Eski Likör Fabrikası, yenileniyor

Mecidiyeköy’deki Eski Likör Fabrikası, Viatrans – Meydanbey ortak girişimiyle yeniden yapılacak

15 Mayıs 2012

Mecidiyeköy’deki Eski Likör Fabrikası arazisi üzerinde yapılacak olan proje gün yüzüne çıktı Viatrans ve Meydanbey ortak girişimi tarafından geliştirilen proje, arazi sahibi Emlak Konut GYO ile hasılat paylaşımı modeliyle hayata geçirilecek. 24 dönümlük arazi üzerine yaklaşık 200 milyon dolarlık yatırımla inşa edilecek proje, 2 kuleden oluşuyor. Mimari tasarımı Emre Arolat Architects tarafından yapılan, biri residence ve diğeri otel olarak kullanılacak iki kulededen oluşacak projede tamamı deniz manzaralı toplam 400 konut yer alacak. 25 bin metrekare otel, 55 bin metrekare konut alanı, 25 bin metrekare ofis alanı ve yaklaşık 14 bin metrekare ticaret alanından oluşacak proje toplamda 184 bin metrekare yapı büyüklüğüne sahip.

200 milyon dolarlık yatırım öngörülüyor
Projeyle ilgili düzenlenen basın toplantısında biraraya gelen Ortak Girişim İcra Kurulu Başkanı Haydar Özkan (Viatrans A.Ş.), İcra Kurulu Üyesi Kemal Şener (Meydanbey İnşaat), Arolat Mimarlık Ortağı Yüksek Mimar Gonca Paşolar ve İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim üyesi Yrd. Doç Dr. Gülsün Tanyeli Mecidiyeköy’deki proje sahasını gazeteciler ile birlikte gezdi.
24 dönüm arazi üzerine yaklaşık 200 milyon dolarlık bir yatırımla hayata geçecek proje zayıf betonarme kalitesi ve farklı dönemlerde kullanım maksatlarına göre yapılan ciddi tadilatlar sebebiyle risk oluşturan Eski Likör Fabrikası, aslına sadık kalınarak yeniden inşa edilecek. Proje bu sayede uluslararası düzeyde bir kültür, sanat ve moda merkezi haline dönüştürülecek. Biri residence ve diğeri otel olarak kullanılacak iki kulede tamamı deniz manzaralı toplam 400 konut yer alacak. Konutlar ağırlıkla 2+1 ve 1+1 dairelerden oluşacak.

Finansman İsviçre'den
Projede 18 bin metrekareyi ofislere ayırmayı düşündüklerini belirten Viatrans-Meydanbey Ortak Girişimi Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Özkan “Bu projeyi hayata gecirmek icin İsviçre kaynaklı bir fon grubunun desteğini temin ederek Türkiye’ye geldik. Grup, daha önce Orta ve Dogu Avrupa'da doğrudan satınalma yoluyla yaptığı yatırımlardan sonra ilk defa Türkiye'de kapsamlı bir gayrimenkul geliştirme projesinin liderliğini üstleniyor. Türkiye'ye ve sahip oldugu siyasi istikrar ve ekonomik potansiyele tam olarak güveniyor. Bu ilk yatırımımızın geri dönüşünü de yine Türkiye’de kullanacağız ve farklı gayrimenkul geliştirme projeleriyle özellikle İstanbul'da yeni bir döneme katkıda bulunmaya devam edecegiz. Eski Likör fabrikası arazisi üzerine yapacağımız sanat, kültür ve moda ile kaliteli yaşam tarzını birlikte müşterilerimize sunacağımız projemiz sayesinde, bugüne kadar halkımızın erişimine kapalı kalan önemli bir yeşil alanı da İstanbul’a sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Turkiye'de böyle bir proje ile bulunmak bize büyük heyecan veriyor” dedi.
İnşaat çalışmalarını üstlenecek firma konusunda henüz karar vermediklerini belirten Özkan “Dünyanın en iyi mühendislik gruplarından ARUP’u bu konu ile ilgili görevlendirdik. Türkiye’de ilk projemiz olduğu için ismi konusunda da çok hassas davranıyoruz. Projemizin ismi konusunda karara vardıktan sonra lansman toplantımızda sizlerle paylaşıyor olacağız” dedi. Özkan ayrıca İsviçreli bir fon olmaları nedeniyle dairelerin yüzde 75’ni yerli, yüzde 25’ini yabancı yatırımcılara satacaklarını düşündüklerine dikkat çekti.

Uluslararası projede Emre Arolat imzası
Mecidiyeköy’deki bu uluslararası projenin mimarı ve kentsel tasarım anlamında Emre Arolat Architects tarafından geliştiriliyor. Emre Arolat Mimarlık Bürosu ortaklarından Yüksek Mimar Gonca Paşolar İstanbul’un çok merkezi bir bölgesinde konumlanan Eski Likör Fabrikası’nın, kentin en önemli kültür ve sanat merkezine dönüşmesini de sağlayacak olan çok katmanlı bir projede yer almanın kendileri açısından önemli bir sorumluluk olduğunu belirtti.
Yrd. Doç. Dr. Gülsün Tanyeli’nin koordine ettiği ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nin farklı akademik kadrolarından oluşan çok deneyimli bir restorasyon ekibi ile birlikte Modern Mimarlık Tarihi’nin bu önemli eseri üzerinde uzun süredir titizlikle çalıştıklarına dikkat çeken  Paşolar,  “Özgün yapısal özelliklerini yitirmiş olan yapının büyük bir hassasiyetle yeniden inşa edilmesi ve İstanbul’un kültür hayatına kazandırılması, bu projenin EAA tarafından en çok önemsenen meselelerinden biriydi. Bir diğer önemli ölçüt ise Eski Likör Fabrikası’nın önünde bulunan yeşil alanın korunması, peyzaj düzenlemesinin aslına uygun hale getirilmesi ve Mecidiyeköy’ün yoğun yapı dokusu içinde kamusal bir nefes alma yerine dönüştürülmesiydi” dedi. Fabrika binasının 1930’lu yıllarda dönemin önemli Fransız mimarlarından Robert M. Stevens tarafından yapıldığını ve bu proje kapsamında aslına uygun hale getirileceğini ekledi.
Ulusal ve uluslararası ölçekte pek çok önemli proje gerçekleştirmiş ve sayısız mimarlık ödülünün sahibi olmuş olan Emre Arolat Mimarlık tarafından geliştirilen tasarımda, yeni yapıların sadece fabrikanın arkasında kalan bölgede inşa edilmesi öngörülüyor. Fabrika’nın önündeki mevcut yeşil alan ise tarihi çınar ağaçlarının yerlerinde korunması ve nitelikli bir peyzaj düzenlemesi ile kentin bu yoğun bölgesine nefes aldıracak bir Kent Parkı’na dönüştürelecek.