Hükümet ve gayrimenkul sektörü, yabancıya konut satışını yukarı çekmeye yönelik önlemleri uygulamaya çalışırken, hesapta olmayan bir engelle karşılaştı. "Yüksek komisyon baskısı" ve "yanlış bilgiler" üzerinden konut satışı gerçekleştirmeye çalışan firma ve aracılardan ürken Arap yatırımcılarına şikayetlerinin son dönemde artış kaydettiği iddia edildi. Dünya'dan Leyla İlhan'ın haberine göre, giderek artan şikayetler "uluslararası pazarda" Türkiye'nin prestijini sarsacak boyutlara ulaştı.
Böyle giderse Araplar gider
Türkiye'nin saygın turizm politikalarına ulaşması öncesinde ülkeyi ziyarete gelenlerin standardın üzerinde fiyat tarifesi ile karşılanması ve her turisti milyarder olarak tanımlama eğiliminin yarattığı tahribat şimdi de konut sektörüne sıçradı. Özellikle İstanbul'un Esenyurt, Başakşehir ve Beylikdüzü bölgelerine ilgi gösteren Arap yatırımcıların yoğun şikayetlerine neden olan pazarlama stratejisinin ilk ayağında konut bedellerinin olması gerekenin üzerinde sunulması bulunuyor. Bölgeden gelen kimi haberler, yerlilere 600 bin TL'ye satılan konutların Araplara 750 bin TL'y, 300 bin TL'lik dairenin ise 415 bin TL'ye satıldığı, bu durumun da dolandırıldığını anlayan Arap yatırımcıların şikayetlerindeki yoğun artışa vesile olduğunu gösteriyor. Pazarlama stratejisinin diğer boyutunda ise konut ve lokasyon hakkındaki yanlış bilgiler yer alıyor. Özellikle "Taksim'e 15 dakika" ya da "Boğaz Köprüleri'ne 10 dakika" gibi bilgilerle satışı gerçekleştirilen konutların gerçek konumunun anlaşılması sonrasında ciddi problemlerin ortaya çıktığı gözüküyor. Bir diğer iddia ise, inşaat firmalarının yerli alıcı geçiren emlakçıya yüzde 5 komisyon verirken, Arap alıcı getiren emlakçılara yüzde 10'luk komisyon verildiği yönünde.
Yetgin: Türkiye'nin imajı zarar görüyor
Söz konusu şikayetlerin varlığını doğrulayan Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği-GYODER Başkanı Feyzulah Yetgin de, bir ara Kuveytli alıcıların şikayetlerinde önemli bir artış yaşanmış olduğuna dikkat çekti. Yetgin, bu tip vakaların internet ve teknoloji çağında yeterince bilinçli davranan konut alıcısı eğilimleri tarafından engellendiğini buna karşın kurumsallaşmamış ve eksik ve yanlış bilgi ile alım işlemi gerçekleştirenlerin sorunlarla karşılaştığını hatırlatarak: "Büyük firmaların çoğu Türkçe-İngilizce fiyat ve proje bilgisini eksiksiz veriyor. Yabancı yatırımcı da bunları karşılaştırma olanağına sahip. Ancak eksik ve yanlış bilgiyle satın alma işlemleri yapanlar oldu." şeklinde konuştu. Sektördeki fırsatçılığın Türkiye'nin orta ve uzun vadeli imajına zarar verdiğini de belirten Yetgin: "Bu noktada ilgili ataşeliklere bilgi aktarılabilir. Diğer taraftan satış yapacak firmaların bakanlık üzerinden akreditasyonu gibi önlemler üzerinde de düşünülebilir…" ifadelerini kullandı.
Laleli'den Rusları kaçıran, konuttan Arapları kaçırır mı?
Özellikle Arap yatırımcılara yönelik pazarlama ve satış stratejilerinin bu boyutu, son dönemde Arap yatırımcıların şikayetlerinde önemli bir artış yaşanmasına yol açtı. Problemin temel boyutu ise Türkiye'de dolandırıcılık vakaları ve konut satışının gerçeklerle bağdaşmayan eğilimlerle sürdürülmesi sonrasında Türkiye'nin prestijindeki düşüş olarak tanımlanıyor. Uzmanlar, Rusların Laleli piyasasında çekilmesine yol açan zihniyetin konut sektörüne de sıçramaya başladığına dikat çekerek, yasal önlemlerin alınması hususunda da uyarılarda bulunuyor.











