‘Değer artış kazancı vergisi’ konut satışlarını etkiler mi?

Evini satmak isteyenlerden kademeli olarak alınacak değer artış kazancı vergisi konut sektörünü nasıl etkileyecek? Emlakwebtv sordu, inşaat sektörü temsilcileri, hukukçular ve emlakçılar yanıtladı. İşte yanıtlar…

‘Değer artış kazancı vergisi’ konut satışlarını etkiler mi?

28 Nisan 2014 / emlakwebtv   Haber: Elif Akın
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye genelinde 2013 yılında 1 milyon 157 bin 190 konut, Mart 2014’te ise 87 bin 617 konut satıldı. Ancak Yeni Gelir Vergisi Kanunu Tasarısı evini satmak isteyenlerin hevesini kursağında bırakmış durumda. Zira kademeli ‘değer artış kazancı vergisi’ getiriliyor. Yani ev sahipleri konutlarını aldıkları tarihten en az iki yıl ve daha fazla süre içinde satmak isterse bu süreden doğan değer artış kazancını kademeli bir şekilde gelir vergisi olarak ödeyecek.

Mevcut uygulamada ise evini satın aldığı tarihten 5 yıl içinde satmak isteyenler değer artış kazancı adı altında gelir vergisi ödüyor. Eğer konut satışı 5 yıldan daha fazla bir süre sonra gerçekleştiğiyse elde edilen kazanç vergilendirilmiyor. Fakat yapılacak değişiklikle bu ‘5 yıl kuralı’ kaldırılıyor.

Geçtiğimiz günlerde Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan bir özelgeyle konut satın alırken ödenen tapu harçlarının değer artış kazancı vergisinden düşüleceği açıklandı. Bu durum evini satmak isteyenlerin ödeyeceği değer artış kazancını düşürse de tamamen ortadan kaldırmadığından vatandaşların tepkisini çekmeye devam ediyor. Sektör temsilcileri ise bu durumun evini satmak isteyenlere ek bir maliyet getirdiğini söylese de genel olarak gayrimenkul sektörünü çok olumsuz etkilemeyeceği kanaatinde.

“Gayrimenkul yatırımcısının kararlarını etkilemez”
Bahçeşehir’de 200 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilen yeni projesi Hi-Fit’i görücüye çıkaran Dumankaya İnşaat’ın Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dumankaya, konutunu satmak isteyenlerin değer artış kazancından kaynaklanan gelir vergisi ödemesiyle ilgili şöyle konuştu:  “Zorunlu gelecek bu vergi, tapu harcının düşülmesi kısmen de olsa maliyetleri azaltacak. Doğan bu vergi her durumda; hem yeni konut alıcısını hem de kentsel dönüşümde evini yenileyeceklere ilave getirecek. Bu anlamda maliyetleri artıcı özelliği var.”

Sektör açısından bakıldığında ise bu yasa değişikliğinin müşteri portföylerinin yüzde 60’ını oluşturan gayrimenkul yatırımcılarını etkileyebileceğini belirten Dumankaya, “Hem kentsel dönüşümde yaşanan pozitif ivmeyi hem de gayrimenkul yatırımcısının proje ve hizmet odaklı aldığı kararlarını etkileyeceğine ihtimal vermiyorum” dedi.

Dumankaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üstelik gayrimenkul değer artışının vergilendirilmesi ile ülke ekonomisinin büyümesine de katkı sağlanabilir. Ayrıca bu düzenleme ile kentsel dönüşüm alanlarındaki değer artışının adaletli bir şekilde vergilendirilmesi kent içindeki toplumsal barışı da beraberinde getirecektir.”

“Vergi, yatırımcı tarafından iyi karşılanmaz!”
Kartal’da hayata geçirdikleri Lapis Han projesinde teslimlerin bitip, tapu devirlerinin başladığını, Maslak ve Ataşehir bölgesinde ise iki yeni projede imza aşamasına geldiklerini söyleyen Gürallar Yapı Genel Müdürü Evrim Karayel, “Her türlü vergi, yatırımcının net karının azalmasına sebebiyet vereceği için yatırımcı tarafından iyi karşılanmayacak” dedi. Karayel, sözlerine şöyle devam etti: “Konut satışlarında değer artış kazancı ödenmesi konut satışlarının bir nebze yavaşlamasına da sebep olacaktır. Ancak en önemli yatırım araçlarından biri olan gayrimenkul yatırımları hala önemini ve değerini korumaya devam edecek.”

“Kademeli vergi alınması daha doğru”
Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz ise gelir artış kazancından doğan vergilendirme konusunda mevcut ‘5 yıl kuralı’ yerine gelmesi konuşulan kademeli vergilendirmenin daha doğru olduğu kanaatinde. “Vergilendirme açısından 5 yıl gayrimenkulü elinde tutup vergiyi sıfırlayarak satmak yerine satışlardan yılına göre kademeli olarak değer artış kazancı almak daha doğru” diyen Kiraz, bu durumun sadece elinde çok sayıda gayrimenkulü olanı etkileyeceğini belirtti. Oturmak için gayrimenkul satın alan tüketicilerin değer artış oranından çok etkilenmeyeceğini dile getiren Kiraz, gayrimenkulü uzun süre elde tutmanın cazibesinin kalmayacağını söyledi.

“Esas sorun tapu beyan değerinin farklı olması”
Kademeli vergilendirme konusunun al-sat yapanlar dışında gayrimenkul piyasasını olumsuz etkilemeyeceğini ifade eden Altın Emlak Genel Müdürü Hakan Erilkun ise esas sorunun gayrimenkul satış değerleri ile tapudaki beyan değerlerinin farklı olması olduğunu vurguladı. Erilkun, “Türkiye’de İstanbul Bahçeşehir hariç hemen hemen bütün bölgelerde gayrimenkul satış değerleri ile tapu beyan değerleri arasında minimum 3 kat fark var. Devlet de inşaat sektörünü tam olarak kayıt altına alamadığı için aradaki gelir kaybını ekstra vergilerle gidermeye çalışıyor “ şeklinde konuştu.