Hanehalkının yüzde 61’inin konut sahibi olduğu Türkiye’de, dolar kurundaki artışın en iyi telafisi olarak hala gayrimenkul görülüyor. Darbe girişimine rağmen konut satışları eylülde yüzde 17, ekimde yüzde 25 arttı. Düşen faiz ve düzenlenen kampanyalar alıcıları tetikledi. Konut fiyatları eylülde hız kesmekle birlikte yüzde 0.76 arttı. Son bir yıllık artış da yüzde 13.9’a çıktı. Son bir yılda finansal yatırım araçları içinde belki altın fiyatları konut yatırımını geçti denebilir. Altın fiyatları yüzde 16.4 arttı. İlginç ki, eylülden eylüle ortalama dolarda yüzde 1.4 gerileme var. Dolardaki yükseliş eylülün son haftasında başlamıştı. Son bir yıllık gerçek kira artışı da yüzde 8.9’u buldu. Konutta bir gelir de buradan elde edildi. Son 5 yıllık dönemde, yine konutun yüzde 96’ya varan değer artışı aynı dönemdeki enflasyonu ikiye katladı.
Dolar artışı ikinci sırada
İstanbul ise yüzde 144 artış ile tüketici enflasyonunun üç katında. Buna aynı dönemdeki toplam yüzde 40’lık kira artışından elde edilen geliri de eklemek gerekiyor. Zaten kira artışı enflasyona çok yakın. Eylül itibarıyla doların son 5 yıllık artışı ise yüzde 65 ile konutun ardından ikinci sırada geliyor. Normalde ailelerin veya kişilerin serveti reel ve finansal varlıklardan oluşur. Bu servetin yaklaşık üçte ikisi reel varlıklar ki, en büyük kısmı gayrimenkuldür, üçte biri de finansal varlıklardır. Finansal tarafın yaklaşık yarısı da Türkiye’de döviz ve altındır. Eğer emlak piyasasında bir çöküş yaşanmazsa en büyük kütle olan üçte ikilik kısım fazla zarar görmez. Kur artışının vereceği birçok kayıp vardır ama bankalardaki 150 milyar dolarlık döviz hesabının bu yolla büyüyeceği tahmin ediliyor. Kur artışının vereceği hasarın bir bölümü bu yolla telafi edilebilir.











