Cumartesi günü VITASPIRIT isimli geminin Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı'na çarparak büyük hasara sebep olması sonrasında başlayan İstanbul Boğazı'ndan güvenli geçiş tartışmalarına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada tartışmalara ve itirazlara rağmen ana gayesi "Boğaz'ı tanker geçişlerine karşı korumak" olarak sunulan Kanal İstanbul projesine dikkat çeterek: "Artık daha da zorunlu hale geldi." dedi.
Kazadan sonra Kanal İstanbul vurgusu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başkentray projesinin bugün Kayaş Tren Garı'nda düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, yaşanan son tanker kazasının Kanal İstanbul projesinin aciliyetini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Boğaz'da yaşanan kaza bunu çok açık gösterdi. Artık Kanal İstanbul'un ihalesinin yapılması şart haline geldi." dedi. Konuşmasında Türkiye'nin ekonomisine yönelik saldırılara da dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sağda solda konuşulanlara bakmayın. Döviz kuru üzerinden bizi terbiye edemezler. Her alanda iyi haberler alıyoruz." ifadelerini kullandı.
Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı'nda büyük hasar
İstanbul'un tarihi değere sahip yapılarından Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı Cumartesi günü VITASPIRIT isimli geminin çarpması sonucu ağır hasar almıştı. 6 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından görevlendirilen iki kişilik ekibin yürütmekte olduğu incelemelerin ilk sonuçlarına göre, binanın tarihi dokusunun önemli bir hasar aldığına dikkat çekilmiş ve başta dünyada 3 adet olduğu belirlenen antika piyano olmak üzere tarihi nitelik taşıyan eşyalar da koruma altına alınmıştı. Tarihi yalının ihya çalışmalarının ise hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte başlaması planlanıyor.
İstanbul Boğazı riski ve Kanal İstanbul tartışmaları
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından "asrın projesi" olarak kamuoyuna açıklanmasının ardından çok sayıda tartışma ve itiraz sebep olan Kanal İstanbul projesi, VITASPIRIT isimle geminin tarihi Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı'na çarpmasının ardından yeniden gündeme geldi. Daha önceki dönemlerde de Ethem Pertev ve Zarif Mustafa Paşa yalılarının hasar almasına sebep olan tanker kazalarından hareketle Hükümet alternatif bir geçiş güzergahı olarak Kanal İstanbul'a dikkat çekmişti. Özellikle İstanbul Boğazı'nın tanker geçişlerinden arındırılması ve bu vesile ile İstanbul Boğazı'nın tehlikelerden arındırılması ana ilkesi ile geliştirilen Kanal İstanbul projesi, buna karşın bilim insanlarının yoğun itirazlarına yol açmıştı. İtirazlar özellikle Kanal İstanbul projesinin yüksek deprem riski taşıyan hat üzerinde yapılaşma yoğunluğu oluşturmaya yönelik etkileri üzerinde yoğunlaşırken, tatlı su kaynaklarına olumsuz etkisi, İstanbul Boğazı'ndakilere benzer tanker kazalarına olanak tanıyan niteliği, Karadeniz kirliliğinin hızlı bir şekilde Marmara'ya ulaşması ve açığa çıkan hafriyat yükünün nasıl değerlendirileceği gibi hususlar da tartışmaya açılmıştı.
Boğaz'daki 600 yalının 366'sı tarihi nitelik taşıyor
İstanbul Boğazı'na komşu konumda bulunan ve tanker geçişlerinin risk oluşturduğu yalı sayısı yaklaşık 600 adet olarak gösteriliyor. Uzmanlar bu yalıların 366 adedinin tarihi nitelik taşıdığına dikkat çekerken, İstanbul Boğazı'nı dünyanın en zor su yollarından biri haline getiren akıntı ve rüzgar çeşitliliğine de vurgu yapıyor. İstanbul Boğazı'ndaki bir diğer risk faktörü ise kimi yerlerde 700 metreye kadar düşen su genişliği olarak gösteriliyor.











