“Sakin Şehre” HES tehdidi

Türkiye’nin 11. “sakin şehri” seçilen Erzurum’un Uzundere ilçesindeki sevinç yerini endişeye bıraktı. İlçenin içinden geçen Tortum Nehri’ne yapılması planlanan HES’e ilçe sakinleri karşı çıkıyor.

“Sakin Şehre” HES tehdidi

Türkiye’de Seferihisar’ın sakin  şehir (citta slow) seçilmesiyle başlayan serüvenin son üyesi Erzurum’un Uzundere ilçesi olmuştu. 1987’de ilçe olan Uzundere, yaklaşık 3 bin yıllık tarihi geçmişe sahip bir ilçe. Karadeniz ikliminin hüküm sürdüğü Erzurum’un sebze meyve ambarı diye nitelendirilen Uzundere, turizmde de öncü bir konumda. Tortum Şelalesi, Tortum Gölü, Öşvank Manastırı ve Yedi Göller’i barındıran bölgenin en güzel ilçelerinden biri olan Uzundere HES endişesiyle karşılaştı. Geçtiğimiz günlerde ilçenin içinden geçen Tortum Nehri’ne HES yapılacağı konuşulmaya başlandı.
 

“Sakin Şehre” HES tehdidi

Sakin kent ünvanı yok olabilir
Tüm dünyada büyük ilgi uyandıran sakin kentler, turizm açısından da ilgi odağı oluyor. Uzundere Belediye Başkanı Halis Özsoy, Uzundere’nin gerçek bir cennet ve huzurlu bir yer olduğunu belirterek, sürdürülebilir enerjiyi desteklediklerini ancak yapılması düşünülen HES’e karşı olduklarını söyledi. Tortum Nehri’ne yapılması istenen HES’in ‘sakin kent’ ünvanını yok edeceğini söyleyen Özsoy, “Uzundere içerisinden nehir akan bir yerleşim alanı. HES 12 kilometre boyunca bu nehrin hem yatağını değiştirecek hem de suyun önemli bir kısmını alarak elektrik üretiminde kullanacak. Biz buraya HES yapıldığı zaman turizm merkezi olan, Bakanlar Kurulu Kararı ile turizmi merkezi hiçe sayıldığı, kırsal turizmin önemli bir destinasyon olan Uzundere ilçesinin yok edileceğini ve tüm gelirini turizminden sağlayan insanların çok ciddi zararlar içerisine düşeceğini görüyoruz” dedi. HES yapıldığı takdirde olacakları ise şöyle değerlendirdi: “Dünya sakin kentler birliği tarafından ‘sakin kent’ ilan edilen Uzundere’nin sakin kentliği kalmaz. İçerisinden nehir akan şehir unvanını kaybederiz. Göçmen kuşlar artık bu rotayı kullanamaz. Suya dayalı sporlar olmaz. Yörenin ekosistemi bozulduğu için organik tarımsal üretimden elde edeceğimiz gelir yok olacak. Daha doğrusu hem bizim hem de ilçenin geleceği kararır.”