Ersun Bayraktaroglu Emerging Trends in Real Estate raporunu değerlendirdi

PwC Türkiye Gayrimenkul Sektörü Lideri Ersun Bayraktaroğlu Emerging Trends in Real Estate® Europe 2013 - Gayrimenkulde Gelişen Trendler Avrupa 2013 raporunda öne çıkan sonuçları değerlendirdi

PwC Türkiye Gayrimenkul Sektörü Lideri Ersun Bayraktaroğlu raporda öne çıkan sonuçları şöyle değerlendirdi:

“Gelişme beklentilerinde İstanbul’un hala zirvede bulunması sevindirici olmasına rağmen, gayrimenkuldeki uluslar arası yatırımcı girişinin sınırlı düzeyde gerçekleşmiş olması düşündürücü. Raporda da belirtildiği gibi yatırımcı “güvenli limanlar” aramaya, en verimli ve karlı yatırım alanlarını seçmeye devam ediyor. Raporda çok açık bir şekilde vurgulandığı gibi İstanbul’un rakipleri ile en önemli farkı “işlem” azlığı. Bir bölgenin önemli bir gayrimenkul üssü, “güvenli liman” olabilmesi işlem derinliğinin yüksekliği ile orantılı. Pazara girmek isteyen,  kolaylıkla çıkabilme olanaklarını da görmek istiyor. Alıcı ve satıcının sıklıkla bir araya gelip çok işlem yapabildiği pazarlar gayrimenkul yatırımcısının kendisini rahat hissettiği pazarlar oluyor ve gelişiyor. Türkiye pazarının da yatırımcı açısından rahat hissedilen bir pazar olması için gerekli ekonomik, hukuki ve vergisel ortamın sağlanması uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye ve İstanbul’a yıllardır istikrarlı bir şekilde süren yakın ilgisinin “gerçeğe” bir an önce dönebilmesinin en önemli ön koşulu olarak görünüyor.”

PwC ve Urban Land Institute(ULI) işbirliği ile gerçekleştirilen ve gayrimenkul sektöründeki son gelişmeleri içeren “Emerging Trends in Real Estate® Europe  2013 - Gayrimenkulde Gelişen Trendler Avrupa 2013”  raporunun sonuçları bugün İstanbul Swissotel’de gerçekleştirilen toplantı ile sektör temsilcileri ile paylaşıldı. Gayrimenkul sektörünün önde gelen temsilcileri hem rapor sonuçlarını hem de sektördeki son gelişmeleri tartıştı.

Rapora göre,  İstanbul mevcut gayrimenkul yatırımlarıyla Avrupa’nın öne çıkan ilk 27 şehri arasında 4. sırada yer aldı.  İlk beşin içindeki diğer şehirler “güvenli limanlar” olarak yatırımcıları çekerken, İstanbul, gelecekteki gelişim fırsatları için en popüler yer olmayı 2013’te de sürdürüyor.  Rapora göre yatırımcılar güvenli bölgeleri tercih etmeyi sürdürürken Avrupa’nın ticari gayrimenkul sektörü Alman şehirlerinin hakimiyeti altında. Katılımcıların 2013 piyasa performansına dair beklentileri esas alınarak Avrupa genelindeki 27 şehrin sıralama tablosunda başı çeken Münih’i, ikinci sıradaki Berlin ve beşinci sıradaki Hamburg yakından takip ediyor. Yatırımcılar bu şehirlerden her birinin güçlü yerel mikro-ekonomik ortamından ve esnek emlak piyasası koşullarından cesaret alıyor.

İstanbul sunduğu fırsatlarla sektörün gündeminde

Alman şehirleri Münih, Berlin ve Hamburg’un yanı sıra Londra ile birlikte ilk 5 içinde yer alan İstanbul,  geçtiğimiz yıla göre daha az puan alsa da ‘fırsatlar açısından önemli’ olması nedeniyle katılımcılar arasında popüler olmaya devam ediyor.

Önceki iki Gelişen Trendler Avrupa raporunda birinci olan ve bu yıl da üst sıralarda yer alan İstanbul’un bu sonuçları almasının başlıca nedeni, ise; heyecan verici gayrimenkul potansiyeli, Türkiye’nin Çin’e rakip olacak seviyedeki ekonomik büyüme performansı ve genç nüfusu nedeniyle önümüzdeki dönemde ‘gelişim fırsatları’ sunması olarak ortaya çıktı. Raporda ayrıca, hükümetin uluslararası sermayeyi davet etmek ve İstanbul’u bölgesel bir finans merkezine dönüştürmek konusundaki kararlılığına da yer veriliyor. Türkiye’de yabancıların gayrimenkul sahibi olmasına yönelik kısıtlamaların yumuşatılmasının etkisini de vurgulayan raporda, Türkiye Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER)’in bu değişikliklerin gayrimenkul yatırımlarını artıracağına ilişkin beklentisine de yer veriliyor.

İstanbul’un uluslararası pek çok şirket ve markanın bölgesel merkezi olduğuna da dikkat çeken raporda ünlü markaların İstanbul’da bir mağaza açmaları ve çok sayıda uluslararası lüks ismin İstanbul’da bir yer edinme kararı verdiğine de değiniliyor. Bunun yanında pek çok global şirketin ve bankacılık ve sigortacılık sektörlerinin ileri gelen kuruluşlarının Rusya ve Orta Doğu’daki şehirlere olan yakınlıktan etkilenerek İstanbul’da yönetim  üsleri kurduğuna  da değiniliyor.