Ekonomi soğudu, inşaat dondu

Türkiye ekonomisini soğutmaya yönelik tedbirlere, Konutta KDV ve Yeni Tüketici Kanunu’ndaki yeni düzenlemeler inşaat sektörünü olumsuz etkiliyor

Ekonomi soğudu, inşaat dondu

18 Eylül 2012 / emlakwebtv

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği’nin (GYODER) hazırladığı Türkiye ve Dünya Gayrimenkul Sektörü 2012 İkinci Çeyrek Raporu yayınlandı. Raporda, dünya ve Türkiye ekonomisi genel değerlendirmeleri ile birlikte gayrimenkul / inşaat sektöründeki 2012 ikinci çeyrekte kaydedilen gelişmeler ele alındı.

GYODER'in Türkiye ve Dünya Gayrimenkul Sektörü 2012 İkinci Çeyrek Raporu'nun satırbaşları şöyle: Yapı ruhsatlarında ve kullanım izin belgelerinde artış, konut kredilerinde durağanlık, yeni konut kredisi kullanımında sınırlı artış, konut satışları ikinci çeyrekte arttı, mevcut konut fiyatlarında artış eğilimi sürüyor, yeni konut fiyatlarında artış yavaşladı, %4 hedefinin altında kalınabilir, Ekonomiyi soğutmadan en çok inşaat sektörü etkilendi, Tüm etkenlerle birlikte ilk 6 ay sonuçları oluştu, İlk 6 ay kritik mesajlar veriyor.

Yapı ruhsatlarında ve kullanım izin belgelerinde artış
Yılın ikinci çeyrek döneminde alınan yapı ruhsatları sayısında bir önceki çeyrek döneme göre yaklaşık iki katı artış, geçen yılın aynı çeyrek dönemine göre ise yüzde 37 artış gerçekleşmiştir. Bu artış yeni konut başlangıçları için olumlu bir gelişmedir. Yapı kullanım izin belgeleri sayısı da yılın ilk çeyreğine göre yüzde 19 artış göstermiştir. Tamamlanan konutların arzının sürdüğü görülmektedir. 2012 ikinci çeyreğinden alınan yapı ruhsat sayısı, geçen yılın aynı dönemindeki 164.694 adetin üzerinde 231.966 adet olarak gerçekleşmiştir. Yapı kullanım izin belgesi daire sayısında ise 2011 yılı ikinci çeyreğindeki 144.694 adetlik rakamın altında kalarak 129.562 adet olarak gerçekleşmiştir. 

Konut kredilerinde durağanlık
Yılın ikinci çeyrek döneminde de konut kredilerindeki artış sınırlı kalmış ve yılın ilk yarısında artış yüzde 5.0 olarak gerçekleşmiştir. Yılın ikinci çeyreği sonunda konut kredileri 78.3 milyar TL ile tüketici kredileri içinde %43.8, toplam krediler içinde ise yüzde 10.6 pay almaktadır. Konut kredilerindeki yavaşlama konut talebini de sınırlandırmaktadır. Konut kredi faiz oranı ortalaması, 2012 yılı ikinci çeyreğinde; geçen yılın aynı dönemindeki %1’in üzerine çıkarak, %1.21 olmuştur. Takipteki konut kredilerinin oranı ise 2011 ikinci çeyreğindeki %1.01’lik oranın altına düşerek, 2012 ikinci çeyreğinde %0.82 olarak gerçekleşmiştir. 

Yeni konut kredisi kullanımında sınırlı artış
Yılın ilk çeyrek döneminde kullanılan yeni konut kredileri 4.8 milyar TL ile oldukça düşük kalmıştır. Yılın ikinci çeyrek döneminde ise 6.8 milyar TL tutarında dönem içi yeni konut kredisi kullanımı olmuştur. Yılın ikinci çeyreğindeki bu dönem içi konut kredisi kullanımı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 gerilemiş olmakla birlikte son dört çeyrek dönemin en yüksek gerçekleşmesidir.

Konut satışları ikinci çeyrekte arttı
Yılın ikinci çeyrek döneminde konut satışları 106 bin adetin üzerinde gerçekleşirken yılın ilk çeyreğindeki satışlara göre yüzde 10.4 artmıştır. Ancak konut satışları geçen yılın canlı geçen ikinci ve dördüncü çeyreğindeki satışların altında kalmaya devam etmektedir. Konut kredisi kullanımındaki zayıflama ile konut satışlarındaki göreceli düşük veriler örtüşmektedir. 2012 ikinci çeyrekte konut satış adetleri; 2011 yılı ikinci çeyreğindeki 107.308 rakamının çok yakınında 106.035 adet olarak gerçekleşmiştir. 

Mevcut konut fiyatlarında artış eğilimi sürüyor
2012 yılının mevcut konut fiyatlarında hissedilir bir artış görülmektedir. Türkiye genelinde konut fiyatları endeksi ikinci çeyrek sonunda 106.7 olurken, Temmuz ayı sonunda 109.3’e yükselmiş ve ilk yedi ayda artış yüzde 8.4’e ulaşmıştır. İstanbul ve İzmir’de konut fiyatları daha hızlı artmaktadır. Konut fiyat endeksi (2007=100); 2011 yılı ikinci çeyrekteki 96.4’ün üzerine çıkarak, 2012 yılı ikinci çeyreği 106.7 ile tamamlamıştır.

Yeni konut fiyatlarında artış yavaşladı
Yeni konut fiyatlarında artış ise yılın ikinci ve üçüncü çeyrek döneminde göreceli olarak yavaşlamıştır. Geçen yılın son çeyreği ile yeni yılın ilk çeyreğinde yüzde 9 artan yeni konut fiyatlarında artış kademeli olarak düşmektedir. İkinci ve üçüncü çeyrekte konut talebindeki yavaşlama fiyat artışlarını da sınırlandırmaktadır. Yeni konut fiyat endeksi (2010 Ocak=100); 2011 yılı ikinci çeyrekteki 108.2’nin üzerine çıkarak, 2012 yılı ikinci çeyreğini 121.8 ile tamamlamıştır. 

“%4 hedefinin altında kalabilir” 
Türkiye ve Dünya Gayrimenkul Sektörü - 2012 İkinci Çeyrek Dönem sonuçlarını değerlendiren GYODER Başkanı Işık Gökkaya, “2012 yılı ikinci çeyrek döneminde Türkiye ekonomisinde büyüme yavaşlamış ve beklentilerin de altında kalmıştır. Ekonomiyi soğutma önlemlerinin, yılın ikinci çeyreğinde daha etkili olduğu görülmektedir. Büyümede yavaşlama, hemen tüm alt sektörlerde hissedilmektedir. İlk yarıyıl performansına bağlı olarak, yıl genelinde yüzde 4 hedefinin altında kalınması olasılığı artmaktadır.” dedi.

Dünya ekonomisinde de büyümenin yavaşlamaya devam ettiğini belirten Gökkaya, “Küresel ölçekte genele yayılan yavaşlama, gelişen ülkelerde de etkili olmaktadır. Küresel yavaşlama, küresel gayrimenkul sektörünü ilk çeyrekte olduğu gibi sınırlamaya devam etmektedir.” açıklamasında bulundu. 

“Ekonomiyi soğutmadan en çok inşaat sektörü etkilendi”
Ekonomik soğutma önlemlerinden en çok etkilenen sektörün inşaat sektörü olduğunu belirten Işık Gökkaya, şunları söyledi: “Türkiye’de inşaat sektöründe büyüme yılın ikinci çeyrek döneminde durmuştur. Ekonomik soğutma önlemlerinden en çok etkilenen inşaat sektörü olmuştur. İkinci çeyrekte özellikle özel sektör inşaat harcamaları zayıflamıştır. Talep tarafındaki yavaşlama yanı sıra konutlarda KDV düzenlemesi belirsizliği konut inşaatları tarafında duraklama yaratmıştır. Konut sektöründe yılın ikinci çeyreğinde özellikle konut satışları ve konut kredisi kullanımı yavaşlamaya işaret etmektedir. Sıkılaştırma politikaları konut talebini de sınırlandırmaktadır. Ticari gayrimenkul sektöründe ise ofis ve otel piyasasında hem arz hem de talep tarafında hareketlilik devam etmektedir. AVM pazarında sınırlı büyüme, lojistik pazarında ise geleneksel sınırlı faaliyetler gözlemlenmektedir”. 

Yılın üçüncü çeyrek döneminde de inşaat ve gayrimenkul sektörlerinde faaliyetlerin zayıf seyrettiğinin gözlemlendiğine de dikkat çeken Gökkaya, “Yılın son çeyreği için ise mevsimsel bir hareketlenme beklentisi bulunmaktadır. Bununla birlikte konut sektörüne yönelik KDV uygulaması gibi düzenlemelerin hayata geçirilmesi halinde yavaşlamanın kalıcı olacağı endişesi de artmaktadır.” uyarısında bulundu. 

“Tüm etkenlerle birlikte ilk 6 ay sonuçları oluştu”
GYODER Başkanı Işık Gökkaya, Türkiye gayrimenkul sektörünü 2012 yılında, ekonomiyi soğutma çalışmalarının yanı sıra Kentsel Dönüşüm’ün yeterince hareketlenmemesi, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve yabancılara gayrimenkul satışı ile ilgili yeni yasal düzenlemelerin henüz devreye girmemesi gibi etkenlerden de olumsuz etkilendiğini belirtti. Ayrıca KDV ve Tüketici Kanunu’ndaki yeni düzenlemelerde yaşanan belirsizliğin tüketici üzerinde yarattığı tedirginlikler gibi bazı yan faktörlerin de, zaten sektörde ‘düşük mevsim olan 2012 ilk yarısındaki beklentilerin altında kalan gelişmeleri tetiklediğini dile getirdi. 

“İlk 6 ay kritik mesajlar veriyor”
2012 ilk 6 ay sonuçlarının, gayrimenkul sektörü açısından kritik mesajlar verdiğine dikkat çeken Işık Gökkaya, “Öncelikle konut kredi faiz oranlarının %1’in altına çekilmediği takdirde, gayrimenkul sektörünün yılı, öngörülerin de altında olan %4’lük bir büyümenin üzerinde tamamlaması mümkün olmayacaktır. Zira bugünkü faiz oranları ile konut kredisini, ayda 3.500TL ve üzeri geliri olan oldukça Türkiye’de oldukça düşük bir kesim kullanabiliyor. Bununla birlikte yeni yasal düzenlemelerin, tamamlayıcı unsurlarıyla birlikte biran önce devreye alınması gerekmektedir. Yine sektörümüzü yakından ilgilendiren; ikincil piyasaların oluşturulması, imar hakkının transferi, imar hakkının menkulleştirilmesi, gayrimenkul sertifikası gibi alternatif finans kaynaklarının biran önce oluşturulması, olgunlaştırılması gerekmektedir. Orta vadede ise; GYO’ların sayı ve değerlerinin, sektörün büyüklüğüne paralel olarak artması gerekmektedir.” uyarılarında bulundu.