Emlakçı yasasına itirazlar güçleniyor

Taşınmaz Ticaret Hakkında Yönetmelik Taslağına itirazlar her geçen gün güçleniyor. Gayrimenkul danışmanlık alanında faaliyet gösteren önemli markalar, taslağın bu haliyle yasalaşması halinde sektörü baltalayacağı görüşünde...

Emlakçı yasasına itirazlar güçleniyor

6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında ele alınan Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik Taslağı'na yönelik eleştiriler her geçen gün büyüyor. Gayrimenkul danışmanlık alanında faaliyetlerini sürdüren çok sayıda firmanın yasaya itirazları ise her geçen gün büyüyor. Konuyla ilgili olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü Perakende ve Elektronik Ticaret Dairesi'ne yasanın düzeltilmesi yönündeki itirazlar yoğunlaşırken, sektör temsilcileri taslağın bu şekilde yasalaşması halinde faaliyetlerin önemli oranda baltalanacağı görüşünü savunuyor.

Taslak hazırlanırken sektörden bilgi alınmadı

Söz konusu taslağın bu haliyle yasalaşması halinde gayrimenkul danışmanlık alanında faaliyet gösteren firmalar ve sektörel çalışmalar açısından baltalayıcı bir düzenlemenin uygulamaya alınmış olacağını söyleyen Altın Emlak Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Özelmacıklı, maddeler hazırlanırken sektör temsilcilerinden bilgi alınmadığını iddia etti. Özelmacıklı, dikkate alınmayan bir diğer unsurun ise 6098 sayılı Borçlar Kanunu olduğuna da dikkat çekerek, kanunda sözleşme kurulunca hizmet bedeline hak kazanılacağının belirtilmiş olduğunu hatırlatarak, taslakta herhangi bir haklı neden olmadan sözleşmeden cayılması durumunda cayan tarafın yalnızca hizmet bedelinin yüzde 10'unu talep edebileceğinin belirtildiğine dikkat çekti.

Borçlar kanunu ile çelişkili

Taslağın borçlar kanunu ile çeliştiğine vurgu yapan Özelmacıklı: "Gene kanunda sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması zorunlu iken, taslakta aynı konuda birden fazla emlakçı ile sözleşme yapılabileceği yazıyor. Kanuna göre hizmet bedelinde ücret belirlenebilir, belirlenmemişse tarifeye uyulur denirken, taslakta ise hizmet bedelini toplamda yüzde 3 olarak sınırlandırılıyor. Bu oran mutlaka mevcut hali ile alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı olacak şekilde korunmalıdır" şeklinde konuştu. 

Eksiklikler ve ne olmayan ifadeler

Özelmacıklı, taslakta geçen ifadelerin net olmadığını ve yetersiz bir nitelik taşıdığını da hatırlatarak ofis metrekaresinin net ya da brüt şartının dahi açıklanmamış olduğuna dikkat çekti. Yetki belgesi verilme şartında ise NACE Mesle gurubu sınıfının belirtilmemiş olduğunu hatırlatan Özelmacıklı: "Halbuki yetki belgesi sadece gayrimenkul acentelerinin faaliyetleri kapsamında verilmelidir. Yetki belgesi olmayan kişiler ilan girememeli, ilan girişlerinde malik kontrolü sağlanabilmelidir. Hizmet bedeli sadece alım-satım ve kiralamada belirtilmiş hatta KDV’ye yer verilmemiş. Halbuki sektörümüzde devir, kat karşılığı, kentsel dönüşüm, kira takip ve mülk yönetimi gibi birçok hizmet bulunuyor..." ifadelerini kullandı. 

Emlakçılarla çalışmak zorunlu hale getirilmeli

Halen tartışılmakta olan tasarının taşınmaz ticareti sırasında emlakçı ile çalışmayı zorunlu hale getirmesi gerektiği önerisinde de bulunan Özelmacıklı, ipotek ve haciz bulunup bulunmadığı gibi kontrol gerektiren bir uygulamada emlakçılara yetki belgeleri ile taşınmaz kayıtlarını görüntüleme hakkının da verilmesi gerektiğini belirtti. Altın Emlak Yönetim Kurulu Başkanı kullanılan sözleşmenin taslakta isminin bile geçmemesini eleştirerek: "Yüz milyarlarca dolarlık bir piyasada rol alan biz emlakçıların, daha net ve geniş yetkilerle donatılmaları gerekir. Ayrıca odalara da denetim ve kontrol yetkisi verilmelidir. Sektör bir başıboşluğa terk edilemez..." ded.