Ziraat Bankası, Botaş, Halkbank ve THY gibi kamu kurumlarının Türkiye Varlık Fonu'na devri tartışmalara neden oldu. Mega projelere yatırımın desteklenmesi ve varlık yaratıcı iş alanlarında kamunun gücünün artışını hedefleyen Türkiye Varlık Kurumu'na devirleri değerlendiren uzmanlar, bütçe açığı ve denetlenebilirlik sorunlarına dikkat çekti.
"Bütçeye giden varlıklar kesildi"
Türkiye Varlık Fonu'nun tüm dünyada uygulanmada olan bir model çerçevesinde değerlendirilebileceğini söyleyen DYG Grup Başkanı Servet Yıldırım, Türkiye'de uygulamanın dünyadaki uygulamaların aksine herhangi bir "varlığa" sahip olmadığını söyledi. Yıldırım:
"Şimdi biz Ziraat Bankası gibi kurumları buraya koyuyoruz ama, bunlar bir gelir fazlası anlamına gelmiyor. Bütçeye giden gelirleri buraya aktarıyoruz sadece. Bu ise bütçeye giden gelirler azalıyor anlamına gelir. Yani biz bütün bunlardan, kamu iktisadi girişimlerinden bir fazla yaratıyor ve bu fazlayı buraya aktarıyor olsak sorun yok. Ama bütçemiz zaten açık veriyor ve bunları Fon'a aktardığımızda bütçe daha çok açık verecek…" ifadelerini kullandı.
Daha önce de denendi tasfiyesi yıllar sürdü
Uygulamanın Turgut Özal döneminde de denendiğini ancak bütçe açığındaki aşırı yükselmenin işi içinden çıkılmaz bir hale getirdiğini hatırlatan Yıldırım, daha sonra bu oluşumların tasfiyesi için yıllarca uğraşıldığına dikkat çekti. Yıldırım, Türkiye Varlık Fonu'nun, uluslararası örneklerinin aksine "denetlenebilirlik" sorunu taşıdığına da vurgu yaparak:
"Sistem çok iyi denetlenmeli. Eğer iyi yönetilir ve yürütülen çalışmalarda yüksek gelirlere ulaşılabilirse, bunlar da Hazine'ye aktarılabilir…" şeklinde konuştu.











