2018 yılının ilk Gündem Buluşmaları'nda konuşan Türkiye İMSAD Ekonomi Danışmanı Prof. Dr. Kerem Alkin, son günlerde ekonomi gündeminin ilk sırasındaki kur artışları ve ticaret savaşlarını değerlendirdi. Kerem Alkin, ticaret savaşlarının kur savaşını tetiklediğini belirterek: "Bu ticaret savaşlarının kazananı olmaz, hepimiz kaybedeceğiz" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin temel sorunu maliyet enflasyonu
Prof. Dr. Alkin, üstü örtülü ticaret savaşları adına Türkiye'nin ithalatı kısıtlayacağını zannettiği bir takım adımları bulunduğunu dile getirerek: "İş dünyamızda ithalatı kısıtlayacağız diye aslında alınan tedbirlerle ilgili olarak başka türlü üzüntüler yaşanıyor." şeklinde konuştu. Türkiye'nin temelde maliyet enflasyonu terdi olduğunu ve maliyet enflasyonunun da enerji, finansman, işgücü, hammadde faaliyetleri ve kurlardan kaynaklanan maliyet etkisinin taşıyıcısı olduğnu hatırlatan Prof. Alkin: "Merkez Bankası’nın hiçbir şey yapamayacağı bir alandır. Şu anda reel sektör ciddi manada yüksek bir maliyetle üretimini gerçekleştirdiğinden dolayı karlılık açısından kimse mutlu değil." şeklinde konuştu.
Milli gelir küçülmesinde G20'de birinciyiz
Prof. Dr. Kerem Alkin, Türkiye'de üretimin gerçekten var olduğunu buna karşın ortaya koyulan eforun dönüşüyle ilintili genel bir memnuniyetsizlik havasının da bulunduğunu dile getirerek: "2010’dan 2017’ye yüzde 69,4 büyümüşüz ama milli gelirimizden de 100 milyar dolar kaybetmişiz. G20’de de bu küçülmeyle birinciyiz" şeklinde konuştu.
2018 yılında inşaat başlangıçları zayıfladı
Türkiye İMSAD Gündem Buluşmaları'nda söz alan Dr. can Fuat Gürlesel de, bu yıl yüzde 8.9'luk büyüme eğilimi ve inşaat sektöründe hareketlilik yaşandığını belirterek, Türkiye'nin geçen yıl itibarıyla 533.8 milyar TL'lik inşaat harcaması yaptığını hatırlattı. Gürlesel, bununyüzde 65'lik kısmının malzeme harcaması olduğunu ve 2017'ye bu açıdan bakıldığında müthiş bir büyüme performansına ulaşılmış olduğunun görüleceğini vurguladığı konuşmasında: "2018’in ilk çeyrek dönemini değerlendirdiğimizde ise 5 önemli gelişmenin olduğunu görüyoruz: Konut ve konut dışı binalarda satın alma ve kiralama işleri zayıfladı. Yeni inşaat başlangıçları yavaşladı, mevsimsellik ile birlikte mevcut inşaat işleri, beklentilerin altında sınırlı bir artış gösterdi. Müteahhitlerin işletme sermayesi ihtiyacı arttı. Kamu işleri sürmekle birlikte ödemeler yavaşladı. İnşaat sektöründe ödeme ve tahsilatlarda, vadeler uzadı" ifadelerini kullandı.











