Arkeolojik sit alanlarına güneş enerjisi kararına Danıştay'dan iptal

Danıştay 14. Dairesi, Şubat ayında Resmi Gazete'de yayımlanan ve 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanlarında güneş enerjisi santralları kurulmasının önünü açan kararı bozdu.

Arkeolojik sit alanlarına güneş enerjisi kararına Danıştay'dan iptal

Danıştay 14. Daire, 1. ve 2. arkeolojik sit alanlarında Güneş Enerji Santrali kurulmasının önünü açan ilk kararını bozdu. 1. ve 2. arkeolojik sit alanlarında mutlak yapılaşma yasağı olduğunu hatırlatan Danıştay, güneş enerji santralleri kurmak için gerçekleştirilen işlemlerin yapılaşma niteliği taşıdığına hükmetti. 

2 metreye yakın kazıklar, taşıyıcı ayaklar ve açılan delikler

Danıştay 14. Daire'de görülen dava, sene başında Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 1. ve 2. arkeolojik sit alanlarında Güneş Enerjisi Yapılaşması'nı kabul eden Bakanlık kararının bozulmasıyla sonuçlandı. Kararda bilimsel çalışmalar dışında olduğu gibi korunması gereken Arkeolojik Sit Alanlarına ilişkin kanun maddelerine atıfta bulunularak, toprak yapısına göre Güneş Enerjisi Santralleri kapsamında yürütülen çalışmalara atıfta bulunuldu. Danıştay 14. daire, kurulm sırasında toprak yapısına uygun olarak arazilerde 2 metreye yakın derinliklere kazık çakıldığı, taşıyıcı ayakların zemine yerleştirildiği, kaya zeminlerde ise patlatma usulü kullanıldığına dikkat çekilerek, arazi üzerinde açılan delikler ve hatların yeraltından geçirilmesi amacıyla toprak içinde kazı yapılması gibi işlemlere yer verildiğine vurgu yapıldı. 

Toprak üstündeki görünüm, altta kalıntı olmadığı anlamına gelmez

Kültür ve Turizm bakanlığı'nın arkeolojik sit alanlarında Güneş Enerji Santralları'nın kurulmasına olanak tanıyan Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nca alınmış 662 sayılı İlke Kararı'nın yürütmesini durduran Danıştay kararında, kimi hallerde belli alanlarda yer alan tüm katmanların ortaya çıkarılmasının, onlarcı yılı aşan kazı çalışmaları sonunda mümkün olabildiğine dikkat çekildi. Cumhuriyet'ten Hazal Ocak'ın haberine göre Danıştay'ın karar metninde: "Toprak üstünde görünür bir kalıntı bulunmaması altında da arkeolojik kalıntı bulundağı anlamına gelmemektedir..." ifadelerine yer verildi. 

18 Ocak 2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştı

Danıştay 14. Daire'de görülen dava, 1. ve 2. Derece Arkeolojik sit alanlarında güneş enerjisi santralları kurulmasına olanak tanıyan Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun şubat ayında aldığı karara itirazlar üzerine başlamıştı. 18 Ocak 2017 tarihindeke Resmi Gazete'de yayımlanan karar, bilimsel kazı planlanmaya arkeolojik sit alanlarının bağlı bulunulan koruma bölge kurulunun da görüşü alındıktan sonra müze müdürlüklerinin denetimi ile Güneş Enerjisi Santrali kurulmasına olanak tanıyordu. Söz konusu karar itiraz ise Arkeologlar Derneği, Mimarlar Odası ve Ekoloji Kolektifi Derneği gibi sivil toplum kuruluşları tarafından gerçekleştirilmişti. Kurumlar, söz konusu uygulamaların arkeolojik kalıntılara zarar vereceği ve arkeolojik çalışmalarda yer alan buluntuların bir arada değerlendirilme şansını ortadan kaldırılacağını iddia etmişti. İtiraz başvurusunda bilimsel kazı planlanmamış alanlarda var olan kültür varlığı potansiyelinin korunamayacağı iddiası dile getirilmiş ve bu gerekçelerle kararın iptalı ve yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açılmıştı. 

Türkiye dünyanın en yoğun arkeolojik sit alanına sahip ülkelerinin başında

Türkiye, ülke genelindeki 13 bin 947 adet arkeolojik sit alanıyla birlikte dünyanın en fazla ören yerine sahip ülkelerinin başındayer alıyor. Bu alanların 9 bin 380 adedi 1., 639 adedi 2., 1427 adedi ise 3. arkeolojik sit alanı olarak saptanmıştı. Karma dereceye sahip arkeolojik sit alanı sayısı ise 1530 adet olarak belirlenirken, 971 adet de derecelendirme çalışmasının sürdüğü alanlar yer alıyor.