Çelik sektörü, üretime ileri teknoloji entegre ediyor

Çelik İhracatçıları Birliği de sektörün üretim tekniklerini güncelleyebilmesi için “Çelik Sektörünün Teknolojik ve Yapısal Dönüşüm Çalıştayı”nı düzenledi

Çelik sektörü, üretime ileri teknoloji entegre ediyor

Çelik İhracatçıları Birliği de bu amaçla sektör temsilcilerinin dünyadaki teknolojik yenilikleri yakından takip etmesi ve üretim tekniklerini güncelleyebilmesi için dünyanın önde gelen çelik firmalarından yetkililerin katılımı ile “Çelik Sektörünün Teknolojik ve Yapısal Dönüşüm Çalıştayı”nı düzenledi.

Türk çelik sektörü 2023 yılı Türkiye ihracat hedefinin 55 milyar dolarını üstlenmeye odaklanarak çalışmalarını sürdürüyor. Sektör, bunu başarabilmek için ise katma değerli üretim ile ihracat değerinin artırılması, hurda bağımlılığını azaltılması, cevherden üretimin artırılması ve teknolojiyi sektöre entegre ederek yeni üretim tekniklerinin geliştirilmesi konularına yoğunlaştı. Çelik İhracatçıları Birliği de sektör temsilcilerinin günün değişen koşullarına uyum sağlayarak rekabet gücünü artırması için 26-29 Mayıs tarihleri arasında “Çelik Sektörünün Teknolojik ve Yapısal Dönüşüm Çalıştayı”nı düzenledi. Birlik bünyesinde faaliyetlerini sürdüren MATİL A.Ş; T.C. Kalkınma Bakanlığı, T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İstanbul Kalkınma Ajansı ve Türkiye Çelik Üreticileri Derneği desteğiyle organize edilen çalıştayın ana konusu mevcut elektrikli ark ocak tesislerinde hurda yerine alternatif hammaddeler kullanılarak üretim maliyetlerinin düşürülmesiydi.

Çelik İhracatçıları yapısal dönüşüm çalıştayında buluştu
Çin, İtalya, Avusturya, İngiltere, Rusya, Hindistan ve Almanya’nın çelik tesislerini kuran ve ekipmanlarını üreten firmalardan yetkililerin katıldığı çalıştayda sektör temsilcilerine yatırım alternatifleri ve üretim maliyetini düşürücü çözümler anlatıldı. Dört gün boyunca süren çalıştay sonunda ise aktarılan bu tekniklerin Türk çelik sektörüne entegre edilebilmesi için acilen yapılması gerekenler belirlendi. Öncelikle fizibilite çalışmaları için gerek ark ocaklı gerekse entegre tesislerin temsilci ve danışmanları ile bir çalışma grubu oluşturulacak. Ardından 1 ve 2 milyon ton civarında üretim yapan tesislerin bir araya gelerek kuracağı sıvı metalden üretim yapılabilecek ortak bir tesisin yaratacağı fayda vurgulandı. Söz konusu tesis için gereken arazi ve izinler ile ilgili alınabilecek devlet destekleri belirlenecek. Son olarak yatırım optimizasyonu ve yurtiçi kaynakların kullanılması konusunda çalışmalar yapılacak.

Ayrıca çalıştay süresince değişik yatırım büyüklüklerine göre yatırım maliyetleri, mevcut veya beklenen hammadde fiyatlarına göre üretim maliyetleri, finansman gereçleri, önerilen teknolojilerin avantajlı yönleri gibi birçok ana madde de çelik sektörü temsilcilerine detayları ile aktarıldı.

Çalıştayın genel değerlendirmesini yapan Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, “Türk çelik sektörü olarak üretim ve ihracatta zor günler geçiriyoruz. Bu zorlukta her geçen gün artarak devam ediyor. Geçtiğimiz yıl üretimde dünya sekizincisi olan sektörümüz, 2015’in ilk dört ayında dokuzunculuğa geriledi. Oysa sektörümüzün potansiyeli çok daha yüksek. Bu potansiyeli kullanabilmemiz ve ihracat gelirimizi artırabilmemiz için ise katma değerli ürün üretmemiz gerekiyor. Bunu başarabilmek ve dünya ile rekabet edebilmek için de yeni teknolojileri üretim hatlarına adapte etmemiz kaçınılmaz hale geldi. Artık yolumuza yalnızca inşaat çeliği üreterek devam edemeyiz, yeni teknolojileri kullanarak ürün çeşitliliğimizi artırmalıyız. Bu doğrultuda birliğimiz bünyesinde faaliyetlerini sürdüren MATİL şirketimiz tarafından düzenlenen “Çelik Sektörünün Teknolojik ve Yapısal Dönüşüm Çalıştayı” ile firmalarımızın dünyadaki yeni teknolojiler konusunda detaylı bilgi sahibi olmasını sağladık. Dört gün boyunca mevcut ark ocaklı tesislerimizin rekabet gücünün artırılması, yeni yatırım alternatifleri, cevherden üretim yapan entegre tesislerin kurulumu gibi önemli başlıklar ele alındı. Son teknolojiler ve dünyadaki çözüm önerileri yurtdışından gelen önemli firmalarımızın yetkilileri tarafından aktarıldı. Çalıştay, sektör temsilcilerimizin dünyayı yakından takip edebilmesi, eksiklerin tespiti ve yapılması gerekenlerin belirlenmesi açısından oldukça verimli oldu” dedi.

Ekinci, “Dünya koşullarında rekabet koşulları zor. Bizler birbirimizin rakibi değiliz. Asıl rakiplerimiz yurtdışındaki üreticiler. Bu nedenle Türk çelik sektörünün yükselmesi için hep birlikte hareket etmeliyiz. Yeni teknolojilere odaklanmalı, maliyetlerimizi en aza indirerek ürün çeşitliliğimizi artırmalı ve bunu yapmamızı sağlayacak yeni yatırımlar için adımlar atmalıyız” diyerek sözlerini bitirdi.

Çalıştay süresince çelik sektörü temsilcilerine destek veren T.C Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakan Danışmanı Ahmet Taşkın ise yaptığı konuşmada “Türkiye’nin 2023 yılı hedefi dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almak. Çelik sektörümüze baktığımızda dünya dokuzunculuğu ile bu hedefi çoktan başarmış olduğunu görüyoruz. Ancak sektörün rekabet gücünün artırılması için iki konuyu çözmesi gerekiyor. Bunlar hurda bağımlılığının azaltılması ve katma değerli üretimin artırılması. Her iki konuda sektörün yapısal bir dönüşüme girmesi gerekiyor. Bunu da yeni teknolojileri üretim faaliyetlerine entegre ederek ulaşacaktır. Sektör temsilcileri, çalıştay ile dönüşümü sağlayacak yatırımlar için gereken tüm teknikler, maliyetler, avantajlar, yer temini ve tüm fizibilite çalışmaları konusunda bilgi edindi. En kısa sürede yeni yatırımlar için adımlar atılacaktır” dedi.