Gölcük'te taşınma, Rize'de dönüşüm

Gölcük'ün taşınma kararına benzer bir karar da Rize için alındı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı binalarda yıkım tehlikesi saptayınca eylem planı hazırlıklarına başladı. Gölcük'teki taşınma planının aksine Rize'de dönüşüm uygulanacak

Gölcük'te taşınma, Rize'de dönüşüm

Gölcük sahilinin deprem riskine karşı güvensiz olduğunun anlaşılması sonrasında taşınma kararının Resmi Gazete'de yayınlanmasının ardından, benzer bir kararın Rize için de uygulanması kesinlik kazanmaya başladı. Yaklaşık 350 dönümlük alan üstünde inşa edilen binaların korozyon sonucunda yıkım tehlikesiyle karşı karşı kaldığını ortaya koyan raporlar üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı acil eylem planı hazırlamaya başladı. Plan yaklaşık 70 bin kişinin yaşadığı bölgede kentsel dönüşüm hamlesinin uygulanmasını içeriyor.

 

Rize'de taşınma planı hazır

1960'lı yıllarda hazırlanan planlarla yapılaşması başlayan Rize'nin sahil kesiminde bugün ulaşılan noktanın yüksek risk düzeyini işaret etmesi üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hareket geçti.  70 bin kişinin risk altında bulunduğu ilçe merkezinde kentsel dönüşüm planı ise Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki ve yanındaki heyetin 3 hafta önce Rize'ye gelmesi ve dolgu alanında inceleme yapması üzerine başladı. Birinci etapta, 170 dönümlük arazi üzerinde yer alan 2 bin 700 adetlik konut ile 1.500 adetlik ticarethanenin yıkımının yapılacağı plan kapsamında, dolgu alanında yaşamakta olan kişilerin de belirlenecek yeni yaşam alanlarına taşınması gerçekleşecek. Riskli binaların yıkımının gerçekleşeceği ilk aşamanın ardından da yoğunluğu düşük yeni yapıların inşası aşamasına geçilecek. Kentsel dönüşüm projesiyle birlikte kent modern bir mimariye kavuşurken, alan üzerinde özel ve değerli alışveriş caddeleri kurulacak. Projenin ayrıntıları ise bina ve iş yeri sahipleri ile yapılacak görüşmeler sonrasında netleşecek. 

Belediye Başkanı'ndan açıklama

Denizin doldurulması suretiyle kazanılan 350 dönümlük alan üzerinde inşası gerçekleşen ve zamanla riskli statüsüne kavuşan yapılarla ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bilgi verdiklerini söyleyen Rize Belediye Başkanı Reşat Kasap, bu alanda çalışmaların başladığını vurguladı. Kasap, riskli yapıların bulunduğu dolgu alanında kentsel dönüşüm projesi uygulanacağını ve bakanlık yetkilileri tarafından yapılacak incelemelrde de belli bir plan doğrultusunda ilerleme kaydedileceğini belirterek: "Buranın riskli durumu artık devletin en yetkili kurumu tarafından da biliniyor. Bu gerçeklik onlara da taşındı. Hem belediyemiz, hem valiliğimiz bu hususta gerekenleri yapacak. Önce Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kenti çalışmasını hazırlıyor. Biz ise kendi birimlerimiz aracılığıyla kendi çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz..." dedi. Başkan Kasap, özellikle dolgu alanındaki kentsel dönüşüm çalışmalarının yapı yoğunluğunu düşüreceğini de sözlerine ekledi.

 

Denizi kara yapan başkan ve riskli yapılaşma

Sahil kesiminin büyük  taşlarla doldurulması ve aynı alan üzerine  kum ve balçık gibi malzemelerin yerleştirilmesiyle oluşturulan dolgu alanında başlayan yerleşim planını yöneten Belediye Başkanı Ekrem Orhon "denizi kara, karayı deniz yapan başkan" olarak anılmıştı. Bununla birlikte aradan geçen süre içinde imar planına uygun kat sınırının aşılması nedeniyle ciddi bir risk potansiyeli oluştu. İmar planında 3 katlı yapı izni tanınmış olmasına karşın zamanla 7 ve 10 kata kadar apartmanların dikildiği Rize'nin sahil kesiminde bugün 70 bin kişinin yaşadığı bir nüfus yoğunluğuna ulaşılmış oldu. 

Riski açığa çıkaran raporlar

Rize'nin sahil kesiminde yer alan binaların yüksek risk potansiyeli taşıdığına ilişkin rapor Rize İnşaat Mühendisleri Odası tarafından hazırlanmıştı. 3 kat yapı izni verilen dolgu alanına, mühendislik ilke ve hesaplamalarından uzak zihniyetle yüksek katlı binaların inşa edildiğini kaydeden raporda, deniz suyu seviyesinin altında kalan bina temellerinin oluşan korozyon nedeniyle zarar gördüğüne dikkat çekilmiş ve bina demirlerinin dahi niteliğini yitirdiği vurgulanmıştı. Raporda ayrıca, bölgede yer alan binalardan yalnızca bir kaçının güçlendirme çalışması yapılması halinde ayakta kalabileceğine işaret edilmiş, diğerleri hakkında ise "kendiliğinden dahi yıkılabilir" işareti verilmişti.