Dünyanın gözü Nükleer Güvenlik Zirvesi'nde

Dünya ülkelerinin liderleri 31 Mart-1 Nisan tarihlerinde Washington'da düzenlenecek Nükleer Güvenlik Zirvesi için ABD'de toplanıyor. Toplantının ana gündemini nükleer ve radyoaktif maddelerin muhafazası ve uluslararası işbirliğinin artırılması konusu oluşturacak

Dünyanın gözü Nükleer Güvenlik Zirvesi'nde

Dünya ülkelerinin liderleri, nükleer ve radyoaktif maddelerin muhafazası, nükleer terörizm tehdidine karşı mücadele ve bu konularda uluslararası işbirliğinin artırılması gibi konuları görüşmek üzere ABD'de toplanacak. 31 Mart-1 Nisan tarihleri arasında Washington'da düzenlenecek olan Nükleer Güvenlik Zirvesi'nde Türkiye'yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan temsil edecek. 

ABD nükleer yatırımlarında düşüş
Böylesine önemli bir zirveye ABD'nin ev sahipliği yapmasının bir kaç önemli gerekçesi bulunuyor. Her şeyden önce ABD, nükleer enerji yatırımları açısından dünyanın en önemli gücü durumunda. Buna rağmen ABD'de Nükleer Enerji yatırımlarının son yıllarda gözle görülür bir düşüş yaşadığı görülüyor. Çalışabilir durumdaki reaktör sayısının yıllar sonra sembolik eşik olarak 100'ün altına düştüğü ülkede, en son Nükleer reaktör aktivasyonu 1996 yılında gerçekleşti. Kuşkusuz bu düşüşte tüm dünya açısından büyük bir korkuya neden olan Çernobil kazasının da büyük bir etkisi bulunuyor.  ABD'de aktif olarak çalışmakta olan 99 reaktörün yaş ortalaması ise 35, lisans süreleri ise 40 yıl düzeyinde. 

ABD'de nükleer santrale destek azalıyor
Bundan çok daha önemlisi ise ABD'de sosyolojik profilin Nükleer Santral Yatırımlarına sunduğu destekteki düşüş olarak gözüküyor. Yapılan bir araştırmaya göre Çernobil Kazası sonrasında bile yüzde 60'lara dayanan toplumsal destek, ilk kez yüzde 50'nin altına düşmüş gözüküyor. Yapılan son son ölçümler destek oranının karşıtlara göre yüzde 43'e yüzde 54 düzeyine çıktığını gösteriyor. Uzmanlar bu profil değişikliğin nedenleri arasında petrol ve gaz fiyatlarındaki düşüşün nükleer enerjinin rekabet şansını düşürmesi olarak gösteriyor. Bir diğer deyişle, nükleer santrallerin yapım maliyetlerinin diğer enerji türlerine göre yüksek bir düzeyde seyretmesi, ilgiyi bir hayli azaltmış gözüküyor.