Bütün Türkiye on yıllardır İstanbul'da yaşanması muhtemel büyük deprem üzerine tartışmaları dinlerken, gözden kaçan diğer riskli bölgelerle ilgili uyarı Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi'nden geldi. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, Türkiye'nin bir çok yerinde deprem üretme potansiyeline sahip aktif faylar olduğunu belirterek, bu bölgelerdeki vatandaşları hazırlıklı olmaları yönünde uyardı.
Depreme hazır değiliz, 15 seneye ihtiyaç var
Prof. Özener, son 19 yıl içinde araştırmaya ayrılan bütçelerin önemli bir biçimde yükseldiğini ve kritik binaların depreme karşı güçlendirildiğini hatırlatarak, kentsel dönüşüm ve yenileme çalışmalarının da bu hazırlıkta büyük önem taşıdığını belirtti. Yine de tüm bu adımların depreme kesin olarak hazır olduğumuz anlamına gelmediğine de dikkat çeken Özener: "Önemli olan tüm toplumun; karar vericiler, bilim insanları ve vatandaşların bir bütün olarak üstlerine düşen vazifeleri titizlikle yerine getirmesidir. Deprem güvenliğinde tam anlamıyla söz edebilmemiz için 15 yıla ihtiyacımız var. Umarım potansiyel depremler bizi bekler. Kandilli olarak en önemsediğimiz konu yapılar. Burada inşaat mühendislerinin deprem konusunda ayrı bir eğitim görmeleri zorunlu hale getirilmelidir." şeklinde konuştu.

İstanbul'un en çok hangi ilçeleri risk altında? Ayrıntılar için İstanbul Depremi başlıklı haberimizi inceleyebilirsiniz
Hangi bölgelerde büyük deprem bekleniyor
Türkiye'nin yüzde 99'unun risk haritasına dahil olduğunu vurgulayan Özener: "Ege Bölgesi’nde, Akdeniz’e doğru Datça açıklarında ve Doğu Anadolu’da büyük diyebileceğimiz depremler olması muhtemeldir. Bölgede yaşayan vatandaşlarımızın hazırlıklı olması önemlidir. Yine Kuzey Anadolu Erzincan dolaylarında kırılmaya yönelik aktif faylar mevcut" dedi.
Marmara için 30 farklı senaryo
Marmara'yı bekleyen depremle ilgili kapsamlı çalışmalar yapıldığını ve bu deprem için tek bir senaryonun bulunmadığını dile getiren Özener: "Marmara’da 7’nin üzerinde bir deprem olacağını biliyoruz. 7.2, 7.7 şiddetlerine varan senaryolar mevcut. Kandilli olarak 1033 ölçüm noktasında 30 farklı deprem senaryosu çalıştık. " dedi.
Deprem tahmin edilebilir mi?
Prof. Özener, tüm dünyada yürütülen çalışmaların depremin büyüklüğü ve yeri konusunda veri sağlamayan olanak tanıdığını ancak bugünün teknolojisi ile dünyadaki hiç bir bilimsel çalışmanın depremin zamanını önceden belirleyemeyeceğini de yineleyerek: "Dünyada depremleri önceden tahmin eden kabul edilmiş bir bilimsel çalışma bulunmamaktadır" dedi.

Tsünami tehlikesi var mı?
Marmara depremi sonrasında tsünami olasılığını da değerlendiren Prof. Özener: "Marmara’da böylesi bir deprem sonrası olası bir tsunami deniz tabanı heyelanlarından kaynaklanacak. Senaryo sonuçları dalga yüksekliğinin yaklaşık 2- 2,5 metre boyunda oluşabileceğini ortaya koyuyor" dedi.
Türkiye'nin hangi bölgeleri birincil risk altında? Ayrıntılar için İstanbul Deprem Haritası başlıklı haberimizi inceleyebilirsiniz
İstanbul risk altında
İstanbul'a yönelik deprem tehdidi, Prof. Dr. Haluk Özener tarafından yeniden hatırlatıldı. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, mega kentte 7.2'lik bir deprem yaratacak enerjinin biriktiğini belirterek, zaman konusunda kesin bir şey söylenemeyeceğini belirtti.

İstanbul depremi ne zaman olur?
Cumhuriyet Üniversitesi tarafından düzenlenen bir etkinliğin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Prof. Özener, Ege ve Akdeniz gibi bölgelerde yaklaşık 3.5 senede bir 7'nin üzerinde depreme tanık olunduğunu ve Türkiye kara sınırıyla birlikte yaklaşık 6 yılda bir 7'nin üzerinde depremin yaşanmasının sürpriz olmadığını vurguladı. Özener, deprem İstanbul'a yaklaştıkça insanların ilgisinin daha da büyüdüğünü belirterek:
"Şu anda 7.2'lik bir enerji birikmiş durumda. Yani Marmara Denizi'nde her an bu ölçekte bir depreme tanıklık edebiliriz. Belki bir sene, belki beş belki de 10 yıl sonra… Zaman konusunda bir şey söyleyemeyiz. Ama kesinlikle bu deprem yaşanacak…" dedi.
Kırılmayan tek hat
Kuzey Anadolu fayının 1939 yılında Erzincan'dan başladığını, 17 Ağustos Gölcük ve 12 Kasım Düzce depremleriyle Marmara'ya kadar geldiğini söyleyen Özener: "Kırılmayan bir sonraki kısım, Marmara Denizi içinden geçiyor. Burası da kırılacak. Fay hattı geçiyor, tarihsel depremler var. Bu depremler tekrarlanıyor…." dedi.











