Ernst & Young Türkiye araştırdı

İnşaat şirketleri yıllık gelirlerinin yüzde 5’ini usulsüzlük nedeniyle kaybediyor.Usulsüzlüğün şirket kültürü haline geldiği firmalarda gelir kaybı daha büyük oluyor

Ernst & Young Türkiye araştırdı

28 Şubat 2013 / emlakwebtv
Finans ve danışmanlık firması Ernst & Young Türkiye tarafından Türkiye kökenli inşaat şirketlerinde çalışanlarla yapılan araştırma çarpıcı sonuçları ortaya koyuyor. Geçmişten günümüze yaşanan tecrübe ve duyumların bir yansıması olarak usulsüzlük, kamuoyu tarafından neredeyse doğal karşılanıyor.

Ernst & Young’ın Türkiye Usulsüzlük İncelemesi ve Uyuşmazlık Danışmanlığı bölümü tarafından yapılan ve Türkiye merkezli inşaat firmalarının usulsüzlük konusuna yaklaşımını inceleyen araştırma, çalışanların firmaları adına usulsüzlük yapmasının kimi zaman gerekli bulunduğunu ortaya koyuyor. Firma adına usulsüzlük yapmanın kabul edilebilir olduğu bir şirket kültüründe, iç işleyişte de usulsüzlükle daha sık karşılaşılıyor.
Ernst & Young Türkiye Usulsüzlük ve İnceleme Bölümü Müdürü Oytun Önder, inşaat sektörü ile ilgili konular gündeme geldiğinde usulsüzlük iddialarının da hemen akla geldiğini belirterek, şu değerlendirmeyi yapıyor: “Usulsüzlük konusunun kamuoyu tarafından doğal karşılanmasının gerekçeleri değerlendirildiğinde, bu algının geçmişten günümüze dek yaşanan tecrübe ve duyumların bir yansıması olduğu ortaya çıkıyor. İhale süreçlerinin çok fazla rekabetçi olması, seçim kriterlerinin açık-net ve şeffaf olmaması, monopolistik hizmet yapısı, yüksek kar beklentilerini karşılamayan kar marjları, yüksek taahhüt riskleri ve taraflar arasındaki yakın ilişkiler gibi sektörün karakteristik özellikleri, usulsüzlük risklerini artırıyor ve negatif önyargıların artmasına neden oluyor.”
Önder, ACFE’nin (Sertifikalı Usulsüzlük Denetimcileri Birliği) Türkiye’ye ilişkin verileri de içeren 2012 tarihli uluslararası araştırma raporunda, firmaların yıllık gelirlerinin yüzde 5’ini usulsüzlük nedeniyle kaybettiğini belirterek, “Bu genel kayıp oranı usulsüzlük konusunun firmalar için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor” diyor.

Usulsüzlük, şirket kültürü de olabiliyor
Ernst & Young araştırmasında, Türkiye kökenli inşaat firmalarının ortaklarına ve üst düzey yöneticilerine ''inşaat sektöründe usulsüzlük konusu'' ile ilgili 24 adet soru yöneltildi ve alınan 89 farklı yanıt aşağıda ifade edilen çarpıcı sonuçları ortaya çıkardı:
1. Usulsüzlük vakaları sıklıkla yaşanıyor: Araştırmaya katılanların yüzde 48’i, son üç yıl içerisinde bağlı oldukları firmada en az bir kez usulsüzlük vakası yaşadığını ifade ediyor. Yaşanan usulsüzlük vakaları incelendiğinde; çalışanların firmalara ödettiği şişirilmiş veya gerçeği yansıtmayan faturalar, çalışanların yetkilerini üçüncü taraflara fayda sağlamak amacıyla kullanmak için aldıkları komisyonlar, çalışanlar tarafından şirkete ödetilen gerçek dışı masraflar ve firmanın sahip olduğu ekipman ve envanterin amaç dışı kullanılması ve çalınması ön plana çıkıyor.
2. Çalışılan firma adına usulsüzlük yapmak kimi zaman gerekli bulunuyor: Araştırmaya katılanların yaklaşık yüzde 30’u, piyasada ekonomik sıkıntı olması durumunda para ve hediye verme yöntemiyle yeni işler kazanmanın, finansal tabloları manipüle etmenin kabul edilebilir olduğunu ifade ediyor.
3. Şirket kültürü, usulsüzlük konusuna bakışta önemli bir faktör: Çalışılan firma adına usulsüzlük yapılmasının kabul edilebilir olduğu bir şirket kültüründe, iç işleyişte de usulsüzlük ile daha sıklıkla karşılaşıldığı ortaya çıkıyor.
4. Firmaların yüzde 84’ü usulsüzlük risklerini değerlendirme çalışması yapmıyor: Katılımcıların bağlı bulundukları firmaların usulsüzlük ile mücadele edebilmek amacıyla yaptıkları önleyici çalışmalar ve yapılanmalar araştırıldığında, firmaların usulsüzlük ile mücadelede yeterli seviyede olmadıkları görülüyor. Usulsüzlük ile mücadelede kullanılan en yaygın yöntem olan iç denetim yapılanmaları da usulsüzlüğü önlemede tek başına yeterli olmuyor.

Usulsüzlüğü önlemek için ne yapılabilir?

Ernst & Young Türkiye Usulsüzlük ve İnceleme Bölümü Müdürü Oytun Önder, inşaat sektörünün usulsüzlük risklerinden kolay bir şekilde arındırılamayacağı gerçeğinin, mücadele neticesinde sağlanabilecek faydaları gölgede bırakmaması gerektiğini belirterek, şu öneride bulunuyor:
“Üst yönetim tarafından tesis edilecek usulsüzlük karşıtı ortak dil, çalışanlara verilecek farkındalık eğitimleri, geliştirilmiş kontroller, ihbar hattı tesisi, sıklaştırılmış ve kalitesi yükseltilmiş iç ve dış denetimler ile özellikle usulsüzlük tespitine yönelik özel kapsamlı denetimlerin arttırılması gibi önemli adımlar atıldığı takdirde, firmaların karşı karşıya kaldığı usulsüzlük vakalarının sıklığı ve etkisi önemli ölçüde azaltılabilecektir.”