Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, yüzde 14’lere varan mevduat faizi baskısının 2018 yılının ortalarına doğru hissedilir hale geleceğini söyledi. Gayrimenkul sektörünün ekonominin lokomotifi niteliğini taşıdığını ve Hükümet’in başta faiz problemi olmak üzere önemli sorunların çözümünde sektöre destek olması gerektiğini belirten Polat: “Bu baskıyı bugünden yarına hissetmeyiz. Ancak 2018’in ortalarına doğru, çözüm üretilmezse bu hissedilir hale gelecek…” şeklinde konuştu.
Polat: “Referandumdan sonra satışlar artar diye düşünüyorduk ama…”
Erzurum’da düzenlenen Gelişen Kentler Zirvesi’nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, konut geliştiricilerinin “satışların çok iyi gittiği” yönündeki beyanlarının metrekaresi 3-4 bin TL aralığında ve olasılıkla kent dışında uygulanan projelerde geçerli olduğunu vurguladı. Adnan Polat bu bölgelerde arsa bedellerinin düşük olması nedeniyle bu fiyatlarla satışların gerçekleşebildiğine dikkat çekerek: “Kent merkezlerine yapılan çok fazla büyük proje var. Referandumdan sonra ortamın daha sakinleşeceğini düşündük, daha istikrarlı olacağını düşündük ve satışların artacağını düşündük. Fakat hangi büyük yatırımcıyla konuştuysam, satışların çok da iyi olmadığını, bunun da nakit akışını etkilediğini dile getiriyorlar.” dedi.
Mevduat faizinin yüzde 14’lerdeki baskısı
Adnan Polat, konut geliştiricileri için bu tablonun ilerleyen dönemlere ilişkin sıkıntı sinyali verdiğini ve özellikle mevduat faizinin yüzde 14’lere varan baskısının önem taşıdığına da vurgu yaptığı açıklamasında: “Mevduat faizi yüzde 14 olduğu vakit yatırımcı gayrimenkul almak yerine bu faizden yararlanmak itiyor. 2016 yılının başından beri o kadar çok şey oldu ki, güven bunalımı olmaya başladı. İnsanlar ya döviz ya altında bir şey olursa diye bekliyor. Firmaların nakit akışlarında bir sorun olur da bankalar bunları çözmezse ciddi sıkıntılar doğabilir. Ekonomiden sorumlu bakanlarımız, ve hükümetimizin dikkatini çekmek istedim. Bizim artık sıkıntı yaşamamamız lazım.” ifadelerini kullandı.
İlk adım faizlerin aşağıya düşürülmesi olmalı
Sektörün üzerindeki bu baskının kırılması için atılması gereken ilk adımın faizlerin aşağıya çekilmesi olduğunu söyleyen Polat: “Gayrimenkul sektörü 200 tane sektörü etkileyen bir alan. Milyonlarca insanın istihdamıyla ilgili ve ciddi bir değer yaratan sektör. Bunun tökezlememesi lazım ve lokomotif niteliğini taşıması isteniyorsa destek olunması gerekiyor. Buradaki tüm unsur, güven, insanların döviz ve altına bağımlılık, bankaların faiz oranları. Gayrimenkul sektörünü bugünden yarına etkileyecek bir durum değil ama 2018’in ortalarına hissediir hale gelecek. Gidişat böyle olursa bu sıkıntıları göreceğiz. İnşallah görmeyiz. Buradaki ilk şart faizlerin düşmesi…” ifadelerini kullandı.
Türkiye tarihinin konut satın almak en uygun dönemi
Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, konut alımı için Türkiye tarihinin en uygun döneminin yaşandığını ve faizlerde olası bir düşüşün alım hareketliliğini sağlayacağını da dile getirerek: “Ben yatırımcıya şunu şöyleyeyim Türkiye tarihinin en uygun konut satış dönemindeyiz. Konut alıcılarının altından dövizden faizden vedalaşarak konuta yatırım yapmalarını tavsiye ediyorum. İstikrar oluştuğu anda alınan konutların fiyatları daha da katlayacak. ” dedi.
Devlet dönüşüme devlet müdahalesi
Emlak Konut tarafından geliştirilen 2019’da öde kampanyasının da önemli olduğunu buna karşın bir çok bankanın buna yanaşmadığına da dikkat çeken Adnan Polat, İstanbul’da konut fiyatlarının böylesine yüksek olmasının temel nedeninin arsa maliyetlerindeki yükseklik olduğunu söyledi. Polat, Devlet’in kimi noktalardan kentsel dönüşümü kendisinin gerçekleştirmesi gerektiğine de vurgu yaparak: “Bakın örneğin, İstanbul”un merkezinde işgal altındaki bir bölge, 100 bin metrekarelik bir arsa var. Burada 8-10 katlı binalar yapıp insanlara verilmesi gerek. Çünkü özel sektör yapamaycak bunu. Yapılsa bile anormal imar durumu ortaya çıkacak. Bu arsanın 5’te 1’ine binaları yapıp diğer alanlar park bahçeye dönüştürülmeli. İStanbul hareket edemiyor.” değerlendirmesini yaptı.











