ATO Başkanı Baran ilk toplantısında döviz çağrısı yaptı

Ankara Ticaret Odası’nın yeni Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ilk basın toplantısında: "Şimdi cepte döviz bulundurmak değil, eli taşın altına koymak zamanıdır..."dedi.

ATO Başkanı Baran ilk toplantısında döviz çağrısı yaptı

Ankara Ticaret Odası’nın yeni Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ilk basın toplantısında, iş dünyasına döviz çağrısında bulundu. Konuşmasında güncel ekonomik konulara değinen ATO Başkanı Baran, Türkiye’nin çok hassas ve çok çalışılması gereken bir dönemden geçtiğini bildirdi. Dolar kurundaki yükselişe dikkati çeken Baran, Ankara Ticaret Odası’nın geçmişte de benzer durumlar yaşandığında üyelerine ve kamuoyuna, TL’ye itibar gösterilmesi çağrısı yaptığını hatırlattı. Bu konunun sadece hükümetin sorumluluğunda olmadığına işaret eden Baran, iş dünyasına seslenerek, “Bu ülkeyi samimi duyguyla seven kardeşlerimiz dövizlerini bozdurup Türk Lirası’na dönüyorlar. Şimdi cepte döviz bulundurmak değil eli taşın altına koymak zamanıdır. Vatandaşın gösterdiği duyarlılığa iş dünyası da katılmalıdır” dedi. 

Ankara Marka festivali
ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Hilton İstanbul Bosphorus’ta düzenlediği basın toplantısında, Ankara Marka Festivali’nin bu yıl ikincisini gerçekleştireceklerini belirterek, küresel ekonominin sancılar yaşadığı bir dönemde markalaşmanın büyük önem taşıdığını vurguladı. Festivalin bu yılki ana temasının “Bilim Ağacının Gölgesinde: Geleceğe Dönüş” olduğunu söyleyen Baran, “Ankara Ticaret Odası olarak bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Ankara Marka Festivali ile markalaşma konusuna dikkat çekmeyi, vizyon oluşturmayı ve Ankara’dan küresel markalar çıkmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz” diye konuştu. Baran, amaçlarının, dünyanın geleceğine damga vuracak olan bilim, teknoloji ve markanın ortak yolculuğuna dikkat çekmek olduğunu da sözlerine ekledi. Markalaşmanın, Türkiye’nin gelişmiş ülkeler içerisinde yer almasının en önemli koşullarından birisi olduğunu dile getiren Baran şöyle devam etti:

“Dünyada son dönemde pazar yapısı, tüketici yapısı ve rekabet koşulları değişmektedir ve bu değişim rüzgarı önüne kattıklarını güçlendirirken ardında bıraktıklarını zayıflatmaktadır. Yeni şartlar gösteriyor ki, işletmeler küresel ürün ve markalaşmaya her zamankinden daha fazla önem vermek zorundadır. Eski üretim biçimlerinden katma değeri yüksek ekonomiye geçmeliyiz. Bunun için bilgiye ulaşmanın bütün kanallarını açmalıyız. Gençlerimize dünya ile rekabet edebilecek becerileri kazandırmalıyız. Hantal üretim ekonomisinden bilgi ekonomisine geçmeliyiz. Orta gelir tuzağını aşmak için, ucuz turizm, babadan kalma tarım, köhne üretim biçimlerinden sıyrılıp teknoloji ekonomisine yürümeliyiz. Eğitimde ve ekonomide çağ atlamanın yolu, bilim, teknoloji, matematik ve mühendislik becerilerinin artırılmasından geçmektedir. Eğitimde beklenen yapısal reformların reçetesi budur. Eğer Türkiye bir mucize yaratmak istiyorsa, bunun yolu, bilim, fen ve matematik becerilerinin artırılmasıdır. Türkiye bilim ve fen ekonomisine yönelmelidir. İşte tüm bu nedenlerle, Ankara Ticaret Odası olarak Ankara Marka Festivali’ni düzenliyoruz.”