Batıdan kopmadan yeni pazarlara odaklanma zamanı

Ağaoğlu Şirketler Grubu CEO'su Hasan Rahvalı, 13 Ocak Salı günü düzenlenen III. İnşaat ve Konut Konferansı'nda yaptığı konuşmasında inşaat sektörünü bekleyen fırsatlar ile birlikte sektörün sorunlarına değindi

Batıdan kopmadan yeni pazarlara odaklanma zamanı

Ağaoğlu Şirketler Grubu CEO'su Hasan Rahvalı, 13 Ocak Salı günü düzenlenen III. İnşaat ve Konut Konferansı'nda yaptığı konuşmasında inşaat sektörünü bekleyen fırsatlar ile birlikte sektörün sorunlarına değindi. 2015 yılının 2014'ten daha iyi bir yıl olacağını vurgulayarak sözlerine başlayan Rahvalı, 2015'te gelişmiş ülkelerde, Uzak Doğu'da kalkınma hızı; Hindistan'da % 6,6, Çin'de % 7,5, ülkemizde ise % 4'ün üzerinde seyredeceğini söyledi. Hasan Rahvalı: "Şimdiye kadar Körfez ülkelerinde kendimizi tanıttık ve 2 milyar dolarlık yabancıya satış gerçekleştirdik. Ancak artık yeni pazarlara açılmamız lazım. Doğu Asya ve Çin % 7,5'lik büyüme payı ile önümüzdeki dönemde en hızlı büyümeyi gösterecek pazarlar arasında ilk sırada yer alıyor. Bu pazarlar bizim henüz dokunmadığımız ancak bundan sonra odaklanmamız gereken pazarlar, hem inşaat hem turizm sektörü için fırsatlar sunuyor" dedi.

Rahvalı konuşmasına şöyle devam etti: "Sektörümüzü etkileyecek kentsel dönüşüm ve mütekabiliyet gibi iki ana konumuz var. Gerek sektörümüzün gerekse diğer endüstrilerin fokuslanacağı bölgeler kendiliğinden ortaya çıkıyor. İki yıl öncesini hatırlarsak Körfez Bölgesi'ni de dikkate alan bir pazarlama stratejimiz yokken mütekabiliyet yasası ile ortaya çıkan fırsatı iyi değerlendirdik. Ağaoğlu olarak 2 yılda 2 milyon dolarlık yabancıya gayrimenkul satışı ile ülkemize döviz girdisi sağladık."

Siz bir adım attığınız zaman pazar da size birkaç adım atar
Hasan Rahvalı sözlerine şöyle devam etti: "Siz bir adım attığınız zaman pazar da size birkaç adım atar. Üç sene önce yurtdışındaki bir fuarda % 5 indirim yaparak 5 daire sattığımız bir müşterimize 3 sene sonra başka bir projemizde 2 kulenin tamamını sattık. Yeni pazarlardaki fuarları bu gibi işbirliklerini sağlayacak fırsatları takip etmeliyiz. Diğer taraftan Türkiye genç nüfusa sahip, her sene 700 bin çift evleniyor ve konut ihtiyacı doğuyor. Dünya metropolleri ile yarışacak potansiyele sahip İstanbul'da da uluslararası gayrimenkul fuarlarına ev sahipliği yaparak ülkemizi, İstanbul'u bütün dünyaya tanıtmalı, Londra'da 50 bin poundluk konut alan yabancı yatırımcıyı İstanbul'a davet etmeliyiz." Batı ülkelerindeki gelişmelerden kopmadan yeni pazarlara odaklanmak gerektiğini vurgulayan Rahvalı; "Türkiye iklim ve coğrafi özellikleri ile yabancılar için bir cennet. Uluslararası pazarda kendimizi daha iyi tanıtma, sektöre katma değer yaratma hedefini gütmeliyiz."

Kamusal fayda tanımında mutabık kalınması lazım
Sektördeki vergi yükünün üreticiler için çok ağır olduğunu belirten Rahvalı şöyle konuştu: "Ekonominin lokomotifi olan sektörümüzde vergi yükleri çok ağır ve ne yazık ki teşvik görmüyor. İnşaat ruhsatı, damga vergisi ve tapu devri harçları gibi pek çok gider üreticiyi olumsuz etkiliyor."

Rahvalı: "Ülkemizde kamusal fayda tanımında mutabık kalınması lazım. Şu anda altyapı çalışmalarını tamamladığımız İstanbul Uluslararası Finans Merkezi (IFM) projesinden örnek verecek olursak; burası bir gayrimenkul projesi olmanın çok ötesinde. IFM, ülkemiz için stratejik önemi olan, dünyanın sayılı finans merkezlerinden biri olacak ve ülkemize değer katacak bir proje. Dolayısıyla kamusal faydası iyi tanımlanmalı. Sektörümüzün bu gibi projelerde vergisel avantajlara ihtiyacı var. Katma değer vergisi konusuna da değinen Rahvalı, Fransa'da % 5,5, İtalya'da % 4, Belçika'da % 5 olan katma değer vergisinin ülkemizde % 18 olduğuna dikkat çekti. Rahvalı tüm konut tiplerinde katma değer vergisinin % 8 olması konusunda ilgili bakanlığa öneride bulunduklarını belirtti.

2015'te BES fonlarının finansal piyasalarda öneminin artacağını söyleyen Rahvalı sözlerine şöyle son verdi: "Bireysel Emeklilik sisteminde biriken fonlar artış gösteriyor. Şimdiye kadar Ağaoğlu olarak 3 kez sukuk ihracı yaptık ve alanların hepsi de BES fonu oldu. Önümüzdeki dönemde Bireysel Emeklilik fonlarının Türkiye'nin finansal yapılanmasına çok önemli katkı sağlayacağını şimdiden görebiliyoruz."