Doğal taşçıların gözü Cannes'da

Bu seneyi "Dünya Türk Doğal Taşları Yılı" ilan eden İstanbul Maden İhracatçıları Birliği, Çağla Cabaoğlu’nun artistik direktörlüğünü yaptığı, sanatçı Ozan Türkkan’ın tasarladığı özel bir stant ile 14-17 Mart tarihinde Fransa Cannes’da düzenlenen MIPIM fuarına katılıyor

Doğal taşçıların gözü Cannes'da

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB), Türkiye’nin en değerli ihracat ürünlerinden olan doğal taşı tanıtmak ve ihracatını artırmak amacıyla 2017’yi "Dünya Türk Doğal Taşları Yılı" olarak belirledi. Bu kapsamda yıl boyu çeşitli projeler planlayan İMİB, bunlardan birini dünyanın en büyük gayrimenkul fuarı olan MIPIM’e katılarak gerçekleştiriyor.

Birlik olarak MIPIM’e katılmalarının önemine dikkat çeken İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kahyaoğlu, “Dünyanın en büyük ve en önemli gayrimenkul platformu; farklı ülkelerden mimar, müteahhit ve sektör temsilcisini bir araya getiriyor. Fuarda Turkish Stones markasını ve 400’ü aşkın renk ve desendeki Türk doğal taşlarını potansiyel müşteri kitlesine tanıtacağız. Fakat bu kez alışılagelmişten farklı olarak, sanat ve teknolojiyi birleştiren bir anlayışla kendimizi anlatacağız. Çağla Cabaoğlu ve Ozan Türkkan doğal taşa çağdaş bir yorum getiren ve sanatsal kurgusu olan stant tasarladılar. Bu çalışmanın çok ilgi çekeceğine ve amacımıza ulaşacağımıza inanıyorum” dedi.

Ar-Ge konusunda hassas davrandıklarını ve yenilikçi düşünerek doğal taşı katma değeri yüksek bir ürün haline getirdiklerini söyleyen Kahyaoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birlik olarak var olduğumuz pazarlarda daha da güçlenmek ve yeni pazarlar bulmak önceliğimiz. Bu yıl hedefimiz 2,2 milyar doların üstünde ihracat yapmak. Ana hedefimiz ise, 5 yıl sonra 6 milyar dolar doğal taş ihracatı gerçekleştirmektir”.

Doğadan sanata Türk doğal taşının büyüsü

Eserle dünyaya Türkiye’nin yüzünü sanatla göstermek istediklerini söyleyen projenin Artistik Direktörü Çağla Cabaoğlu, sanatçı Ozan Türkkan’ın bu topraklardaki kültürel katmanları, yaşanmışlıkları ve entelektüel birikimi yansıtmak amacıyla Anadolu Selçuklulara özgü altıgen bir oturma alanı tasarladığını belirtti.