Son 5 yıldır yatırım araçları içinden pozitif yönde sıyrılan konut sektörü, 2017'nin son aylarında yatırımcıların bekle ve gör stratejisi içine girmesiyle ağırlaşmaya başladı. Sektör uzmanları bu dönem itibarıyla sektöre yönelik yatırım eğiliminin, başka yatırım araçlarının sunduğu fırsatların değerlendirilmesi arayışına bağlı olarak temkinli bir görünüme kavuştuğuna dikkat çekiyor.
Gayrimenkulde bekle-gör dönemi
Hem Türkiye hem de dünyadaki konjonktür gereği müşteri alışkanlığı ve tercihinin zaman zaman değişiklik gösterdiğini söyleyen KÖY Zekeriyaköy'ün Satış ve Pazarlama Direktörü Ogeday Söğüt, son 5 yıldır TL bazında en fazla değer kazanan gayrimenkul enstümanının 2017'nin son çeyreğinden itibaren bekle-gör döneminin içine girdiğini vurguladı. Söğüt. Tüketicinin gayrimenkulü güvenli liman olarak görmeye devam ettiğini belirterek: "Tüketici hala en güvenli liman olarak gayrimenkulü görüyor. Ancak bir süre beklemek ve farklı yatırım araçları ile kısa vadeli de olsa parasını değerlendirmek yatırımcıya şu an için daha cazip geliyor." dedi.
Oturum amaçlı alımlarda ilgi kaybı yok
Yatırım amaçlı alımlara ilişkin bu strateji değişikliinin oturum amaçlı alımları etkilemediğine de dikkat çeken Söğüt: "Yatırımcı müşteriler bir süre beklerken oturumcu müşteriler ise piyasalarda ne olursa olsun ihtiyaçlarını karşılamak adına alım yapmaktan kesinlikle vazgeçmiyor; bu dönemde genel olarak bitmiş veya bitmeye yakın konutlar ve nakit iskontolu peşin alımlar tercih ediliyor" dedi.
Türk Lirası zayfı kalmaya devam edecek
2018 yatırım stratejileri açısından önemli değerlendirmeler yapan Gigant Swiss Consulting Portföy Yöneticisi Andreas Schwyn da, uluslararası yatırımcıların Türk Lirası'na karşı önümüzdeki yıl da temkinli kalmaya devam edeceğini söyledi. Türk Lirası'nın genel olarak zayfı kalmayı sürdüreceğini ve OECD tarafından gerçekleştirilen satın alma parite endeksi ve analiz verilerinin Dolar/TL seviyesinde 3.41'in altını gösterdiğini vurgulayan Schwyn: TL konusunda uluslararası yatırımcılar ikiye ayrılıyor. ‘TL yeteri kadar değer kaybetti, artık değer kazanmalı’ görüşünü savunanlar da var. ‘Hayır, TL birtakım kendine özgü riskler nedeniyle görece güçsüz kalmaya devam edecek.’ görüşünü savunanlar da…" dedi. Schwyn, TL'nin değer kazanacağını savunanların argümanını Türkiye'nin sunduğu cazip yüksek faiz getirisi ve OECD satınalma parite endeksinin 3.41 seviyesini göstermesi olduğunu da hatırlatarak: "TL görece güçsüz kalmaya devam edecek diyen yatırımcılar ise yüksek dış ticaret açığı ve çift basamaklı enflasyon ve jeopolitik risklerin TL üzerinde baskı oluşturacağını düşünüyor. Uluslararası yatırımcılar genel olarak TL’nin ucuz olduğunu kabul ediyor ama TL’yi baskılayan risklerin de olduğunu düşünerek ‘mesafeli’ yaklaşıyor" ifadelerini kullandı.
Para tek sepette durmasın
2018 yılında en çok aons ve gram altının kazanç sağlayacağını ve altının gücünü doların güçsüzlüğü ve yüksek enflasyondan aldığını söyleyen GSC CEO'su Özcan Yıldız da, yatırımcıya farklı enstrümanlara yatırım yapma çağrısıda bulundu. Yıldız: "2017 genel olarak hisse senetlerinin ve borsaların yılıydı. 2018’de genel olarak özel şirket bonolarında çok dikkatli olun diyoruz. Avrupa ve gelişmekte olan ülke borsalarında ise teknoloji, finans, ilaç ve hızlı tüketim sektörlerinden hisse seçimleri yapabilirsiniz" şeklinde konuştu.











