Yazan 17:45 Haberler Görüntülenme: 627

İzmir için korkutan deprem uyarısı

İzmir, bugün arka arkaya gelen depremlerle sarsıldı. Sabah 08.13 sularında meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki depremin ardından 3.9 şiddetindeki ikinci sarsıntı kentte korkulu anların yaşanmasına yol açtı. İzmir'deki sarsıntıları değerlendiren İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, bu hareketliliğin çok daha büyük bir depremin habercisi olabileceğine dikkat çekti. 

İzmir için korkutan uyarı

İzmir'de bu sabah yaşanan ve merkez üssü Foça ve Karaburun arası olarak belirlenen 4.8'lik depremin kent için uyarı niteliği taşıdığını söyleyen Prof. Ercan: " İzmir'in kırıkları canlı ve diridir. İleride çok daha büyük bir depremle, faylardaki gerilim boşalabilir…" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Ercan, bir jeofizik mühendisi olarak tüm dalgaları izlediğini depremin saat 08.13 sularında ve 4.8 büyüklüğünde gerçekleştiğini vurgulayarak, merkez üssü de Köstenli Adası'nın kuzey ucunun belirlendiğini belirtti. Bu bölgenin Foça-Karaburun-Gediz çatal ağzına yakın bir bölgeyi işaret ettiği bilgisini veren Prof. Dr. Ercan, "Deprem Köstenli Adası'nın yaklaşık 500 metre kadar ilerisinde gerçekleşti. Tam çatlakta meydana gelen bir depremdi. Yani Foça Kırığı ile Karaburun Kırığının tam kesim yerindeydi…" ifadelerini kullandı. 

İzmir'in jöleleri beşik gibi sallandı

Bu çarsıntının tam çatakta meydana geldiğini ve depremin öne çekilmesinin nedeninin bu yıl içinde meydana gelen Midilliği Depremi'nin geriliminin bir kısmının bu bölgeye taşınması olduğunu söyleyen Ercan: "Depremi en çok duyumsayan yerler İzmir Körfezi içinde yer alan genç yığışımların bulunduğu yerler. Jöle tabir edilen bu bölgeler, Urla, Göztepe, Güzelbahçe, Basmane, Bornova, Bayraklı, Alsancak, Bostanlı, Çiğli, Benemen, Sasalı, Seyrek, Karaburun gibi yerler… Beşik gibi sallandık…" ifadelerini kulladı. Ercan, söz konusu depremin kendi başına bir deprem görünümü sergilediğini ve bir artçı deprem niteliği taşımadığını da belirterek: "İzmir için uyarıcı bir sarsıntıyla karşı karşıyayız. İzmir'in kırıkları canlıdır, diridir ve ileride bu gerilim daha büyük bir depremle boşalabilir…" dedi. Bu sebeple İzmir'in kuzeyindeki Yamanlar'a doğru hızlı bir biçimde kayması gerektiğine de dikakt çeken Ercan, benzer bir hareketin İzmir'in güneyindeki Dikmen Dağı'na doğru da gerçekleşmesi gerektiğine vurgu yaptı. 

Bu bir uyarı depremidir

İzmir depreminin bir uyarı niteliği taşıdığını ve dayanıksız kesimlerdeki yapıların çok katlı olarak inşa edilmemesi gerektiğini belirten Ercan: "Daha seyrek bir yapılaşmaya ve yerleşimin kuzey doğru kaydırılması gerek. Bir uyarı depremidir bu. Şakası olmaz. Eğer 6.4 olsaydı daha başka şeyler konuşuyorduk. Karşı karşıya olduğumuz durum İzmir Körfezi'ni oluşturan kırıklardır ve bu kırıklar canlıdır. Prof. Ercan, büyük bir deprem gelmeden yerleşim alanlarının tasarımı işi bitirilmelidir…" dedi. İzmir'in doğal deprem büyüklüğünün 6.5 ya da 6.7 seviyesinde bir aralığa işaret ettiğini ve bu büyüklükte bir depremi enünde sonuda olacağını da vurgulayarak: "Deprem yanlışı unutmaz ve hesabını sorar. Kimse bu büyüklükte bir depremi engelleyemez. Ama depremi nasıl karşılayacağımızı belirleyebiliriz. Bu yaşam biçimini seçmeliyiz. Bunun yolu ise bilimdir. Yoksa bedelini çok kötü öderiz…" ifadelerini kullandı. 

Visited 627 times, 1 visit(s) today
Kapat