Sektör Emlak Bankası'nı bekliyor

2001 yılında yaşanan krizin ardından şubelerini Ziraat Bankası'na devrederek kapatılan Emlak Bankası, 2018 yılında yeniden hizmet vermeye başlayacak

Sektör Emlak Bankası'nı bekliyor

2001 yılında yaşanana ekonomik krizle birlikte kapatılan Emlak Bankası'nın yeniden faaliyetlerine başlayabilmesi için yasal zeminin oluşturulma çalışmaları sürüyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu-BDDK bu tarihte yaşanan krizin ardından Emlak Bankası'nın  var olan 403 adet şubesinin Ziraat Bankasına devredildiğini açıklamıştı. BDDK'nın kararının ardından mevduat kabul etme izni ve bankacılık işlemleri gerçekleştirme izinleri de kaldırılmış ve bankanın tasfiyesi tamamlanmıştı. 

Emlak Bankası 2018'de yeniden
31 Mayıs 2017 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verilen düzenleme ile birlikte tasfiye kararı halen devam eden Emlak Bankası'nın faaliyetlerine yeniden başlayabilmesi için de önemli bir adım atılmış oldu. Yapılan düzenlemeler kapsamında Emlak Bankası'nın yeniden faaliyete geçeceği tarih ise Nisan 2018 olarak açıklandı. Konuyla ilgili olarak Genel Müdür Zeki Sayın ve ekibine hazırlık süresini tamamlamaları için 1 senelik zaman tanıyan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, bu dönem zarfında bankanın alt yapı ve sermayesini hazır etmesi halinde yeniden faaliyet lisansı verecek. Halen tasfiye statüsünü koruyan Emlak Bankası, nakdi ve gayrinakdi 250 milyon dolarlık sermayeye ve 123 milyon TL'lik alacağa sahip.

Emlak Bankası ve sektöre desteği
2001 yılında yaşanan kriz öncesinde Emlak Bankası, özellikle inşaat faaliyetleri ve sektör için destekleyici rol oynuyordu. Banka aracılığıyla sağlanan krediler önemli inşaat faaliyetlerine destek sunarken, banka gayrimenkul ipoteği karşılığında da borç vermekteydi. Hazine'den yardım almadan kendi sermayesini oluşturacak Emlak Bankası halen kuruluş çalışmalarını sürdürüyor. Henüz net bir takvim oluşturulmadı ancak başta Zeki Sayın olmak üzere kişiler kuruluşu 1 seneye yetiştirmeye çalışacak. 

 

Sektör Emlak Bankası'nı bekliyor

 

16 yıl sonra yeniden sektörde
Emlak Bankası'nın yeniden faaliyetlerine başlayacağına yönelik ilk açıklama, Mayıs ayı içinnde Maliye Bakanı Naci Ağbal tarafından yapılmıştı. Ağbal, Emlak Bankas'nın yeniden aktif hale gelmesi için gerekli yasal belirlemelerin gerçekleştirildiğini ve konuyla ilgili olarak Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurulu'na yapılacak Başvuru'nun ardından faaliyetler önündeki engellerin de tamamlanacağını söyleyerek ''Bu düzenlemede özelleştirme ya da sektörel bankacılık gibi hedefimiz bulunmuyor...'' açıklamasını yapmıştı. 

Emlak Bankası'nı tasfiyeden çıkaran düzenleme
Mayıs 2017 döneminde Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kapsamında tasfiye kararının kaldırılması gündeme gelen Emlak Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi ile ilgili öncelikli hedeflerinin tasfiyenin sonlandırılması olduğuna dikkat çeken Ağbal, kuruluşun marka değerine atıfta bulunmuştu. Ağbal, belirlenen yönetim kurulunun kendi faaliyetlerini baz alan bir plan oluşturacağını ve bu planı da hükümete sunacağını açıklamış ve ''Banka bu çerçevede ekonomiye önemli katkılar sunacak. Emlak Bankası'nı özelleştirmek ya da sektörel bankacılığa yönlendirmek gibi bir hedefimiz bulunmuyor...'' demişti. 

Emlak Bankası'nı canlandırmanın önemi
Emlak Bankası'nın taşıdığı marka değerine dikkat çeken bir diğer isim de Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Süreyya Sadi Bilgiç olmuştu. Bilgiç, Emlak Bankası'nı canlandırmanın önemine dikkat çekerek: ''Kurum, Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurumu'ndan alacağı izinle, önemli bir kamu bankası kimliğine kavuşmuş olacak..." şeklinde konuştu.

Emlak Bankası'nın kapatılma süreci
8 Ocak 1988 tarihinde kurulan Türkiye Emlak Bankası A.Ş. bu tarihten sonra inşaat faaliyetlerine sunduğu finansman desteği ile dikkat çekmişti. Türkiye Emlak Kredi Bankası ve Anadolu Bankası'nın birleşmesi ile kurulan bir kamu bankası niteliği taşıyan Türkiye Emlak Bankası, 29 Kasım 1992 tarihinde Denizcilik Bankası Türkiye Anonim Şirketi'ni bünyesine katmıştı. 2001 yılında yaşanan ekonomik kriz sonrasında ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun 6 Temmuz tarih ve 5508 sayılı onayı ile tasfiyesi gündeme gelen kuruluş, 9 Temmuz 2001 tarihinde de T.C. Ziraat Bankası A.Ş. bünyesine katıldı. Bu katılımla birlikte Emlak Şubesi olarak hizmet verse de 3 Temmuz 2001 tarihinde 24451 sayılı Resmi Gazete'deki 4684 sayılı kanun kapsamında tasfiyesine karar verildi. Bu kararla birlikte Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi'nin bankacılık işlemleri gerçekleştirme ve mevduat kabul etme yetkisi de sona ermişti. 

 

Sektör Emlak Bankası'nı bekliyor

 

Emlak Bankası'nın hayata geçirdiği projeler
Kurulduğu 1988 yılından tasfiye edildiği 2001 yılına dek çok sayıda projeye katılım gösteren Türkiye Emlak Bankası İzmir, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere önemli projeleri hayata geçirdi. Bankanın projeleri İstanbul'da Ataşehir, Bahçeşehir, Sinanoba, Mimaroba, Ataköy bulunurken, Ankara'da Elvankent, Konutkent ve Bilkent bulunuyordu. Diğer taraftan İzmir sınırları içinde de Yahya Kaptan, Gaziemir ve Mavişehir gibi projelerin altında Emlak Bankası'nın imzası bulunuyordu. 

2001 krizi nedir?
Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Başbakanı Bülent Ecevit arasında çıkan siyasi krizin ekonomi piyasalarını etkilemesi ve orta vadeli planların yeniden şekillendirmesi ile sonuçlanan Şubat 2001 krizi, gecelik faizlerin astronomik bir biçimde yükselmesine yol açmıştı. Döviz talebinin de yoğun biçimde gerçekleştiği bu dönemde Merkez Bankası, 5 milyar dolarlık döviz satışı gerçekleştirmiş, kamu bankaları ise likidite ihtiyacını karşılayamadığı için ödemeler sistemindeki kriz önemli boyutlara ulaşmıştı. Türk Lirasının yabancı para birimleri karşısındaki değeri dalgalanmaya bırakılırken, yabancı bankaların vadesi gelmemiş kredileri geri çekme hamlesi de gecelik faizlerin daha da yükselmesine yol açtı. Hükümetin ekonomideki dalgalanmalara karşılık örtülü devalüasyon ile TL'nin değerini yüzde 40'lar düzeyine çekmesi sonucu devlet borçlarının önemli bir oranda yükseldiği gözüktü. 

Mayıs 2001 tarihinde ise İMF ile imzalanmış stand - by düzenlemesi, ardından Dünya Bankası kredileri tarafından desteklenen adımlar üretimde yaşanan düşüşün denetim altına alınmasına olanak tanımıştı. Bu dönemdeki politikanın mimarı olan Kemal Derviş, Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı ile krizden çıkış çabalarına piyasaların güven sağlamasına yardımcı oldu. Atılan diğer adımlar ise özelleştirmenin teşviki ve rekabetin yükseltilmesi noktalarında yükselirken, uluslararası kredi kuruluşlarının da orta vadede ekonomik istikrarın yakalanacağına dair görüşleri daha da belirgin hale geldi.  Bu dönemde alınan kararlarla birlikte ihracatın önemli oranda artış yaşadığı saptandı.