Hızlı Kentleşme Ulaşım Mimarisini Nasıl Etkiliyor?

Kent merkezinde yaşıyor, her gün iş için kent merkezine gidiyorsanız ulaşımın gündelik hayatınızda hafife alınmaması gereken bir etkisi var demektir.

Hızlı Kentleşme Ulaşım Mimarisini Nasıl Etkiliyor?

Kent merkezinde yaşıyor, her gün iş için kent merkezine gidiyorsanız ulaşımın gündelik hayatınızda hafife alınmaması gereken bir etkisi var demektir.

Büyük bir kentte yaşamak heyecan verici bir deneyim olabilir. Sınırsız çeşitlilikte restoranlar, eğlence ve iş olanakları; insanların medeniyetin bu coşkulu merkezlerine akmasına şaşmamak gerek. İnsanlar her zaman daha büyük bir şeyin parçası olma umuduyla büyük şehirlere, hayallerin beklediği yere, yığınlar halinde göç edecekler.

Bu yığın gün geçtikçe büyüyor. Dünya nüfusu artıyor ve rakamlar yukarıya doğru hızla fırlıyor. Daha çok insan daha çok coşku demek, ama aynı zamanda daralan yaşam alanları ve kalabalık topluluklar da demek. 

Kent merkezinde yaşıyor, her gün iş için kent merkezine gidiyorsanız ulaşımın gündelik hayatınızda hafife alınmaması gereken bir etkisi var demektir.
Ulaşım sistemlerini yaratanlar da bu büyümenin baskısı altında yeni tasarım alternatifleri bulmaya çalışmaktalar. Ulaşım sistemindeki acil ihtiyaç, günlük insan taşıma kapasitesini arttırmanın yanında konforlu hale de getirmek.
Biz de, tasarım aracılığıyla ulaşımda geçirilen zamanı daha iyi hale getiren çözümlere bir göz atalım istedik.

 

 

Hızlı Kentleşme Ulaşım Mimarisini Nasıl Etkiliyor

 

 

Ulaşım Artık Sadece Binmek ve İnmek ile Sınırlı Değil
Ev ile iş arasında ulaşım sağlarken geçirdiğimiz süre, zaman kaybının yanında stres de yaratıyor. Birçok insan gününün önemli bir bölümünü ulaşımda geçirmek zorunda kalıyor. En kısa sürecek rotayı belirlemekle uğraşmak bile başlı başına bir ömür törpüsü.

Ulaşım yapıları tasarlayan mimarlar, ulaşımı bir mecburiyetten daha fazlası haline getirmenin yolunu açıyorlar. Ulaşımda geçirilen zamanı bir deneyime ve kaybedilen zamanı kazanılan zaman haline getirmeye kafa yoruyorlar.

Bu fikrin arkasındaki strateji oldukça net; mimarlar, insanların hareket halindeyken hayatı deneyimlemelerine olanak sağlayacak sistemler tasarlıyorlar. İnsanları A noktasından B noktasına taşımak yeterli değil, yolcular yol boyunca ilham almalı ve üretken olabilmeliler. Buna en güzel örnek Paris’teki metro istasyonları. Metroya ulaşan her geçitte farklı temalarda sanat ürünleri bulunmakta, ayrıca insanlar metroyu beklerken zemindeki bulmacayı çözebiliyorlar.

 

 

Hızlı Kentleşme Ulaşım Mimarisini Nasıl Etkiliyor

 

 

Biletsiz Ulaşım
Ulaşım sistemindeki en sinir bozucu şey beklemek. Otobüs, metro, taksi vb. hangisini beklerseniz bekleyin, beklemenin yarattığı stres bir kalabalığa baştanbaşa hızla yayılabilir. 

Daha da kötüsü, ulaşım kartınızı evde unuttuğunuz bir sabah kendinizi uzun bir bilet kuyruğunda beklerken bulur ve bu nedenle işinize geç kalabilirsiniz. Aynı şekilde, tam otobüse bindiğiniz esnada kartınızı evde unuttuğunuzu farketmeniz de oldukça sinir bozucudur.

Bu tür can sıkıcı durumları engellemek, insanların zamandan ve paradan tasarruf etmesini sağlamak üzere teknolojinin de yardımıyla bazı tasarımlar geliştirilmekte. Biletsiz ulaşım devri başlamış durumda ve faydaları da çok çabuk görülmeye başlandı. Ön ödemeli akıllı kartlar toplu taşımada geleceğin özelliği olacak ve ulaşımı oldukça akıcı hale getirecek gibi gözüküyor.

Bu akıllı kartların en önemli özelliği, evinizden yada istediğiniz herhangi bir yerden internet üzerinden doldurulabilir olması. Ayrıca bu kartları herhangi bir okuyucuya okutmanıza da gerek kalmayacak, özel tarayıcılar çantanızın yada cüzdanınızın içinde bulunan kartı otomatik olarak algılayacak.

Hayatı Taklit Eden Transit Sistemler
Artan nüfus büyük kentlere akın ettikçe ve toplu taşımaya giderek artan bir oranda muhtaç kalındıkça, ulaşım içerisinde insanın doğadan kopuşu derinleşiyor. Kent hayatındaki ulaşımı kolaylaştırmanın ve verimli hale getirmenin yanında, insanların ulaşım esnasında doğayla bağlarını da kuracak çözümler üretilmeye çalışılıyor.
Örneğin Moskova’daki metroların üzerine doğa manzaraları çiziliyor. Baştan aşağıya estetik memnuniyet yaratan çözümlerle ulaşım araçlarını dönüştürmek mükemmel bir strateji.

Doğal bir hissiyat yaratmanın ötesinde, ulaşım yapıları ile ilgilenen mimarlar kentlerdeki toplu taşıma sistemleri için yeşil çözümler de üretmenin peşindeler. Şikago şehrinde uygulanan yeşil ulaşım stratejisi bunun bir örneği. Bu stratejiyi tüm toplu taşıma akslarına yaymayı planlıyorlar. Kentler büyüyüp nüfus arttıkça, kent sakinlerinin refahı ve sağlığı için yeşil ulaşımı birinci öncelik olarak ele almak zaruri bir ihtiyaç haline geliyor.

 

 

Hızlı Kentleşme Ulaşım Mimarisini Nasıl Etkiliyor

 

 

Toplu Taşıma İçin Alternatif Yöntemler
Artan nüfusla büyüyen kentler söz konusu olunca, ileri teknoloji ulaşım araçlarının dışında çözümler üretmek mantığa aykırı görünebilir. İnsanların işlerine metroya binmek yada otobüs beklemek zorunda kalmadan, yürüyerek yada bisikletleriyle ulaşmaları mümkün mü? 

Bunun mümkün olması için belki de bazı farklı metotlar geliştirmek gerekir. Örneğin Almanya’da artık ön tarafına bisiklet konulabilen tramvaylar kullanılıyor. Bu şekilde yolcular istedikleri zaman toplu taşıma araçlarını kullanıp, istedikleri zaman da yola bisikletleri ile devam edebiliyorlar.

Benzer sistemler Paris gibi Avrupa’nın birçok büyük kentinde kullanılmakta. Bisiklet kiralama noktaları ile kent sakinleri istedikleri güzergahtan bisiklet kiralayıp varmak istedikleri noktaya ulaşınca bisikleti teslim edebiliyorlar.