Türkiye 17 Ağustos Depremi'nin ardından geçen 18 yıla karşın gerek yapı stokunun yenilenmesi, gerekse deprem bilincinin oluşturulması ve gerekse toplanma alanları gibi hususlardaki açıklarını kapatmayı başaramadı. Gayrimenkul uzmanları ise aradan geçen 18 yıla karşın yenilenme faaliyetlerinin istenen seviyeye ulaşmadığını belirterek kentlerin dönüşüm faaliyetlerinin hızlanması gerektiğine dikkat çekti.
Atalay: Türkiye depremin yararalarını hala saramadı
17 Ağustos depreminin çok sayıda insanların binalara bakış açısını değiştirdiğini ve çıkarılan yönetmeliklere paralel olarak bu tarihten sonra yapılan binalarda depreme dayanıklılık sağlandığını söyleen ERA Gayrimenkul Türkiye Genel Müdürü Özhan Atalay: "Bu yönetmeliklerde ülkemizin deprem haritası çıkartılarak riskli bölgeler için deprem sınıf tasarımları, statik projeler ve malzeme kullanım esasları belirlenmiştir. 17 Ağustos depreminden yaklaşık 1 yıl sonradan günümüze kadar gelen ruhsatlı binalarda depreme karşı dayanıklılık sağlanmıştır." dedi
Olası bir depremin sonuçları vahim olabilir
Atalay, Daha önce inşa edilen inşaatlarda ise risklerin sürdüğünü, kentleşmenin tam anlamıyla sürmesinin etkisinin ise eski binaların buluduğu bölge ve arterler değerlendiği için müteahhitler için de cazibeli yerler haline geldiğini vurgulayarak: " Kentsel dönüşüm tabir edilen düzenlemelerle binalar yıkılarak yenileri yapılmıştır. Ancak bu derece değerlenmeyen ve yıkılarak yenisinin yapılması rantabl olmayan binalardaki riskler devam etmektedir. 17 Ağustos’tan önce yapılmış binalar, o tarihten bu yana geçen 20 yıla yakın bir süre içerisinde daha da yorulmuşlar, su alan temelleri daha da zayıflamış, tuz ihtiva eden kumlar ile yapılmış olan betonları daha da güçsüzleşmiş ve demirleri daha da çürümüştür. Bu tür bazı binalarda takviye ve güçlendirmeler yapılmış olsa da, pek çoğunda risk devam etmektedir. Bu nedenle İstanbul’a gelecek olası bir depremin sonuçlarının vahim olması işten bile değildir. O nedenle çalışmalar hızlandırılmalıdır.
Dayanıksız yapı stoku yoğunluğu güçlü
Mar Yapı İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Rober Varon da deprem sonrası kurulan bir firma olarak yönetmeliklere uygun ve dayanıklı binalar inşa ettiklerini belirterek, yalnızca deprem konusunda değil, tüm bina güvenliği hususunda da paydaşlarla çalışmaların sürdüğünü söyledi. Büyük Marmara Depremi sonrasında gerçekleştirilen çalışmalarda halen yeterli düzeye gelinmediği bilgisini de veren Varon: "İstanbul’da hala ciddi oranda dayanıksız yapı stoğu var. Bu stoğun hemen dönüştürülmesi de beklenemez. Çünkü bu konular ekonomik ve sosyolojik bir çok etkene bağlı, hızlı olması zor. Emlak Konut GYO ve TOKİ’nin bugüne kadar yaptığı iyi çalışmalar tabiki var ve özel şirketler olarak bizler de elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya devam etmeliyiz."











