Akademisyenler kentlerin var olma mücadelesini tartıştı

Bu yıl 3. kez gerçekleştirilen Yeşil Binalar Ötesi Konferansı, kentlerin var olma mücadelesini masaya yatırdı. Konferansta sürdürülebilirlik sorunu ve yeşil yapılaşma perspektifinden geleceğin kentleri tartışıldı

Akademisyenler kentlerin var olma mücadelesini tartıştı

Dünya nüfusunun neredeyse tamamına yakınının kentlere hücum ettiği ve kentlerde yaşamaya çalıştığı dönemde, 3. kez gerçekleştirilen Yeşil Binalar Ötesi Konferansı, "Geleceğin Kentleri, Kentlerin Geleceği" konusunu masaya yatırdı. Türkiye'nin önde gelen akademisyenlerinin başta sürdürülebilirlik ve yeşil binalar olmak üzere "kentlerin var olma mücadelesini" tartışmaya açtı..

Kentleri öyle bir tasarlayın ki, uzaya yolculuğu kurtuluş olmasın

Konferansın en dikkat çekici konuşmalarından birini gerçekleştiren Altınbaş Üniversitesi Rektor Yrd. Prof. Dr Emre Alkin, yeşil bina eksenli düşünüş ve tasarımın çevreye duyarlılık ve enerji tasarrufunu akla getirdiğini söyledi. Alkin, tasarrufuların bugün için me yoksa gelecek için mi yapıldığı sorusunun önem kazandığını belirterek: "Geleceğin kentlerini öyle tasarlamalıyız ki uzay yolculuğu ‘kurtuluş’ anlamına gelmesin." dedi. Alkin, yeşil tasarımların düşük gelirlilerden yola çıkarak benimsetilmesi gerektiğine de dikkat çekerek: "Elitist bakış açısı insanları bu projelerden uzaklaştırıyor. Anlatmak gerekir, liderlik yapmak gerekir” dedi. 

Kente aidiyet duygusu geliştirilemiyor

Konferansta söz alan Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da, yüzde 90'ın kentlerde yaşadığı Türkiye'nin plansız gelişim, kolaycılık ve özensizlik gibi faktörlerle insan ile kent arasındaki bağın sağlıklı biçimde kurulamadığına dikkat çekti. Kentin, insan kimliğinin bir parçası olması gerektiğine ve bir aidiyet duygusunun gelişmesinin önemine dikkat çeken İmamoğlu: "Büyük göç yaşayan Türkiye’mizde insanların bir kente ait olmasına ilişkin aidiyet duygusu geliştirilemiyor. Yaşadığımız kent kimliğimizin bir parçası olmalı." ifadelerini kullandı. İmamoğlu, bundan böyle insanların yanızca yeşil alan değil aynı zamanda yeşil bina da talep ettiğine vurgu yaparak: "Kentlerimizin akıllı, erdemli, yaratıcı olmasını istiyoruz. İnsanların kentlerine sahip çıkmaları çok önemlidir." ifadelerini kullandı

Bir mimarın yapabileceği en iyi şey

Birleşik Krallık dışında Ortadoğu, Kuzey Amerika ve Ortadoğu gibi çok sayıda bölgede çok sayıda projeye imza atan İngiliz Mimar Bob Allies de "Bir Süreklilik Olarak Şehir" konulu bir sunum gerçekleştirdi. Allies and Morrison firmasının kurucu ortaklarından da olan Bob Allies, bir mimarın yapabileceği en iyi şeylerden birini, kuşaklar boyunca koşullara adapte olabilecek, uzun ömürlü bina inşa etmek olduğunu vurgulayarak: "Gelecekteki binalar 'yüksek performanslı' binalar almalı. Ancak buna ek olarak bu binalar gelecekteki küresel iklim değişikliğine ve beklenmedik koşullara karşı esnek olmalı ve iklimle birlikte çalışan yapılar niteliğini taşımalı..." ifadelerini kullandı. 

Yaşam alanlarını kaliteli kılmak

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof Dr. Deniz İncedayı da çevre sorunlarının tasarım ve mimarlık açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek: "Uluslararası kuruluşlar da bu konuları sürekli gündemde tutuyor. Konferans gerek eğitim, gerek ortak geleceğimiz, gerekse mesleki açıdan önemli katkıda bulunacak. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum..." şeklinde konuştu.