Haziran düşüşünde konjonkturel uyarı

Konut sektöründe Haziran ayında yaşanan düşüşü değerlendiren Destek Yatırım Araştırma Uzman Yardımcısı Lina Barokas, terör olayları ve değişen sosyo-ekonomik koşullara dikkat çekti

Haziran düşüşünde konjonkturel uyarı

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlanan Haziran ayına ait "konut satış rakamları" geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4'lük bir düşüşe işaret etti. Bu düşüşü masaya yatıran Destek Yatırım Araştırma Uzman Yardımcısı Lina Barokas, düşüşün talep kaynaklı gerçekleştiğine dikkat çekti.

Terör ve yabancılara satıştaki düşüş
Konut talebinde en önemli etkenin farklılaşan sosyo-ekonomik koşullar olduğunu vurgulayan Barokas: "Örneğin, Taksimde yaşanan terör olaylarından sonra bu çevredeki metrekare fiyatlarının düştüğünü görüyoruz. Aynı zamanda yabancılara yapılan konut satışının da bir önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 32 azaldığı bilgisi de karşımıza çıkıyor." ifadelerini kullandı. 

TÜİK Haziran 2016 dönemine ait konut satış verileri hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayın...

İstanbul'un cazibesi New York, Londra ve Paris kadar yüksek
Barokas, söz konusu düşüşe rağmen İstanbul'da konut fiyatlarındaki artışın Knight Frank Küresel Şehir Endeksi gibi önemli veri kaynaklarınca da doğruladığını ve bu yükselişin altında konutun yalnızca bir yaşam aracı değil aynı zamanda yatırım aracı olarak da görülmesinin önem taşıdığını belirtti. İstanbul açısından kentin cazibesini artıran ve ulaşımı kolaylaştıran projelerin fiyat artışı üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu da vurgulayan Barokas

"Bölgenin “ulaşılamaz”dan “kolay ulaşılabilir” hale gelmesi hiç şüphesiz fiyat artışında etkili oluyor. İstanbul’da da 3. Köprü ve 3. Havalimanı projeleri, devam eden metro çalışmalarının mevcut talebi arttırıcı nitelikte etken yarattığı görülüyor." şeklinde konuştu

Fiyatların daha da yükselmesini alım gücü frenliyor
Barokas, qaptığı açıklamada kimi analistlere göre Londra, Paris ve New York gibi şehirlere eş bir değer taşıyan İstanbul'un buna karşın göreli olarak düşük fiyat düzeyindeki seyrini, alım gücüne bağlayarak:

"Fakat bahsedilen ülkeleri satın alma gücü olarak ve kişi başına düşen milli gelir olarak kıyasladığımızda ortaya büyük farklar çıkıyor. TÜİK tarafından açıklanan verilerde yaklaşık olarak konut satışlarının 3’te 1’nin kredi yöntemiyle gerçekleşmiş olması, halkın satın alma gücünün bu fiyat artış hızını yakalamakta zorlandığının bir göstergesi olabilir." ifadelerini kullandı.