35 yaş altı ve dar gelirli nasıl konut sahibi olacak?

Günümüzde konut sahibi olmak gittikçe güçleşirken, orta ve dar gelirli kesim ile 35 yaşın altındaki bireylerin ev sahibi olması imkansızlaşıyor. Peki temel ihtiyaç olan konutu almak neden bu kadar zorlaştı ve neler yapılabilir?

35 yaş altı ve dar gelirli nasıl konut sahibi olacak?

Günümüzde Türkiye’de konut sahibi olmak gittikçe zorlaşıyor.  Orta ve dar gelirli kesim ve 35 yaş altı bireyler için ise imkansızlaşıyor. İnsanın temel ihtiyacı olan barınmayı karşılamak neden imkansız hale geliyor? Orta ve dar gelirli kesim nasıl ev sahibi olacak ve arsa maliyetleri nasıl düşürülecek? İşte çarpıcı açıklamalarıyla Konut Konferansı’na damgasını vuran Gayrimenkul ve İnşaat İşbirliği Platformu Genel Sekreteri Avukat Mehmet Ali Kandemir’in konuşmasından satır başları…

Birçok işlevinin yanında konut, temelde barınma ihtiyacını giderme konumunda. İnsanın temel ihtiyaçları hiyerarşisinde barınma ve güvenlik ilk sırada yerini alıyor. Bu hiyerarşiye göre bireyin üst katmanlardaki ihtiyaçları alt sıralardaki ilk ihtiyaçlar karşılanmadan karşılanamıyor. Bu sebeple barınma ihtiyacı, bireyin mutluluğu için ilk şart oluyor. Aslında bu nedenle de temek bir hak niteliği taşıyor. Günümüzde Türkiye’de nüfusun yüzde 65’i ise kendisinin ya da ailesinin maliki olduğu konutlarda yaşıyor. Bu oran konut sahibi olmayan 18 yaş üstündeki bireylere  yansıtıldığında, nüfusun yüzde 80’inin konut sahibi olmadığı sonucuna ulaşıyoruz. Nüfusun ağırlıklı kesimi gelirinin en büyük dilimini barınmaya ayırıyor.

Özelikle büyük şehirlerdeki ciddi nüfus artışı, arsa maliyetini çok fazla arttırırken, konutun temel fonksiyonu olan barınma ihtiyacını ikinci plana atıyor. İkinci planda olan konutun yatırım aracı olarak görülmesini de birinci plana alıyor. Günümüzde konut sahibi olmanın önünde özellikle 3 engel bulunuyor. Bunlardan biri gelir dağılımındaki adaletsizlik, nüfusun yoğunlaştığı alanlarda arsa geliştirme maliyetlerinin yükselmesi ve üreticilerin yüksek kar beklentileri.


Gelir dağılımı eşitsizliğinde sondan beşinciyiz
Gelir dağılımının eşitsizliği konusunda, OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) ülkeleri arasında sondan beşinci sırada Türkiye’de dar gelirli ve 35 yaş altı bireylerin konut sahibi olması pek de mümkün görünmüyor. Nüfusun yoğun toplandığı alanlar içerisinde en bariz örnek İstanbul oluyor. İstanbul’da inşaat maliyeti bin ile bin 200 lira arasında olurken, arsa geliştirme maliyetleri 8 binliraya kadar çıkabiliyor. Bu maliyetler üretilen konutlar, yüzde 200’lere varan kar marjlarıyla tüketiciye sunuluyor.

Arsa geliştirme maliyetlerini aşağı çekmek için ise tarım arazilerinin verimsiz kullanımının önüne geçilmeli, nüfusu bin ile 2 bin arasında değişen köyler oluşturulmalı, büyük şehirlerdeki nüfus, bu köyler ile küçük şehirlere kaydırılmalı, bunun için de çeşitli teşvik politikaları geliştirilmeli. Bu koşullar sağlandıktan sonra sosyal konut üretimi gerçekleştirilebilir bir hale gelecek ve barınma sorunu da büyük oranda ortadan kaldırılabilecek. Bireylerin barınma sorununu çözmesi için öncelikle proaktif davranması gerekiyor. Özellikle genç neslin hayatlarını yaşam maliyetleri düşük olan şehirlerde kurmaları, konut edinmek için alternatif yöntemler geliştirmeleri, ve siyasi idare üzerinde sosyal konut geliştirilmesi için baskıda bulunmaları önemli çözüm önerileri olabilir. 

Firma Bilgisi: yapı endüstri merkezi
Proje Bilgisi: konut konferansı