Fikirtepe kamulaştırmasına yargı engeli

İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Fikirtepeli bir parsel sahibi arasındaki anlaşmazlığa ilişkin davada, "acele kamulaştırma" koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ret kararı verdi

Fikirtepe kamulaştırmasına yargı engeli

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Fikirtepe'de bir parsel sahibi arasındaki, acele kamulaştırma davasını görüşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi, parsel sahibi lehine karar verdi. Mahkeme, acele kamulaştırma koşullarının oluşmadığını vurgulayarak, acele el koyma talebini reddetti.

Mahkeme'den "acele kamulaştırma" koşulları
Kentsel dönüşüm süreci ve şirketler ile hak sahipleri arasındaki tartışmalarla ülke gündemine oturan Fikirtepe'ye ilişkin olarak alınan mahkeme kararıyla birlikte süreç yeni bir boyut kazandı. Fikirtepe'de bir parsel sahibinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile anlaşmazlığı ve Bakanlığın 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne acele kamulaştırma davası istemiyle açtığı davadan ret kararı çıktı. Mahkeme, kamulaştırma için gerekli koşulların oluşmadığı kararına vardı ve özel şahsın mülküne el koyma talebini reddetti.

Fikirtepe kamulaştırmasına yargı engeli

Bakanlık belge sunmadı
Mahkemenin aldığı kararda "acele kamulaştırma" perspektifinden "el koyma" imkanının "yurt savunması" için gerekli olan hallerde ve Bakanlar Kurulu Kararı ile alınabileceğine dönük vurgularda bulunduğu, söz konusu durumun bu tip bir duruma emsal teşkil etmediğine yönelik karar aldığı öğrenildi. Bakanlık ayrıca mülk sahiplerinin firmayla anlaşmaya varmadıklarına dair de herhangi bir belge sunmadı. 

Yargı kararının önemi
Kararla ilgili olarak bir açıklama yapan Fikirtepe ve Çevresi Kentsel Dönüşüm Derneği Avukatı İsmail Can, mahkeme kararının Fikirtepe'de kendi sözleşmelerini dayatan firmalar için bir ders niteliği taşıdığını vurgulayarak:

"Fikirtepe'de müteahhitler idare nasılsa acele kamulaştırma sağlayacak diye hak sahipleriyle anlaşmaya yanaşmıyordu. Bizim ihtarname çektiğimiz durumlar bile oldu. Aynı şartlarda anlaşmaya hazırız, görüşmek istiyoruz, desek de, müteahhitler: "Nasılsa arkamda idare var, acele el koyacak!" düşüncesiyle çağrılarımıza yanıt bile vermediler. " şeklinde konuştu.

Can, mahkeme kararının 6306 sayılı yasaya dayanarak hiçbir gerekçe göstermeden el koyma yoluna gitme eğilimine önemli bir engel oluşturduğunu da söyleyerek:

"İdare tarafları anlaşmaya zorlamadan önce acele el koyma davası açamaz..." şeklinde konuştu.