Yazan 17:26 Gayrimenkul ve Emlak Haberleri Görüntülenme: 500

17 Ağustos’tan sonra ne değişti?

17 Ağustos Depremi'nin ardından geçen 18 yıllık süre içinde, başta kentsel dönüşüm olmak üzere önemli çalışmalar yürütülse de halen istenen seviyelere ulaşılamadı. Uzmanar 7 milyonun üzerinde riskli yapının var olduğuna dikkat çekerken, özellikle toplanma alanlarındaki yapılaşma eğilimi ve rant odaklı dönüşüm çalışmalarına yönelik eleştiriler sürüyor. Kimi noktalarda kentsel dönüşüm müteahhitler ve hak sahipleri arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle süreç tıkanma noktasına gelse de Devletin sürece dahil olmasıyla sorunların aşılmasına çalışılıyor. Gayrimenkul sektörünün önde gelen firmalarının yöneticileri, aradan geçen 18 yıllık zaman dilimi içinde yürütülen çalışmaları ve bugün gelinen düzeyi değerlendirdi.

Çulhalık: 'Yatırımcının önündeki engel kalmadı'

Büyük can kayıplarının yaşandığı 17 Ağustos Depremi'nin ardından böylesi felaketlere ne derecede hazırlıksız olduğumuzun anlaşıldığına dikkat çeken İnsay Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Çulhalık, 17 Ağustos depreminin toplumsal bilinçlenmenin de önünü açtığına dikkat çekti. Çulhalık çıkan yasalar ve düzenlemelerle birlikte kentsel dönüşüm yasasının da çıkarılmış olduğuna dikkat çekerek buna karşın yatırımcının önünde engel kalmadığını belirterek: "Artık tek tek binalarla uğraşılmayacak, her bir binadan ayrı karot (beton kalitesini ölçen numune alımı) olmayacak. Bakanlar Kurulu devreye girerek, belli bir bölgeyi ‘Riskli alan’ ilan edebilecek. Böylece müteahhitlerin tasarlanan büyüklükte alanlar için proje geliştirmeleri kolaylaşacak. Bir bölgenin yüzde 65’i riskli ise 100’ü kapsama alınmış olacak. Bu sayede tek tek bina sahiplerinin itirazının önüne geçilecek. Böylelikle projelerin yapımı hızlanacak. Bu durum hem arsa sahibi hem de müteahhit açısından büyük bir avantaj. Dolayısıyla kimse haklarından mahrum edilmeyecek."  yorumunda bulundu. 

Koçer: "Bir daha yaşanmasın diye"

17 Ağustos sonrasında çok sayıda vatandaşın yaşamını yitirdiğini ve binlerce konut ve iş yerinin ise büyük hasarlara uğradığını hatırlatan Yapıen İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Celal Koçer de, 17 Ağustos sonrasında hasarlı binaların yenide yapımı için tüm Türkiye'nin birlikte çalışmaya başladığını belirtti. Koçer, İstanbul 'da beklenen olası büyük depreme karşı binlerce binanın yenilenmesini öngören kentsel dönüşüm çalışmalarıyla önemli mesafeler katedildiğini de belirterek: "Kentsel dönüşüm çalışmalarıyla güvenli yapılar inşa edebiliriz ve depremin yaratacağı etkiyi en aza indirgeyebiliriz.  Kentsel Dönüşüm Yasası’nın çıkarılmasıyla birlikte özellikle İstanbul, adeta büyük bir şantiye alanına dönüştü. Son yılların gündem konusu olan kentsel dönüşüm hareketi önümüzdeki 10 yılın da mevzusu olmaya aday. İnşaat sektörünün büyüme ve gelişme potansiyelini yine kentsel dönüşüm politikaları belirleyecek…" dedi. 

Pelesen: "Son depremler coğrafyanın risklerini hatırlatıyor"

İZODER Başkanı Levent Pelesen de Türkiye'nin depremler açısından riskli bir coğrafya üzerinde bulunduğunu ve Ege merkezli son depremlerin de bu gerçeği hatırlatmaya devam ettiğini belirterek bina dönüşümlerinde su yalıtımlarının önemine dikkat çekti. Su Yalıtımı Yönetmeliği ile binalarda denetimin zorunlu hale gelmesinin önemine vurgu yapan Pelesen: "Ülke olarak yaşadığımız büyük acının üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen Türkiye hâlâ depreme hazırlıklı değil. Ülke genelindeki yaklaşık 15 milyon konutta halen su yalıtımı yok. 6.5 milyon konut ise deprem açısından riskli bina statüsünde. Öncelikle kapsamlı bir ‘Su Yalıtımı Yönetmeliği’ çıkarılarak, zorunlu hale getirilen su yalıtımı uygulamaları denetlenmeli” şeklinde konuştu. 

 

Visited 500 times, 1 visit(s) today
Kapat