Bakan Güllüce'den 'inşaat sektörüne'

Bursa'da düzenlenen İnşaat Zirvesi'nde konuşan Bakan İdris Güllüce, sektör ve sorunları hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu

Bakan Güllüce'den 'inşaat sektörüne'

2. Bursa İnşaat Zirvesi"nin açılışında konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Türkiye'nin inşaat sektöründe dünya birinciliğine oynadığını belirtti. Bu konuda Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da desteğini aldıklarını bildirdi. Bakan Güllüce, "Nasıl inşaat sektöründe dünya ikincisi olduysak hatta birincisi de olabiliriz diye düşünüyorum. Büyük hedefleri koyalım, Çin olsun karşımızda, biz yine birinci olabiliriz diye düşünüyorum. Dünyanın 250 büyük firmasından 42 tanesinin Türk firması olması bunun ispatıdır" değerlendirmesinde bulundu.

İnşaatçılara kim saldırıyor?
Türkiye'nin son 300 yıldır ıskaladığı Batı ile arasındaki açığı kapatmak için herkesin elinden geleni yapması gerektiğini ifade eden Bakan Güllüce, son yıllarda "betonlaşma" diye bir kavramın sürekli gündemde olduğuna dikkati çekti.

Bakan Güllüce, bu konuda bir kavram kargaşası yaşandığını anlatarak: "İnsanoğlunun son asırda bulduğu en güzel inşaat malzemelerinden biri de beton. Tamam, ahşap da taş da güzeldir ama 14 katlı bir binayı ahşaptan, taştan yapamazsınız. Betonlaşma, çevreci anlayışın dışında bir şekilde kullanılır hale geldi. Bu betonlaşma, ağacı, çevreyi, yeşili azaltma anlamında söyleniyorsa muhteşem doğru bir söz, yok inşaatlar çoğalıyor anlamında söyleniyorsa anlamsız bir söz. Ne kastediliyor buradan? Bakıyorsunuz, inşaatçılara karşı tuhaf bir saldırı var, 'Betonlaştırıyorlar Türkiye'yi?' Yani imar planı olan bir arsanın üzerine bina yapıyorlar, orada imar planında bir problem varsa onun suçlusu bakanlık, belediye ve vesairedir ki öyle bir şey de yok zaten. O zaman inşaatçı ne yapmış, neyi betonlaştırmış?" dedi

"Türkiye'de konut fazlası olmaz"
Konut fazlası olduğu yönündeki iddiaları da değerlendiren Bakan Güllüce, şöyle konuştu:

"Konut fazlası deniliyor, bu da bir propagandanın yolu. Yani herhalde akılları sıra bir siyaset yapılıyor. Türkiye'de konut fazlası olmaz, pazarlama problemi olabilir. İkisi aynı şey değil. Eski aile yapısından yeni modern aile yapısına dönülüyor. Şimdi hiç evlendiği gün babasıyla annesiyle dayısıyla birlikte oturan aile biliyor musunuz? Yok. Evlendiği gün yeni bir eve gidiyor. Nüfusun yüzde 60'ı genç olan, dünyanın en genç nüfusa sahip ülkelerinden birisiyiz. 'Bu nasıl karşılanacak?' diye asıl düşünmemiz lazım."

 Yabancılara konut satışı
Yabancılara daire satışıyla ilgili tartışmalara da değinen Bakan Güllüce, şunları dile getirdi:

"Dün yine vardı; 'Türkiye satılıyor.' Yok kardeşim, bu bakış açımızı da değiştirmemiz lazım. Bizim orada işçi olarak çalışan insanlarımızın hepsi gayrimenkul aldı ama Almanya bize hiç satılmış değil, Almanya Almanya'da duruyor. Burada da gelse şimdi bir Fransız bir daire alsa ne olur ki. O bir daire aldı diye bizim vatan bütünlüğümüz filan gidecekse ölelim. On binde bir insanın aldığı bir daire yüzünden biz neyi satmış olabiliriz ki. Artık değiştirmemiz lazım kendimizi. Keşke çok fazla sayıda daire üretebilsek ve yabancıya da satabilsek."

Bakan Güllüce, müteahhitlerin imar kurnazlıklarının önünü kesen çareler konusunda çalışmalar yaptıklarını da ifade ederek, bu şekilde firmaların büyüyemeyeceğini, büyümenin akılla sağlanabileceğini belirtti.

Kentsel dönüşümde 'sosyoloji bilimi' uyarısı
Kentsel yaşam kalitesi noktasında, teknik elemanların sosyoloji bilimini yeterince kullanmadığını söyleyen Bakan Güllüce, teknolojinin her şey olmadığını, burada yeni bir paradigmanın kurulması gerektiğini vurguladı.

Bakan Güllüce, insanın mutluluğunun çok daha önemli olduğuna işaret ederek, "Kaliteyi çok artıralım da o insan yüreğini, mutluluğunu, insanın insan olan kısımlarını bir kenara koyarsanız, Batı'nın şu anda yakalanmış olduğu hastalığa yakalanmış oluruz. Çok şükür biz öyle değiliz" ifadesini kullandı.

İdris Güllüce Bursa İnşaat Zirvesi'nde

Kentsel dönüşüme rantsal dönüşüm denildiğinde canının çok sıkıldığını dile getiren Bakan Güllüce, 1999'daki Marmara Depremi'nde yaşadıklarını, "1999 depreminde belediye başkanıydım. Kaç yüz ceset çıkardım, kaç bina yıktım, ne kadar yol açtım bilmiyorum. O depremi biliyorum, kimyam bozuldu" diye anlattı.

Bakan Güllüce, ülkedeki yapı stoğunun deprem bakımından sıkıntılı olduğunu ifade ederek, "Türkiye'de deprem riski yok, binalar çok sağlam ve kaliteli" deniliyorsa o zaman tartışmaya gerek olmadığını dile getirdi.

Hızlı göçün etkisiyle çok komik bina örneklerinin inşa edildiğini anlatan Bakan Güllüce, inşaat sahibinin ekonomik durumuna göre bina yükseldikçe kullanılan demir sayısının arttığını, bunun karikatür gibi bir şey olduğunu anlattı.

Bakan Güllüce, İmar Kanunu ile ilgili çok ciddi bir çalışma yaptıklarını, bununla ilgili kullandığı "cillop gibi" ifadesinin çok abartıldığını dile getirerek, otoparklarla ilgili devrimci bir yönetmelik düşündükleri bilgisini verdi. 

Latin Amerika'da konut açığı
Birleşmiş Milletler' in (BM) İklim Konferansı nedeniyle geçen ay Peru'ya gittiğini hatırlatan Bakan Güllüce, Latin Amerika'da müthiş bir konut açığı bulunduğunu, başkentin 1-2 kilometre dışına çıkıldığında adeta Türkiye'nin 1930'lu yıllarının yaşandığının görülebileceğini ve bundan dolayı Türk müteahhitlerin oralarda iş yapabileceğini anlattı.

Bakan Güllüce, Türkiye'nin tapu ve kadastro alanında dünyanın en teknolojik haritalarını havadan yaptıklarına dikkati çekerek, şu bilgileri verdi:

"Türkiye'nin üzerinde uçuyoruz şu anda, yüzde 60'ında uçtuk. 5-6 santimetre hatayla tüm Türkiye'nin yerleşim yerlerinin kadastrosunu hem de üç boyutlu hale çevirecek şekilde bir seneye kadar bitireceğiz. Bunun başka ülkelere de ihraç edilmesini istiyorum. Bizden önce giden Batı ülkeleri, oralara (Afrika) başka amaçlarla gidiyorlar. Gittiğimiz ülkelere kazan kazan prensibiyle gideriz. 'Her şey bizim olsun, size bir şey kalmasın' diye bakmayız."

İş adamlarının bu bölgelerde de çalışabilmesi için seferber olduklarını anlatan Bakan Güllüce, müteahhitlerin yurt dışına açılması konusunda ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını ifade etti.