Bayraktar'ın istifasının ardından kim ne dedi

Erdoğan bayraktar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve AKP milletvekilliğinden istifasının ardından twitter da bir çok milletvekili ve gazeteci yorumda bulundu

Bayraktar'ın istifasının ardından kim ne dedi

Erdoğan Bayraktar, 17 Aralık 2013 tarihinde yapılan yolsuzluk operasyonu çerçevesinde 25 Aralık tarihinde milletvekilliği ve bakanlıktan istifa ettiğini açıkladı. İstifanın ardından bir çok gazeteci ve siyasi kişiler bakının istifasını yorumladı. Bakanın istifasından sonra yorum yapan gazeteci ve milletvekilleri; 

 

Şamil Tayyar: Bayraktarlık; koltuk gidince bayrak açarak değil önüne evrak geldiğinde bayrak kaldırarak olur

 

 

Fatih Tezcan: Bayraktar'ın nankörlüğünü Birbirine Düşmek olarak ambalajlayıp "Hocaefendimizin Bedduası tuttu bile ehühe" diyecek zombiler daha çıkmadı mı?

 

f

 

Evilay Yükselir: Bayraktar'a Gelince!Başbakan sana verdiyse talimatı oğlunun pazarlık konuşmaları niye girdi tapelere? Suçsuzsan neden Başbakan istifa etmeli?

Muharrem İnce: İlk 2 istifayı yetmez ama evet dedik, Üçüncü deprem etkisi yaptı! Dördüncünün şiddeti çok daha büyük olur! demedi demeyin!

 

 

Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dumankaya:
“Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın istifasını ve sonrasında gelişen olayları gözlemliyoruz. Yaşanan hiçbir olayın gayrimenkul sektörünün istikrarını bozmasını istemiyoruz. Özellikle kentsel dönüşüm konusunda hükümetin kalıcı politikalarını devam ettireceğine inanıyoruz. Türkiye’nin 20 senelik bir konusu olan kentsel dönüşüm projesine hükümetimiz azami bir önem veriyor. Sayın Erdoğan Bayraktar’ın istifasını bir kayıp oldu. Çünkü Sayın Bayraktar, sektörün her iki tarafını da bilen, değerlendiren bir görev adamıydı. Görevini başarılı bir şekilde yaptı. Bundan sonraki süreçte Bakanlık koltuğuna oturan kişinin de başarılı olmasını temenni ediyoruz.” 

 

Koray Çalışkan: Bayraktar yalnızca bakanlıktan ayrılmadı. Vekilliği bıraktı ve "Başbakan'ın bilmediği hiç bir şey yapmadım" dedi. Gerçek deprem

 

 


Ahmet İnsel: Bayraktarın demeci dönüm noktası
Erdoğan Bayraktar'ın istifa ederken NTV'ye verdiği açıklama, Başbakan'ın bütün savunma sistemini çökertecek nitelikte. Normal bir demokraside, bir başbakanın görevinde kalması artık mümkün olmaz. Bayraktar daha bu sabaha kadar Başbakan'ın yapılmış olmasıyla çok övündüğü birçok işin yöneticisi, uygulayıcısı, Başbakan'ın yakın çevresinde yer alan bir kişiydi. Açıklamasında, Başbakan'ı ve hükümeti kurtarmak için istifa etmeye zorlanmasını kabul etmediğini belirtiyor. Başbakan'ın emriyle yapılan işlerle ilgili soruşturmalar yürütüldüğünü hatırlatıyor ve "ben istifa ediyorsam, Başbakan da istifa etsin" diyor. Bayraktar'ın demeci Erdoğan ve hükümeti için çok büyük bir dönüm noktasıdır. Bu demeçten sonra, Erdoğan'ın başbakanlık makamını işgal etmesinin meşruiyeti açıkça sorgulanacaktır. Ama görünen o ki Erdoğan, "meselenin yolsuzluk olmadığı", bunun "hükümete ve Türkiye'ye karşı komplo" olduğu iddiasını sürdürecek, karşı hamlelerini devam ettirecek. Ama Bayraktar'ın demecini herhalde komplonun parçası olarak gösteremeyecek. Bu stratejinin seçmenleri ne kadar ikna ettiğini üç ay sonraki yerel seçimler gösterecek. Ama artık bu monolitik görünümlü AKP ve Tayyip Erdoğan sonrasının kapısının açıldığını söyleyebiliriz.

 

 

 

 


MURAT YETKİN: İstifaları gecikmiş ve yetersiz olarak saymak mümkün
"İstifalar bir hafta önce, yolsuzluk soruşturmasının ilk duyulduğu gün verilse ve kabul edilseydi, Başbakan Tayyip Erdoğan bu işten puan dahi kazanabilirdi.
Bakanların ‘soruşturmanın selameti için’ istifa ettikleri beyanları, bir hafta önce anlamlı olurdu, bugün daha çok mecburiyet ifade ediyor. Geldiğimiz noktada Erdoğan’ın artık bakanlarının yükünü daha fazla taşıyamadığı, taşımak istemediği için feda ettiği algısı var. Örnek vermek gerekirse, dünyanın her yerinde, Ekonomi Bakanının istifasına ‘belirsizlik’ endişesiyle borsa düşerek tepki verir, Türkiye’de istifa duyulunca borsa yükseldi. Ben Bakanlar Kurulu değişikliğinin, zaten Belediye seçimi nedeniyle açıklanacak 3 isme ek olarak gelen 2 isimle, yani 5 isimle sınırlı olmayacağına, daha fazla ismin koltuğunu kaybedeceğine inanıyorum.