'Kanal İstanbul için uyarı olsa dikkate alırız'

Kanal İstanbul projesine yönelik eleştirilere yanıt veren Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki: "Proje İstanbul'un dengesini bozacak diye bir uyarı yazısı görsek uyarız. Deli değiliz." dedi.

'Kanal İstanbul için uyarı olsa dikkate alırız'

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki Kanal İstanbul projesi ve ekolojik dengeye yönelik potansiyeline ilişkin eleştirilere yanıt verdi. Projenin planlama ve ÇED süreci açısından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kontrol edildiğini dile getiren Mehmet Özhaseki: "Elbette bir takım eleştiriler var. Bizler de bunları dinliyoruz" dedi.

Onlarca kurumdan görüş alıyoruz

Bakan Özhaseki, Kanal İstanbul projesi ekseninde onlarca kuruma görüş sorduklarını ve "burada böyle bir iş var, sizin açınızdan bir sorun varmı" sorusunu ilettiklerini belirterek: "Bize 'Bu proje İstanbul'un ekolojik dengesini bozacak, İstanbul'un su kaynaklarını mahvedecek diye yazı gönderseler" delir değiliz. Biz bu vatana ihanet için oturmuyoruz. Anında reddederiz." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin en büyük sıkıntısı: Odalar

Akşam'dan Pınar Işık Ardor'un sorularını yanıtlayan Bakan Özhaseki, Türkiye'nin en büyük sıkıntısının odalar olduğunu ve hali hazırdaki mühendis ve mimar odalarının tamamının kendileri için kayıt dışı olduğunu söyledi. Özhaseki: "Yani ciddiye alınamaz; İdeolojik takıntı içindeler. Hiç bir şeye objektif bakmıyorlar, Doğruya doğru, eğriye eğri demiyorlar. Bu iktidar ne yapmışsa, onlara göre hepsi yanlış oluyor."  dedi. Türkiye genelinde çalışmalar yürüten tarafsız odaların bulunduğunu ve bunları da ciddiye almaya devam edeceklerini belirten Özhaseki:

"Bakın biz bir otopark yönetmeliği çıkardık. Zannediyorum, mimar ve mühendis odalarının vermiş olduğu raporlardaki maddelerin yüzde 95'i de burada yer aldı. Yani uyumlu bir görüş var. Ancak arkadaşların sonraki ifadelerine bakıyorum, eleştirmeyi sürdürüyorlar: Kendi istekleri olmuş. Sonra neden bunları ciddiye alayım ki..." şeklinde konuştu. 

Kanal İstanbul uyarısı

Kanal İstanbul projesinde ihale süreci ve inşa çalışmalarına geri sayım başlamışken mega yatırımın çevre üzerindeki olumsuz etkilerini ele alan bilimsel çalışmalar da kamuoyuna yansımaya devam ediyor. Bu çalışmalardan birinin altına imza atam İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.Doğan Kantarcı, Kanal İstanbul'un Marmara Denizi ve kent yaşamı üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekti. 

Kanal İstanbul'un çevreye maliyeti?

Prof. Dr. Kantarcı tarafından hazırlanan alternatif ÇED raporunun bugünkü Hürriyet'te yer alan bölümleri, Kanal İstanbul projesinin kent yaşamı ve Marmara Denizi üzerindeki olumsuz etkilerine işaret ediyor. Bu etkiler şu başlıklar altında toplanıyor.

- Hafriyat yükü: Hazırlanan raporun en dikkat çekici yönü, 35 kilometrelik bölümünden çıkarılan 2.1 metreküplük materyalin tüketim ve kullanım süresine ilişkin tahminler oldu. Bu materyalin kabarma etkisiyle birlikte ulaşacağı düzey ise 3.6 ila 4.5 milyar ton olarak hesaplanırken inşaat sürecine aktarımı ise oldukça zor olarak görülüyor. Rapora göre, yoğun raylı sistem inşaatlarına aktarımına karşın bu materyal en kısa 22 senede taşınabilirlik düzeyine sahip.

- Marmara Denizi'ne etkileri: Diğer taraftan alternatif ÇED Raporu'na göre, Kanal İstanbul'un en büyük etkisi Marmara Denizi'ndeki yaşam üzerinde gerçekleşecek. Raporda, özellikle Küçükçekmece Gölü'nde apılacak derinleştirme kazısından çıkacak dip çamurunun Marmara Denizi'ndeki canlı yaşamını bitirebileceğine dikkat çekiliyor. 

- Deprem tehlikesi: İstanbul'u bekleyen büyük depremin gerçekleşmesi halinde Kanal İstanbul ve güzergahının ciddi bir tehdit altına girdiğine dikkat çekilen raporda, kanalın ana yapısı ya da yat limanlarının temel yapılarında meydana gelebilecek burulma, çökme ya da yanal kaymalarla deniz suyunun sızmalarının önüne geçilemeyeceği vurgulanıyor. Akış hızı 400-800 metreküp/saniye seviyesinde gerçekleşen bir platformun kapak sistemi ile kesilmesi ya da kurutulma aracılığıylaa çatlakların bulunmasına olanak bulunmadığına dikkat çeken raporda, bu yoğunluğun yer altı sularının tuzlanmasına yol açacağı da vurgulanıyor. 

- Temiz içme suyuna etkileri: Alternatif ÇED raporunun bir diğer önemli noktası ise Kanal İstanbul çevresinde planlanan yapılaşmanın "temiz içme suyu" olarak tanımlanan kaynaklar üzerinde tahribata yol açması oldu. Özellikle İstanbul'un küzeyinde Durusu Gölü'nün Dou kısmında 9 bin hektar, Sazlıdere Barajı etrafında 25 bin hektar, Küçükçekmece Gölü kıyısında ise 4 bin 400 hektarlık alanın yerleşime açılacağına dikkat çeken raporda, bu yapılaşmanın otlak, orman, tarım arazileri ile temiz içme suyu üretimine olumsuz etkiler yol açacağı belirtiliyor. 

- Kanal İstanbul'de tanker kazası riski: Kanal İstanbul'un inşasına ilişkin en öneml arguman olarak sunulan İstanbul Boğazı'nı tanker kazalarından koruma sorununu da ele alan alternatif ÇED Raporu benzer riskin kanala komşu milyonluk kentler için de geçerli olduğuna dikkat çekti. Kanaldan geçirilmesi düşünülen akaryakıt tankerlerinin de kazalara açık olduğuna vurgu yapan rapor, doğalgaz ya da amonyak tankerinin patlaması halinde çevre ve kanal ulaşımı üzerinde olumsuz etkilere yol açabileceği belirtildi.