Aile şirketlerinde yönetici olmak

“Devletlerin nasıl anayasası varsa, şirketlerin de olmalıdır, kurumsallaşmayı başaramayan şirketlerin geleceği yoktur”

Aile şirketlerinde yönetici olmak


NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Bilkent Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Topluluğu tarafından düzenlenen 11. MEC Business kapsamında “Aile şirketlerinde yönetici olmak” konulu seminerde öğrencilerle buluştu. Türkiye’deki şirketlerin yüzde 98’inin aile şirketi olduğunu söyleyen Güral, bu şirketlerin dinamiklik, aidiyet duygusu hızlı karar verebilme becerisi gibi pozitif yanlarının bulunduğunu, buna karşılık aile içi sürtüşmeler, iş dışı anlaşmazlıkların şirkete yansıması, ‘ben’ duygusunun getirdiği zaaflar ve aile geleneği ile iş gereklerinin örtüşmemesi gibi olumsuz yönleri olduğunu ifade etti.

Kurumsallaşmayı başaramayan şirketlerin geleceğinin olmayacağını söyleyen Güral “Ailenin ve şirketin geleceği kurallara bağlanmalı, bir başka ifade ile aile anayasası yazılmalı.” diye konuştu. Güral aile anayasasının temel maddelerini ise şu şekilde açıkladı:

•    Şirket ana sözleşmesi, ortakların/aile fertlerinin  tüm endişelerini  bertaraf edecek, beklentilerini karşılayacak biçimde açık ve net olarak yazılmalı, özelikle,  çoğunluk oluşturarak, bazılarının azınlık haline getirilmelerini önleyecek  garantileri kapsamalıdır.
•    Aile fertlerinden birisinin veya bazılarının iş ortamında imtiyazları olmamalı, eşitlik esas olmalı
•    Dileyenlerin aile şirketi bünyesinde çalışması, dileyenlerin çalışmaması prensibi kabul edilmeli ve çalışanlar, çalışmalarının karşılığını almalı.
•    Kendi işini kurarak bireysel çalışmak isteyenlerin, ailenin müşterek sahip oldukları sektör dışında çalışmaları prensibi  kabul edilmeli.
•    Aile konseyi mutlaka kurulmalı, ailenin yapısına ve beklentilerine cevap verecek kuralları belirleyip, konseyin  etkin ve emredici olması sağlanmalıdır.
     
Kütahya’da çalışıyor, Türkiye’de yaşıyorum
Erkan Güral, kurumsallaşmanın tüm aile bireyleri tarafından istenmesi gerektiğini belirterek, aksi taktirde sürecin başarıya ulaşamayacağını ifade etti. Güral, şirketlerin genellikle beceriksizlikten değil, aile içindeki çatışmalardan zaafa uğradığını ifade ederek, “ Aile içindeki lider genelde baba oluyor. Ancak daha sonra baba kimi seçtiyse diğer aile bireyleri ona saygı göstermek zorunda” dedi.

“ Ben tipik bir Türk aile şirketinin temsilcisiyim.  Anadolu’da yaşanan sorunların tamamına sahip, imkanları kısıtlı bir şehirde iş yaşamına girdim.” diye konuşan Güral “ Ben Kütahya’da doğdum, Kütahya’da yaşıyorum. Aile kararı alarak tüm sanayi yatırımlarımızı bu şehre yapıyoruz. Ancak ben Türkiye’de, Türkiye için yaşıyorum. Şirketlerimizde 4 bin kişi çalışıyor. Aileleriyle birlikte en az 12 bin kişi benim aldığım kararlardan etkileniyor. Bunun bütün sorumluluğunu taşıyorum. Yani şunu demek istiyorum. Şirketler aileler için değil, fertler şirketler için var. Eğer aile fertleri şirketlerini değil de kendilerini düşünülerse, o şirketlerin uzun süre yaşama şansı yoktur” dedi.


Profesyoneller kendilerini aileden hissetmeli
NG Kütahya Seramik Porselen Turizm San. AŞ.’in 100 milyon parça üretimle dünyanın en büyük porselen üreticisi olduğuna dikkat çeken Güral, bunda kurdukları ekibin büyük katkısı olduğunu söyledi. Aile olarak operasyonları hiçbir şekilde karışmadıklarını ifade eden Güral, “ Profesyonel arkadaşlarımız, bizim hakkımızı bizden daha fazla korurlar. Onlara çok inanıyoruz. Biz bir aile gibiyiz. Anadolu’nun bir avantajı da budur. Örneğin, Genel Müdürümüz Rüştü Düver 1974’ten beri bu şirketimizde. Biz ona çok güvendiğimz için, ailemizin bir ferdi saydığımız için işlerimiz ona devrettik. Operasyonel işlere hiçbir şekilde karışmayız. Sadece yönetim kurulu olarak takip ederiz” dedi.

NG Kütahya Seramik Porselen Turizm hakkında detaylı bilgi için http://www.ngkutahya.com/