Aşırı tedbircilik ekonomiye zarar

Sur Yapı Başkanı Altan Elmas, konut sektöründe aşırı tedbirci yöntemlerin sektöre ve ekonomiye zarar vereceği uyarısında bulundu

22 Ekim 2012 / emlakwebtv / Bülent Yoldaş
Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas, 'Konutta Maketten Satışa Sınırlama' tartışmalarına ilişkin emlakwebtv Genel Yayın Koordinatörü Bülent Yoldaş'ın sorularını yanıtladı. Altan Elmas, hep ters giden bir şeyler olduğunda tartışmaya başlandığına işaret ederek, "Ters giden birşeyler olduğunda bir nirengi noktası belirleyip, onu çözmeye çalışıyoruz. Bu doğru bir çözüm yöntemi değil" değerlendirmesinde bulundu. Özel sektörün son 10 yılda Türkiye'de 5 milyon konut ürettiğine bu rakamın Türkiye'deki ve İstanbul'daki konut stokunun dörtte birine denk geldiğine işaret eden Altan Elmas, "Son 10 yılda özel sektörün performansıyla konutlarımızın dörtte birini depreme dayanıklı hale ve enerji verimli binalar haline getirmişiz. bu önemli bir değer. Şimdi bunların hepsini bir kenara koyup, her kriz ve durgunluk ortamında, batan ya da işi zora sokan firmaların oluştuğu gerekçesiyle tedbir almaya yöneliyoruz. Evet, tedbir alalım ama, tedbir alırken işin bütününe zarar verecek uygulama ve düzenlemelerden kaçınmak gerekiyor" dedi. "Sektörü sıkıntıya sokan firmalardan arındırmanın çözümü ne makatten satışı SPK'ya tabi kılmak ne de sayın bakanın söylediği gibi kat irtifakını temel üstü ruhsatına bağlamak" diyen Altan Elmas, "Bu bize büyük problemler çıkartacaktır. bu model daha öncede denendi ve kaldırıldı" diye konuştu. 

3 bin, 4 bin konutluk ebatlı projeler de yapımın ve satışların etaplar halinde gerçekleştirildiğine dikkat çeken Altan Elmas, kat irtifakının temel üstü ruhsatından sonra alınmasının bu tür projelerle teknik olarak mümkün olamayacağını kaydetti.

TOKİ'nin hasılat paylaşımı modelinde olduğu gibi satış gelirlerinin TOKİ'de toplanıp, müteahhit firmaya hakediş yöntemiyle ödenmesi sisteminin özel sektöre uygulanması önerisinin de gerçekçi olmadığına değinen Altan Elmas, "Binlerce konutu, yapmış ve teslim etmiş firmaların teminatlandırılması girişimi doğru değil. Ben çözümün ticaretin doğası içinde olduğunu düşünüyorum. Ticaretin doğasına uygun olmayan, aşırı sınırlandırmacı, tedbirci yöntemlerle işin temeline zarar verecek işlerden kaçınmak gerekir. Çünkü Türkiye'nin hala istihdama, büyümeye ve gelişmeye ihtiyacı var" dedi.