Bir süredir Türkiye gündeminde önemli bir yer tutan "sanayi bölgeleri" kentsel dönüşüm hamlesinin ayrıntıları belli olmaya başladı. Özellikle İstanbul'da, trafik ve yapı yoğunluğunun çözümüne ilişkin makro plan kapsamında yürütülen kentsel dönüşüm hamlesi, bu alanların mega kentin dış bölgelerindeki daha geniş alanlara taşınması hedefleniyor. Diğer taraftan basında çıkan haberler nedeniyle sanayi bölgelerindeki üretimin sağlıklı olarak işlemediği uyarısında bulunuluyor.
Küçük esnaf üzerindeki psikolojik baskı
Kentsel dönüşüm kapsamında sanayi sitelerinin İstanbul dışına taşınma girişiminin küçük esnafta psikolojik baskı yarattığını ve bu baskının giderilmesi gerektiğini söyleyen TOSİAD İstanbul ve EDD Yapı YÖnetim Kurulu Başkanı İç Mimar Ender Demirtaş, basında çıkan haberler nedeniyle esnafın üretimini sağlıklı bir biçimde sürdüremediğini söyledi. Demirtaş:" İmalathanesine kalıcı yatırımlar yaparak üretim alanlarını çağın gereklerine uygun bir şekilde dizayn etmesi ve yatırım yapması psikolojik olarak engelleniyor.Yani aman başım ağrımasın, başka yere gideyim düşüncesi oluşuyor." ifadelerini kullandı

Sanayinin dönüşümü, konutun dönüşümü gibi değildir
Demirtaş, insanların sanayide kentsel dönüşümü "konut dönüşümü" gibi algılama hususunda da hata yaptığını belirterek: "Sanayinin saat gibi çalışan üretimine vermiş olduğunuz her arada. ekonomik hanenize eksi olarak yazılan bir yapılanma olduğu unutuluyor. Dolayısıyla eğer ki, sanayi sitelerinde dönüşüm yapılacaksa ,üretimin durmayacağı, bir dönüşüm modeli olan hasılat paylaşımı modeli ile çözülmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.
Devletin gücü tek başına yetmez
Açıklamasında dönüşümün gerçekleştirilebilmesi için belli bir bütçe gerektiğini, devletin ise bunu tek başına yapamayacağını da belirten Demirtaş: “Sanayideki dönüşüm için yatırımcılar gerekiyor, üç ayaklı bir sac düşünün, bir tarafında mevcut mülkiyet sahipleri, bir tarafında yatırımcı, bir tarafında da hukuku devam ettirmesi için bir devlet yani kamu kuruluşu gerekiyor” şeklinde konuştu.











