Aile konutu şerhi tapu müdürlüğü’nden istenecek

Aile konutu olarak bildirilen konutun sahibi olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini Tapu Müdürlüğü’nden isteyebilir

Aile konutu şerhi tapu müdürlüğü’nden istenecek

21 Ağustos 2013 / emlakwebtv
Torba yasada getirilen düzenleme dâhilinde Türk Medenî Kanununun 194.maddesine "tapu müdürlüğünden" ibaresi eklenecek. Öncesinde Tapu Müdürlüğü’nün mahkeme kararı olmaksızın aile konut şerhi konulamayacağına dair genelgesi nedeni ile birçok vatandaş açık kanun hükmüne rağmen telafisi imkânsız zarara uğratılmıştı. Düzenlemeyle birlikte eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Aile konutu olarak bildirilen konutun sahibi olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini Tapu Müdürlüğü’nden isteyebilir.

 2001 tarihinde, Türk Medeni Kanunda ilk kez “aile konutu” hususu düzenlenmişti
22.11.2001 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunda ilk kez “aile konutu” hususu düzenlenmişti. Uygulamanın nasıl yapılacağı da “Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir.” olarak açıklanmıştı. Kadının ve ailenin korunması için 2002 yılında Türk Medeni Kanununda düzenlenen aile konutu şerhinin, usul ve esas açısından hukuka aykırı bir yargı süreci nedeni ile 2011 ile 2013 yılları arasında uygulanması zorlaştırılmıştır. Bu nedenle 2 yıl süresince birçok kişi de mağdur olmuştur.

Aile konutu şerhi belirsizliği ortadan kalktı
Gayrimenkul Hukuk Enstitüsü Başkanı Avukat Ali Yüksel: “Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesi ve ardından yapılan düzenleme ile kanun, tüzük ve genelgelerde düzenlendiği şekilde malik olmayan eş tarafından gerekli belgeler evlilik cüzdanı ve ikametgâh bilgileri ile tapuya dilekçe ile başvurularak gayrimenkul üzerine aile konutu şerhi konulması sağlanmıştır. Fakat 2011 yılında İzmirli vatandaş M.S.’nin davası üzerine Danıştay 10. Dairesi 13 Haziran 2011 tarihli bir ara karar verilmiştir ve böylece danıştay, aile konut şerhinin tapu dairelerinden mahkeme kararı olmaksızın istenilmesinin önüne geçmiştir. Yürütmeyi durdurma kararı nedeni ile vatandaşlar, aile konutu şerhi konulması için mahkemeye başvurmak zorunda kalmış, kadının ve ailenin korunması için düzenlenmiş bir kanun hükmünün uygulanması zorlaştırılmıştır. Yürütmeyi durdurma kararı üzerine Tapu Müdürlüğü’nün mahkeme kararı olmaksızın aile konut şerhi konulamayacağına dair genelgesi nedeni ile birçok vatandaş açık kanun hükmüne rağmen telafisi imkânsız zarara uğratılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihatı ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararına rağmen Tapu Müdürlükleri kendilerine konu hakkında bir genelge gelmediği gerekçesi ile vatandaşlardan şerh konulabilmesi için mahkeme kararı istemeye devam etmiştir. Yürütmenin durdurulmasının kaldırılması kararının tarihi Haziran 2011 olmasına rağmen, Baroların ve kamuoyunun yoğun talepleri sonucu 18.03.2013 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüklerine, “aile konutu şerhi konulması için mahkeme kararı aranmasına gerek olmadığına ilişkin genelge gönderilmiştir. Bu genelgenin uygulanması ile tekrar 2002 yılındaki sisteme geri dönülmüştür. Malik olmayan eş, evlilik cüzdanı ve birlikte aynı evde ikamet ettiklerini kanıtlayan muhtarlıktan alınacak ikametgâh ile aile konutu şerhini direk Tapu Müdürlüklerinden talep edebilecek, mahkeme kararı olmaksızın tapuya aile konutu şerhi işletebilecektir” şeklinde konuştu.