Forum İstanbul'un ikinci günü gerçekleştirilen "Kentlerin Planlanması" başlıklı oturumda söz alan KONUTDER Başkanı Ömer Faruk Çelik, GYO ya da GYF gibi enstrümanların Türkiye gayrimenkul sektörü ve kentsel dönüşüm pratiğinin sorunlarını tek başına çözmede yeterli olamayacağını söyledi.
Türkiye ile New York'un gerçekleri aynı değil
Çelik, Türkiye'de kentsel dönüşümden, hak sahiplerinin, özel sektörün ve kamunun ne beklediğini bilmediklerini belirterek: "Amaç güvenli binalar mı yapmak, yeni şehirler mi oluşturmak, yoksa ekonomiye canlılık vermek mi? Türkiye gerçeği ile New York'un gerçeği aynı değil…" dedi.
Türk tipi finans ve iş modeli
Açıklamasında uluslarararası modellerin Türkiye'ye özgü sorunları çözümünde yeterli olamayacağına da dikkat çeken Çelik:
"Türk tipi bir finans ve iş modeline ihtiyaç var. Yabancı yatırımcıyı da içine alacak, tüm paydaşlara fayda sağlayan ve tek bir eksende toplayan yeni bir finansman modeline ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.

Bankacılık sektörü sınıra dayandı
Oturumda söz alan bir diğer isim olan Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkanı İlhami Koç da, bankaların topladığı mevduatlar üzerinden kredi verdiği için bankacılık sektörünün sınıra dayandığını, bu durumun da büyümenin başka kaynaklardan finanse edilmesi gerçeğini dayattığını vurguladı. Sermaye piyasalarının bu noktada devreye girebileceğini vurgulayan Koç;
"Borsada ciddi iskontolarla işlem gören GYO'lar cazibesini yitirdi. Bunlar yatırımcı gözünde dizayn edilen bir araç olmaktan çıktı ve yalnızca vergi avantajı için kurulan GYO'lar nedeniyle kirlenmiş bir alana dönüştü." dedi.
Koç, kurumsal yatırımcılar açısından GYF'leri önemli bir potansiyel sunduğu da belirterek, bu yatırım tipinin de orta vadede başarı sağlayacağını söyledi.











