Çatılarımız depreme hazır mı?

Binalarda depremi en çok hisseden kısımlardan biri olan çatılar için önlem alınmadıkça deprem senaryoları yaşamak kaçınılmaz hale geliyor

Çatılarımız depreme hazır mı?

22 Ekim 2013 / emlakwebtv
Türkiye’de çatılar deprem anında binaların tehlike arz eden bölümlerinden biri… Bu tehlikenin en önemli nedeni ise çatılar konusundaki bilinç eksikliğimiz. 17 Ağustos 1999 yılında acı bir şekilde tecrübe ettiğimiz ve 2011 yılındaki Van depremiyle tekrar korkulu rüyamız haline gelen deprem gerçeği ile yüzleşmenin vakti geldi de geçiyor. Nüfusumuzun yüzde 95’i deprem tehdidi altında yaşayan ülkemizde yaklaşık 9 milyon bina stoğu bulunuyor. Bu 9 milyon bina çatısının önemli bir bölümü geleneksel uygulama metotları ve malzemelerle yapılmış eski usul çatılar. Üstelik olası bir deprem anında çatılar zarar görmese dahi üzerlerine gelişi güzel yerleştirilen su deposu, çanak anten gibi tesisatlar çatıdan rahatlıkla düşebiliyor. Binalarda depremi en çok hisseden kısımlardan biri olan çatılar için önlem alınmadıkça böyle senaryoları yaşamak kaçınılmaz hale geliyor. 

Çatıların üzerindeki tesisatlar ve ilaveler depremde tehlike oluşturabilir
Çatılar konusunda, kamuoyunu ve sektörü bilinçlendirme amacı ile üretici, distribütör ve uygulayıcı firmaların desteğiyle 11 yıldır faaliyet gösteren Çatı Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin (ÇATIDER) Yönetim Kurulu Başkanı M. Nazım Yavuz, Van depreminin yıldönümünde çatılara dikkat çekti. Nazım Yavuz, “Deprem anında güvende olabilmemiz için yapıların temelden çatıya kadar her bölümünün dikkatli projelendirilmesi ve inşa edilmesi gerekiyor. Bu bağlamda depreme karşı dayanıklı bina yapılırken; binanın mimarisi, zemin etütleri, zemin kalitesi, mukavemet ve taşıma hesapları, kullanılacak demir donatı, beton tip ve kaliteleri ile yapı malzemeleri ve inşaat teknikleri çok önemli.” dedi.

Çatıların üzerindeki su depoları, çanak antenler gibi yüklere dikkat
Tehlikeli bir çatının sadece binası için değil bulunduğu sokak için de ciddi bir tehdit olduğunu belirten ÇATIDER Başkanı M. Nazım Yavuz, “Çatılarımızın çoğuna su depoları, çanak antenler, sıcak su sağlamak için kullanılan güneş enerjisi ısıtıcıları hatta bazen baz istasyonlarının bile konduğunu görüyoruz. Yedek kiremitler bile gelişi güzel bir şekilde çatılarda istiflenebiliyor. Bu ekipman ve sistemlerin çatı üzerinde yer almaları bir hesaba ve projeye dayanıyor, usulüne uygun olarak yapılıyor ve yapımları denetleniyorsa sorun yaşanmaz. Ancak maalesef ülkemizde sıkça gördüğümüz üzere rastgele, izinsiz, hesapsız ve bilgisizce yapılan bu ilaveler, rüzgar, fırtına, deprem gibi durumlarda üzerinde bulundukları yapı ve çevredekiler için ciddi yaralanma ve ölümlere sebep olabiliyor.” şeklinde konuştu.

Bu tür malzemelerin çatı üzerine konmadan önce mevcut çatının bu sistemleri taşıyıp taşıyamayacağının incelenmesi gerektiğini ifade eden M. Nazım Yavuz, gerekiyorsa takviyeler ve ek taşıma yapılarının oluşturulması gerektiğini söyledi. ÇATIDER Başkanı Yavuz, “Çatının böyle sistemleri taşımadığı görüldüğünde tedbir alınmadan çatı üzerine ilave yükler konulmamalı. Çatıların üzerine veya içine sonradan konacak her türlü ilave ekipman veya sistemin konusunda uzman ve bilgili personel tarafından, çatı uzmanı kişi veya kuruluşlara danışılarak yapılması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Çatı depremde yıkılmayacak, parçaları çevreye savrulmayacak şekilde yapılmalı
Yavuz, “Güvenli çatı yapımında yapının tipine göre mimar veya mühendis tarafından hesaplanmış, tüm detaylarıyla çizilmiş, malzemeleri tarif edilmiş bir projenin olması gerekiyor. Çatı bütünü içindeki, özellikle kalkan duvar, parapet, baca gibi yapı bileşenleri deprem sırasında yıkılmayacak, yapıdan ayrılarak çevreye savrulmayacak şekilde projelendirilmeli ve projeye uygun olarak inşa edilmeli. Projelendirmede bölgesel iklim şartları dikkate alınmalı. Proje, özellikle karlı bölgelerde üzerinde kar birikmiş çatının, aynı zamanda rüzgar ve deprem etkisi altındaki davranışı dikkate alınarak yapılmalı.” dedi.

Çatılarda kullanılacak malzemelerin de önemli olduğunu vurgulayan Yavuz, yapının tipine, coğrafi konuma ve standartlara uygun doğru malzemelerin, ürün kullanım kılavuzlarına uygun olarak kullanılması gerektiğini söyledi. Yavuz, projede tarif edilen malzemelerin proje sahibinin onayı olmadan ve projede gerekli revizyonlar yapılmadan değiştirilmemesi gerekliliğinin de altını çizdi.

Fırtına ve depremde uçan çatılara karşı çatının binaya iyi bağlanması gerekiyor
Çatıların rüzgar ve deprem bağlantılarının hayati önem taşıdığını kaydeden Yavuz, şiddetli rüzgarlı havalarda olduğu gibi depremlerde de sıklıkla rastlanan çatı uçma olaylarının önüne geçilebilmesi için özellikle çatının binaya doğru bağlanmasına özen gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Sağlam çatılar için sadece çivi değil vida ve ankraj sistem kullanılmalı
Çatıların deprem olmasa bile binadaki durumları gereği sürekli basınç ve çekmeye maruz kaldığını hatırlatan Yavuz, “Çatıların betonarme malzemeye bağlantıları, her yönde gelebilecek yükleri alabilecek şekilde uygulanmalı. Sadece çivilerle yapılan bağlantılarda uzun vadede performans düşer. Vida ve ankraj sistemleri kullanılmayan yani betonarme yapıya sabitlenmeyen yanlış uygulamalar, bu noktalarda zayıflığı ve deprem açısından ciddi riskleri oluşturur.” diye konuştu.

Çatıda sadece düşey kuvvetler değil depremdeki yatay yükler de hesaba katılmalı
Türkiye’de çatıların sadece düşey kuvvetler göz önüne alınarak, zaman zaman işin ehli olmayan kişiler tarafından yapıldığına dikkat çeken Yavuz, depremdeki yatay yükleri karşılayan çapraz bağlantıların çatı, kolon, makas düzlemlerinde yapılmaması veya eksik yapılmasının deprem anında hasar ve yıkımlara sebep olduğunu ifade etti. Yavuz, çatıda var olabilecek ve deprem sırasında daha kuvvetli yüklere dönüşebilen kar yükü gibi hususların da dikkate alınarak bağlantıların yapılması gerektiğini söyledi.

Uygun malzeme ve doğru montaj hayat kurtarır
Deprem sırasında kalkan duvarların devrilmeleri ya da en azından sıva parçalarının düşmesi sık görülen bir durum. Bu da zaten panik halinde olan kişilerin üstlerine yıkılan ya da düşen parçalar nedeniyle can kaybına yol açabiliyor. Bu noktada Yavuz, mimarların çatıları uygun malzeme ve doğru montajla, yıkılmayacak şekilde tasarlamaları gerektiğini ifade etti.

Çatı uygulamasını yapacak firma ve ustaya dikkat
Çatı imalatını yapacak firma ve çatı ustalarının önemine de değinen Yavuz, “Çatılarda çalışacak kişilerin çatı sistemleri, çatı yapımı ve teknikleri, yüksekte çalışma ve iş güvenliği konularında eğitimleri ve sertifikaları olmalı, sosyal sigortalar ile ilgili güncel mevzuata uyulmalı. Yapılan iş her safhasında çatı konusunda uzman bir teknik eleman tarafından kontrol altında tutulmalı. Biz ÇATIDER olarak sektörün ihtiyaç duyduğu uzman uygulama usta ve teknikerleri eğitiyoruz.” dedi.

Çatılarla ilgili tek uzman başvuru mercii ÇATIDER
Tüketicilerin, mimar, mühendis ve müteahhitlerin çatılarla ilgili her türlü konuda bu alandaki tek başvuru mercii olan ÇATIDER’e başvurabileceklerini açıklayan Yavuz, bugüne kadar 452 kişiye çatıcılık eğitimi vererek usta ve çıraklar yetiştirdiklerini, 2007-2008 yıllarında Türkiye genelinde 25 il veya ilçede 29 Mimarlar Odası’nda 1.150 mimara “Çatı Sistemleri Eğitimleri” verdiklerini anlattı. ÇATIDER’in geliştirdiği “Çatıcılık Mesleki Eğitim Müfredatı”nın bugün okullarda referans alınarak uygulandığını belirten Yavuz, derneğin çatı sektörü ile ilgili meslek standartlarını hazırladığını ve en son Mayıs ayında bu standartlardan birinin yürürlüğe girdiğini ifade etti.

Yavuz, 2012 yılı başından itibaren inşaatlarda sertifikalı işçi çalıştırılmasının zorunlu hale gelmesi sonucunda çatı ustalarının belgelendirilmesine yönelik olarak ÇATIDER’de düzenlenen kurslarda, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), İŞKUR ve ÇATIDER onaylı Çatı Ustası Belgesi verdiklerini, şimdiyse Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile Türkiye genelindeki 22 meslek okulunda verilecek kurslar için hazırlandıklarını söyledi. ÇATIDER’in hazırladığı “Çatı Kaplama Malzemeleri Uygulama Detayları Kılavuzu”nun inşaat sektörü ve akademik açıdan Türkiye’de ilk ve tek olduğunu bildiren Yavuz, bu yayının yalıtım ve çatı kaplama malzemelerinin bir sistem içinde nasıl uygulanacağını gösteren önemli bir kılavuz olduğunu vurguladı.