Dönüşüm tek çaremizdi, heba edildi

Nepal'de yaşanan deprem ve korkutucu boyutları, Türkiye'ye deprem gerçeğini yeniden hatırlattı. Prof. Naci Görür, depreme karşı tek çare olan kentsel dönüşümün "heba edildiğini" açıkladı

Dönüşüm tek çaremizdi, heba edildi

Nepal'de yaşanan felaketin ardından Türkiye deprem gerçeğini yeniden hatırladı. Deprem uzmanları, Türkiye'de yürütülen çalışmaları eleştirerek, "kentsel dönüşüm sürecinin" heba edildiğini ve depreme karşı tek savunma planımızın da çöpe atıldığı görüşünde birleşti.

Kentsel dönüşüm mü, müteahhitlik projesi mi?
Konuyla ilgili olarak bir açıklama yapan Prof. Naci Görür, kentsel dönüşüm sürecinin "hangi bilimsel verilere göre hareket ettiğinin" henüz anlaşılmadığı üzerinde durdu ve  "Kentsel dönüşüm mü, müteahhitli projesi mi? Dönüşüm neye göre, hangi bilimsel verilere göre ilerliyor?" sorusunu sordu.

Yıkılan binalar, belki de depreme dayanıklıydı
Tüm uyarılara rağmen, çalışmaların yeterli düzeyde bulunmadığının altını çizen Prof. Görür,  depreme dayanıklı binaların yerine rezidans türü lüks binaların üretimine başlandığını ve bir mühendislik projesinin yürütülmekte olduğunu söyledi. Görür: "İki sene önce, depremin yüzü suyu hürmetine bir yasa çıkardılar, kentsel dönüşüm başlattılar. Fakat dönüşüm İstanbul'u depreme dayanıklı duruma getirmekten uzak. Rantsal dönüşüme dönüştü. Dönüşüm diye yıkılan binalar belki de dayanıklı binalardı. Dönüşümün uğramadığı semtlerde on binler ölürse hesabını kim verecek?" dedi. 

Yalnızca İstanbul'daki güvensiz bin sayısı 960 bin
Görür, Marmara Denizi içerisindeki fay hattından kaynaklı 7 ya da 7.2'lik depremin " şehir için tehdit oluşturmayı sürdürdüğünü de belirterek: 

"İstanbul'da 960 bin bina deprem için güvenli durumda değil. Binaların tipine dair bir envanter bile hala çıkarılmamış durumda. Binaların kaçının depreme dayanıklı olduğunu bilmiyoruz. " ifadelerini kullandı. 

Depremde en çok neresi etkilenecek
Prof. Naci Görür'e göre, İstanbul'da yaşanacak bir depremde özellikle sahiller ve Marmara'ya yakın yerler etkilenecek. İkinci Boğaz Köprüsü'nü baz alan ve doğu-batı eksenli düz bir çizginin güneyinde kalan alanların tümünün, olası bir depremi 1999 yılındakilerle kıyaslanamayacak derecede yüksek biçimde hissedeceğini belirten Görür: "Bu kesimler şiddetle sarsılacak. Kuzeyde kalanlar ise 1999 depremlerindeki kadar hissedecek..." dedi.