Son yıllarda Türkiye'den çok sayıda konut satın alan Körfez Ülkesi yatırımcıları, Türk Lirası'ndaki değer kayıpları sonrasında İstanbul Boğazı'nın tarihi yalılarıyla ilgilenmeye başladı. Yalı sahiplerinin özellikle Türk Lirası'ndaki değer kayıbını fırsat bilerek lüks mal varlıklarını nakde çevirme kaygısı ile hareket ettiğine dikkat çeken uzmanlar, aralarında tarihi değer taşıyanların da bulunduğu yalıların yüzde 10'u için ilana verildiğini belirtiyor.

600 yalıdan 60'ı satışta, Araplardan talep
İstanbul Boğazı'ndaki tarihi yalılar için Araplar harekete geçti. 100 milyon dolarlık satış değerlerine kadar ulaşabilen yalılar için en yüksek ilgi ise Körfez Ülkeleri'nden gelen yatırımcılar tarafından gösteriliyor. Arapların yalılara ilgi gösterme sebeplerinin başında TL'nin değer kaygı ve yabancılara vatandaşlık hakkı sunan yatırım değerindeki düşüş teşvikleri etkili oluyor.

Türk dizilerinin etkisi
Körfez Yatırımcısının özellikle TL'deki değer kaybıyla birlikte İstanbul'un tarihi değer taşıyan yalılarına ilgi gösterdikleri vrgulanırken, bu yönelimde prestij etkisinin de önemli rol oynadığı belirtiliyor. Özellikle Türk dizilerini yakından takip eden Arapların bu alımları güç göstergesi olarak tanımladığı ve alımlarını da bu doğrultuda yönlendirdikleri belirtiliyor.
Daha ayrıntılı bilgi için Boğaz'daki Yalılar ve Hikayeleri haberimizi inceleyebilirsiniz
2013 yılında Arapların ilgisi başlamıştı
Mütekabiliyet Yasası’nın ardından Türkiye’den gayrimenkul alımına Arap ülkelerinden yoğun talep gelmeye başladı. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün vatandaşları 2013 yılında, Türkiye’den 3 bine yakın taşınmaz aldılar.

Orman içinde çiftlik evleri
Araplar, ülkemizde önce İstanbul, Bursa, Yalova’yı keşfettiler. Türkiye, camiler, helal yemekler, alışveriş, ucuzluk, deniz ve dizilerin etkisiyle Arapları cezp etti. Zamanla, kaplıcaları ve denize yakınlığı dolayısıyla Bursa ve Yalova’ya yöneldiler. Şimdi sırada sayfiyeler var. Başta İstanbul’a yakın sayfiye yerleri olmak üzere yeşili bol, havası ve doğası temiz olan tüm ilçe ve köyleri benimsiyorlar. Sapanca, Çatalca ve Maşukiye gibi yerlerde orman içindeki çiftlik evleri satın alıyorlar.

Arapların, ülkelerinde herhangi bir kargaşa çıkması halinde yaşamak için ya da yazları tatil yapmak veya Ramazan’ı huzur içinde geçirmek için Türkiye’yi seçtiklerini söyleyen Sia&Moore Mimarlık’ın kurucusu Banu Altay, “Ortalama 10 kişiden oluşan bir Arap aile için İstanbul’daki stüdyo daireler yerine, İstanbul’a yakın sayfiyelerden çiftlik evleri almak daha cazip. Çok eşliliğin yaygın olduğu Arap kültürü dolayısıyla oda ve banyo sayısının fazla olduğu konutlar tercih ediliyor. İstanbul çevresinde geniş arazi içerisinde çiftlikler ve kır evleri satın alıyorlar” dedi.

Türk Hamamı yaptırıyorlar
Türk kültürüne duyulan yakınlık sebebiyle çoğu villa ve malikane projelerinde Türk hamamı kullandıklarını anlatan Banu Altay, “Katar, Dubai, Suudi Arabistan, Libya ve Irak’lı üst düzey işadamlarının ve hatırı sayılır aileler villa ve malikanelerinde, büyük metrekarelerde Türk Hamamları tercih ediyorlar” diye konuştu.

Türkiye’nin, Arap sermayesi için en güveni liman olduğunu sözlerine ekleyen Altay, “Arap şirketleri, yatırımlarını Türkiye’ye yapıyor. Araplar, evlerinde olduğu gibi merkezi iş alanlarında yer alan ofislerinde de maksimum konfor talep ediyor, ofis satın aldıklarında, ev rahatlığında dekore ediyorlar” dedi.












