çözüm ama ne yazık ki bu sağlanamıyor. Üst üste gelen seçimler politik ortamı gerdi ve siyasi nedenler de uzlaşmayı etkiledi. Yerel seçimler sebebiyle belediyelerin dikkati dağıldı. Bu durumda “zorlama” yönünde hukuki çözüm devreye girecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri riskli alanlarda uzlaşma görüşmelerinin tıkanması sebebi ile yeni bir karar verme noktasındadır.” dedi.

Acil kamulaştırma
Prof. Dr. İlker Çolak, tıkanıklığın aşılması yolunda, arsa ve bina sahiplerinin mülklerinin, acele kamulaştırma yoluyla parası ödenerek devletçe satın alınması önerisinde bulundu. Çözüm yolundaki ikinci önerisini ile ada ve proje ölçeğinde 2/3 çoğunluk kararı olduğunu belirten Çolak sözlerine şöyle devam etti:

"Bu yolla, ada ve birkaç adayı kapsayan projeye karşı çıkan azınlık kararda etkili olamayacak, projelerin önünü tıkayamayacak, kararlar 2/3 çoğunlukla alınacak. Burada karşı çıkanların hisselerinin satışından ziyade, bu kişilerin dahi işin sonunda 2/3 tarafından belirlenen şekilde, yapılan yeni bağımsız bölümlerden pay almasını daha doğru buluyoruz. Bu ise bir Yasa değişikliği gerektiriyor."

Deprem her an olabilir
Açıklamasında 1999 Marmara depreminden sonra yapılan ölçümlerde, 30 yıl içinde 7-7.5'luk bir depremin meydana geleceği bilgisini hatırlatan  Gürsel Öngören: "15 yılı geçti, kaldı 15 yıl. Çarpık kentleşmeyi önlememiz lazım. Kentsel dönüşüm ile, hem deprem sebebiyle can ve mal güvenliğini sağlanmalı ve hem de çarpık kentleşmeyi önümüzdeki onbeş yılda bitirmeli, turizm ve yabancı sermaye girişi için marka şehirler yaratmalıyız. Bu sebeple kentsel dönüşümden asla vazgeçemeyiz." diye konuştu.

Mahkemeler haksız ve adaletsiz kentsel dönüşümü durduruyor
Platformun Genel Sekreteri Avukat Boray Köknel ise; Anayasa Mahkemesinin Kentsel Dönüşüm Yasasında bazı maddeleri iptal etmesi ile, idare mahkemelerinin yürütmeyi durdurma kararları verdiğini belirtti. Özellikle haksız ve adaletsiz uygulamalara karşı riskli binalarda yıkım kararını ve 1/3 azınlık hisse satışını durdurma için pekçok mahkeme kararı aldıklarını, bu yüzden 2/3 çoğunluktakilerin ve müteahhitlerin adil kararlar almalarını söyledi.